Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Bu vahşet bitirilmeli; nerede kanun?..

16.5.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Dünya ve Türkiye, bir milimetrenin bilmem kaç milyonda biri olan bir canavarla mücadele ederken, bizler hâlâ “insanoğlunun içinden çıkan” bazı canavarları da yıllardır ıskalayıp duruyoruz.

“Kadına ve çocuğa karşı işlenen suçlar” için kamuoyunun da büyük tepkisi ile nihayet “yasal önlemler” alındı ve “ağır cezalar getirildi” ama…

“Hayvanlar için” onca olaya rağmen, onca tepkiye ve çabaya rağmen, “çağdaş dünyanın normlarında bir yasayı” bir türlü çıkarılamadık; yazıklar olsun bizlere!..

Kedilerin, köpeklerin “toplu hâlde zehirlenmeleri” günlük olaylar arasında kalırken, bunlara “vahşet ve dehşet” ile eklenen olaylar da giderek artıyor!..

Zira “hayvan” bizim “eskimiş” hasalarımıza göre “can değil mal” ve de onlara karşı işlenen suçlar “suç değil, kabahat!..

İşte geçen hafta bir gazetede çıkan haberin ilk bölümü; “… bacakları kesilerek ölüme terk edilen yavru köpek, kabuğu taşla ezilen kaplumbağa, yere çarpılarak hunharca katledilen kedi ve şimdi de kangallara parçalatılan sıpa... Tepki gösterilmezse gözaltına dahi alınmayan işkenceciler, 300-500 lira gibi cezalarla aramıza dönüyor. Peki, bu vahşetin önüne nasıl geçilecek?..”

Yani, açıkça görülüyor ki, Savcılarımız seyrediyor ve kıllarını kıpırdatmıyorlar, polisimiz “savcılardan işaret bekliyor” ve zalimler, zavallı bir sıpayı, kangallara parçalatarak, inanılmaz bir canavarlığa imza atıyorlar… Üstelik “kangal köpeklerine onların hakkında hiç hak etmedikleri bir algının yaratılmasına” yol açıyorlar; Kangalları lekeliyorlar!..

Sonra ne oluyor; “hiçbir şey”, ama “sosyal medyada kıyamet kopunca”, mecburen bir adım atılıyor ve “o zalim” tutuklanıyor; yooo, yarın serbest ve de yaptığı vahşet yanına kâr kalacaktır.

Zira, sosyal medyaya da koydukları bu “dehşet verici” görüntüler, “tıklanma rekorları” kırıyor!..

Hayvanları Kurtarma Derneği (HAYKURDER) Başkanı Erman Paçalı, “Akla izana sığmayan vicdansızlığın önüne ancak donanımlı bir hayvan hakları yasasıyla geçilebilir. Bu yasa çıkmadığı sürece bu vahşet bitmez. Çünkü bu vicdansızlar yaptıklarının cezasız kalacağını biliyorlar” diyor.

Ve devam ediyor; “Sadece ayda yılda bir olan sıradan olaylar değil bunlar. Her gün yurdun çeşitli yerlerinden sadece ‘tık’ almak için çekilmiş hayvana eziyet videoları yağıyor. Duymadığımız, medyaya yansımayan yüzlercesi daha var. Şiddetin yöntemi değişiyor belki ama sonuç hep aynı: Katliam!..”

Elbette Coronavirüs’ü yeneceğiz, ama yetmez; hem “bu zalimleri yenecek” bir kanunu çıkarmamız, hem de 2021’e “o kanunla girmemiz” gerek!..

 

TV Kanalları / Vahşet / Çocuklarımız!..

Bir yandan görüntüleri sosyal medyaya konulan ve tıklanma rekorları kıran  “köpeklere parçalatılan sıpalar, vahşice öldürülen kediler, köpekler ve diğer hayvanlar” için içimiz yanarken…

TV kanallarında “vahşeti özendiren” programlara “ses çıkaran” yok. “7+” işareti ile “güpegündüz” vahşeti çağrıştıran, hatta “küçücük çocuklarımıza ‘bilinçaltlarında’ özendiren” belgeseller, “evet” belgeseller  gösterilip duruyor!..

Aslanların, nasıl toplu hâlde zebraları, geyik yavrularını yakalayıp parçaladıkları, köpek balıklarının fokları nasıl parça parça edip yuttuklarını, yılanların tavşancıkları yavaş yavaş ve canlı olarak nasıl midelerine indirdiklerini, timsahların su içmek için gelen hayvan yavrularını avlayarak nasıl o bilmem kaç tonluk baskı yapan dişleriyle ezip yediklerini” her gün seyrediyor, yüzbinlerce çocuğumuz!..

Bitmedi, TRT belgeselleri de o ekranlarda; “sürek avları” dizileriyle… Dahası “Tarihteki savaşlarımızı anlatan” görüntüler… İki ordu karşı karşıya “savaş planlaması, uygulaması” bir tarafa, asıl savaş sahneleri tam bir vahşet ve dehşet görüntüleriyle veriliyor; öldürülen insanların, kılıçlarla uçurulan kafaların bini bir para!..

Ve de… Nerede “RTÜK?..”

 

Okuyucu Soruları…

Bunlar bilim adamı mı, film adamı mı?

Okuyucum soruyor; “Her gece, bir yığın kanalda profesörleri, doçentleri, doktorları dinliyoruz, bazıları çıkıyor, çok ters şeyler söylüyorlar, Bilim Kurulu üyelerinin, Sağlık Bakanı’nın “Ak” dediklerine, “Kara” diyorlar. Bu nasıl oluyor; bilimde “doğru” başka başka olabilir mi?..

CEVABIMDIR; Ben de bu büyük çelişkileri baştan ciddiye alıyordum, şimdilerde artık gülümseyerek dinliyorum. 65+’yız ve yasaklıyız ya, bol bol dostlarla telefon görüşmeleri yapıyoruz.  Ankara’da yıllarca aynı gazetede beraber çalıştığımız değerli meslektaşım, hatta kardeşim Savaş Kıratlı ile konuşuyorduk. Bu soruları ona anlattım. Dedi ki; “Onlar bilim adamı değil film adamı… Ekranlarda başrolü almak isteyenler…”

Artık okuyucularıma “bu sorulara verdiğim güzel bir cevabım” oldu; teşekkürler sevgili Savaş!..”

 

Sözün Özü

“Evde kalmamak için” acele edenler konusunda tarihten gelen güzel bir söz var, “Edirneli” şair İbrahim Hatemi’nin:

“Erişir menzil – i maksuduna aheste giden, / Tiz – i reftar olanın payine damen dolaşır!..”

Yani; “Yavaş yavaş giden gideceği yere erişir” / Ama, “Acele edenin ayaklarına etekleri dolaşır” diyor.

Bugüne adapte edersek: “Acele etmeyen evinden sağ salim çıkar” / Ama, “Acele edenin ağzına gözüne Coronavirüs dolaşır!..”

 

İnternet’ten “esen” rüzgarlar!..

Ali gibi "cömert" ol!..

Ali araç almak istedi ve bayiye gitti. Aracın Türkiye’ye girişi: 100.000 TL idi.

Hesap gayet basitti: “Araç: 100.000 TL / MTV: 7.505 TL / KDV: 46.807 TL / ÖTV: 160.000 TL / Toplam: 314.312 ₺

Kısacası: 1 araba Ali'ye, 2 araba vergiye!

*******

Sonra Ali bankadan 36 ay vadeli taşıt kredisi aldı.

36 ay sonunda bankaya 430.000TL ödemiş oldu.

Ali 100.000TL’lik arabayı 430.000TL'ye aldı.

Yani, Ali “1 araba kendine, / 2 araba devlete, / 1 araba bankaya aldı.”

Ali gibi "cömert" ol!..

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Yazarlar
Yazarlar
Website Security Test