Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Türkiye 2020 turizm sezonu, soru işareti?

16.5.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Dünya ve Türkiye, turizm konusunda çok sıkı bir ilişkiler yumağı ve bilinmezlikler içinde. Tabi özellikle seyahat acentaları, hava yolları, konaklama yatırımcıları ve tesis sahipleri ile birlikte turizmin ilişkili olduğu 34 sektörün de enstrümanları tedirgin.

Ne olacağına ve nasıl olacağına yönelik tahminler ise çok çeşitli. İyi diyenler var, açılacak söylemleri dillendiriliyor. Ancak yine de sektör şaşkınlık içinde hala.

Tesisler kapalı, ulaşım vasıtaları çalışmıyor ve bir yandan da umut dünyası içinde hazırlıklarını yapmak zorunda olanlar, salgın ile birlikte ortaya çıkan yeni şartların ne olacağını merakla bekliyor. Ancak şartlar ne olursa olsun, Türkiye turizm konusunda acemi değildir. Salgın yeni bir durum olabilir, ama sektör geçmişte savaşlar, ekonomik ve sosyal krizler yaşadı. Her seferinde de yeni duruma intibak etmeyi başardı.

Bu defa ise durum biraz farklı. Taraflar çok ve değişik. Ortaya kelimenin tam anlamıyla bir hayat memat meselesi var. Bu bir virüs salgını ve adı da “Coronavirüs” ve henüz ne olduğunun ve nasıl tedavi edileceğinin tanımı tam olarak yapılmış değil. Aşı mı, ilaç mı, soru işareti?

Durum öyle gösteriyor ki yayılmayı sürdüren bu salgını durdurmak, tez elden mümkün değil.

 

Alınan tedbirler

Kültür ve Turizm Bakanlığı bu arada alınması gereken tedbirler hakkında sektör ve ilgililerle yaptığı toplantılardan sonra 135 maddelik turizm nitelikleri ve tedbirlerini açıkladı. Burada yazılı koşulların yerine getirilmesini şartını koştu ve belgelendirme uygulaması getirdi.

Gelelim tatbikata... İş burada bitmeyecek. Getirilen koşullara uyulduğu nasıl denetlenecek? Eğitimler ve intibaklar ile tesislerin yeni şartlara uyumu nasıl olacak? Hep soru işareti... Bunun yanında söz konusu koşulların sağlanması sürecinde oluşan yatırımların maliyetinin fiyatlara nasıl yansıyacağı da belli değil.

Bir diğer husus ise şu; kendi niteliklerimizi ve intibak şartlarını tespit ettik, ancak yurt dışındaki tur operatörlerinin istekleri neler olacak? Bunlar da henüz tam olarak belli değil. ECTAA, ABTA, WTTC de salgın nedeniyle yaşanan sorunlar için Avrupa Birliği’nden paket tur yönetmeliğinde değişiklik yapmasını istedi ki bu da ayrı bir konu.

En önemlisi ise, sezonun açılışı ve normalleşme tarihlerini bazı ülkeler açıkladı ama ertelemelere de başvurmaktalar.

 

Türkiye ne yapmalı? 

Ülkemiz, yukarıda ifade ettiğim gibi, geçmişi olan ve muhtelif kaoslar yaşamış bir ülke. Bütün bu zorluklara bir şekilde intibakı başaracaktır. Ancak her şeyin eskisi gibi olma şartları, 2020 için şu an hayallerin ötesindedir.

Zira turizmin esas unsuru “insan”dır. Onun düşünce ve psikolojisi ile tatil tercihlerinin hangi doğrultuda öne çıkacağını tahmin etmek, her zaman mümkün değildir.

Rusya, İngiltere, İran, Almanya, Hollanda, Çin, Yunanistan vb ülkelerin zevk, değer yargıları, tercihleri ve korkularının sergileyeceği tablo ile işin duygusal boyutu ise sezonun gidişatını tayin edecek başlıca unsurlar olacaktır.

Kanımca Türk turizm sektörü, bunları değerlendirerek intibak şartlarına çok zorluk çekmeden uyum sağlayacak tecrübeye sahiptir.

Ancak yukarıda bir nebze ifade ettiğimiz zorluklar ve tahminlerin, mevcut salgın şartlarının henüz tam belli olmayan durumunda tüm sıkıntıların üstesinden gelmek için yeterli olması da şimdilik mümkün değildir.

Ayrıca ağırlıklı sayıda kitlenin tatillerini ülkelerinde veya riski en az ve en yakın ülkede geçirmeyi tercih etmesi de yakın bir ihtimaldir.

Bence Türk turizm sektörünün bu yıl 2021 sezonuna uyum şartlarının hazırlıklarını yapması, yapılacak çalışmaların baş unsuru olacaktır. Bunun yanında iç turizm konusunda geçmişte yapılan hatalardan ders çıkarılması ve buna ağırlık verilmesi de bu yılın kayıplarının azaltılması açısından önemlidir. Bu anlamda iç turizm, yakın vade için en önemli hedefimiz olmalıdır.

Sonuç olarak; getirecekleri ve götürecekleri ile 2020 sezonu için günün şartlarına uyum için yapılması gerekenleri en isabetli biçimde tespit edip uygulayan tesisler ve tur operatörleri, günü kurtarabileceklerdir.

Türkiye, bütün dünyayı saran bu afet ile ilgili olarak şu ana dek iyi bir durum sergilemektedir. Şartlar iyileşirse uluslararası turizmden de muhakkak pay alacaktır. Temel hedef ise, 2021’de normalleşecek şartlara kendisini hazırlamak ve ülke içi turizme odaklanmak, gelecekte ise sağlık ve termal turizmdeki imkanlardan çok daha iyi istifade etmenin yollarını aramaktır. Bununla ilgili planların yapılmasına şimdiden başlanmalıdır.

Türk turizminde doğa, iklim, tesis ve tecrübe vardır. Hedef de açıktır. Ancak öncelikle umalım ki bu afet, bir an önce sona ersin.

Unutulmasın, salgın sonrasında Türk turizm sektörünün salgın sonrasındaki yeni şartlara ve yeni değer yargılarına uyum sağlamak için topyekun yeniden yapılanması, kaçınılmazdır.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar
Website Security Test