Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Corona ile mücadelenin dayanılmaz ağırlığı!

16.5.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Coronavirüs ile mücadelede, ‘normalleşme’ hedefine yönelik yeni uygulamalar gündeme geliyor. İlgililerce alınan kararlar, atılan adımlar ve birbiri ile çelişen uygulamalar, yeni tartışmaları da beraberinde getiriyor.

Bu kararlar ve tartışılan uygulamalar arasında öyleleri var ki, yan yana getirilince, ‘hafiflik’ sözcüğü bile çelişkiyi tanımlamakta hafif kalıyor!.. O yüzden yazının başlığına, ‘Corona ile mücadelenin dayanılmaz ağırlığı’ mı desek; yoksa ‘Corona ile mücadelenin dayanılmaz hafifliği’ mi desek, doğrusu karar vermekte zorlandık!.. 

 

AVM’ler ve maçlar tartışmanın odağında

Yapılan tartışmaların odak noktasını, alışveriş merkezlerinin (AVM) açılması ile futbol maçlarının oynatılması konusu oluşturuyor. Kamuoyunda en çok bu konular tartışılıyor.

İnsanların sahilde, açık havada yürümelerinin bile kısıtlandığı bir dönemde, kapalı mekân olan AVM’lerin açılması doğrusu garipseniyor. Hele coronavirüs nedeni ile TBMM’nin bile toplanıp çalışamadığı bir dönemde, AVM’lerin öncelenmesi insana ilginç geliyor.

Bir başka tartışma da, vatandaş açısından hiçbir yaşamsal önceliği olmayan, ‘keyfe keder’ olarak nitelenebilecek; ancak önemli ekonomik çıkarların söz konusu olduğu futbol karşılaşmalarının; seyircisiz de olsa oynatılmak istenmesi... Bütün bu tartışmalı konularda, işin ekonomisiyle ilgili çevrelerin, lobilerin devrede olduğu düşünülüyor.

 

Darbeyi bırak, maskeye gel!

Son günlerin bir başka önemli gündem maddesi de, iktidar çevrelerince sürekli olarak köpürtülen ve gündemde tutulmaya çalışılan darbe konusu. Muhalefete mensup bazı siyasetçiler, darbe imasında bulunmakla suçlanıyorlar.

Suçlanan siyasetçilerin, çoğunlukla muhalif kimlikleriyle ve çabalarıyla öne çıkan sol ve sosyal demokrat siyaset anlayışı ile bilinen isimler olduğunu görüyoruz. Bu salvo ateşinin tam hedefinde de ana muhalefet Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) var. Oysa bu ülkede, darbelerden en çok mağdur olanların başını solda siyaset yapanlar çekiyor. Dolayısıyla, darbeye en çok karşı olanların darbecilikle suçlanması, ortaya mizahi bir durum çıkarıyor.

Aslında, ana muhalefet partisinin ve ona mensup politikacıların darbe ile işinin, ilişkisinin olmayacağını, en iyi iktidar çevreleri biliyor. Buna rağmen, yürütülen bu faaliyetin arka planında, tam anlamıyla bir gündem saptırması, yapay gündem oluşturma çabası var. Coronavirüs salgınının getirdiği sorunları aşmaya çalışan siyasal iktidar, vatandaşa maske dağıtımını bile doğru dürüst beceremiyor. Aynı zamanda, ekonomide, iç ve dış politikada birikmiş sorunlar da iktidarı zorluyor. İşte tüm bu nedenlerle, kamuoyunun dikkati gerçek gündemden uzaklaştırılmaya çalışılıyor.

 

İktidar; muhalefete, belediyelere ve odalara neden yükleniyor?

Bugünlerde gündemde olan, iktidarın muhalif belediye başkanlarını engelleme ve Türkiye Barolar Birliği (TBB) ile Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) yasalarını değiştirme girişimlerinin arkasında da böylesi bir yaklaşım var. İktidar partisi, hem gündemi değiştirmek ve hem de kendi kitlesini çevresinde tutabilmek için, koşulları zorluyor.

Bu amaçla da kutuplaştırıcı, muhalefeti dışlayıcı, uygulamaları eleştiren odaları sindirmeye yönelik adımlar atıyor. Ortamı ve siyaseti bilerek geriyor. Siyasal iktidarın hedefinde, başta ana muhalefet CHP olmak üzere, muhalefet partileri, muhalif çevreler ve kontrol edemediği meslek kuruluşları var.

Muhalefetin ana damarını oluşturan CHP, kitlelerin gözünde marjinalleştirilmeye çalışılarak yalnızlaştırılmak isteniyor. Millet İttifakı’nın dağıtılması için, önce CHP ile İyi Parti’nin arası açılmaya çalışıldı. Bu taktik tutmayınca, şimdi İyi Parti ile bir başka muhalefet partisi HDP kapıştırılarak, muhalefetin etkinliği kırılmaya çalışılıyor.

 

‘Kriz yönetimi’ değil, ‘algı yönetimi’ 

Aslında ülkemiz ve halkımız zor bir dönemden geçiyor. Böylesi zor dönemlerde, yönetim sorumluluğu taşıyanların, tam anlamıyla bir ‘kriz yönetimi’ uygulaması ve herkesi kucaklaması gerekiyor.

Ancak, siyasal iktidar tam tersi uygulamalar içinde. Bir yandan, coronavirüs ile mücadelenin ekonomik ve sosyal yönleri göz ardı edilerek, iktidar için ‘başarı’ algısı yaratılmaya çalışılıyor. Diğer yandan, zor durumdaki ülkelere yardım yapan ‘güçlü iktidar’ görüntüsü verilerek, ‘küresel aktör’ algısı oluşturulmak isteniyor.

Vatandaş, gözü önünde yaşanan bütün bu gelişmeleri, dikkatle ve ibretle izliyor.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar
Website Security Test