Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Salgın zeytine bulaşmasın

16.5.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Ülkemizdeki zeytincilik kültürünü az ya da çok hepimiz biliyoruz… Neler biliyoruz? Nesilden nesile aktarılan bir miras olduğunu biliyoruz, çalışkan, inançlı bir üreticilik olduğunu, şehirde renkli raflarda satılan, sofrada şık şişelerde yerini alan zeytinyağının, o şişe doldurulana dek kimlerin emeğinden geçtiğini biliyoruz. Mesela, zeytin zamanında, kışın ayazında,  elleri çatlayana kadar zeytinini toplayan köylüyü biliyoruz, o köylünün, topladığı mahsulü, zeytinyağı fabrikasına -fabrika değil; yağhane demek adettendir- getirdiğindeki sevincini, üreticinin ve çiftçinin, her üretim sezonunda bayram yapar gibi zeytinyağına kavuştuğunu biliyoruz. Biliyoruz ki; Cumhuriyetin ilk sanayi tesislerinden olan yağhaneler milyonlarca insanın doğrudan veya dolaylı olarak geçimini sağlıyor…

Ve maalesef, yıllara meydan okuyan, asırlık zeytin de hastalanabiliyor… Biz insanlar, nasıl, beklenmedik bir zamanda, aniden, duvara toslar gibi bir hastalık mücadelesiyle karşı karşıya kalabiliyorsak; zeytin de, aniden hastalanıp kuruyabiliyor…

2013 yılında İtalya’da başlayan Xylella fastidiosa’dan, kamuoyunda dillendirildiği şekilde zeytin cüzzamından,  söz ediyorum… Ve bugüne gelindiğinde; Portekiz, İspanya gibi zeytin üreticisi Akdeniz ülkelerine yayılan, son olarak Yunanistan’da görülen zeytin cüzzamından…

Xylella fastidiosa Avrupa Komisyonu tarafından; tarım, kamu bahçeleri ve çevre için büyük ekonomik etkiye sahip en tehlikeli bitki bakterilerinden biri olarak tanımlanıyor. Bu riskle karşılaşan ülkeler neler yapıyor? Independent ve BBC’de yer alan haberlere göre; örneğin İngiltere, xylella fastidiosa’nın ülkeye girişini önlemek adına, ülkeye yapılacak kimi bitki ithalatlarına yasaklar getirdi... Avrupa Birliği üyesi ülkeler, Birliğin 2015/789 sayılı Xylella fastidiosa’nın yayılımına karşı önlemler kararına göre davranmaya çağırıldı. Avrupa Komisyonu, Xylella fastidiosa konusunun Avrupa Birliği Üyesi ülkelerin ilgili otoritelerinin katıldığı toplantılarda aylık olarak görüşüldüğünü duyurdu.  Bu noktada, risk görülen ülkelerde bitki ithalat konusundaki önlemlerin masaya yatırıldığı göze çarpıyor.

Ülkemizde de bu konuda bitki sağlığı açısından yapılmış düzenlemeler mevcut... Örnek olarak; 3 Aralık 2011 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan Bitki Karantinası Yönetmeliği, ithale mani zararlı organizmaların belirlenmesi ile bitki, bitkisel ürün ve diğer maddelerin Türkiye Gümrük Bölgesine giriş ve çıkış işlemlerinde bitki sağlığı açısından tabi olacağı şartlara ve yapılacak resmî kontrollere ilişkin hususları kapsamaktadır.

Geldiğimiz noktada açık ki; ülke olarak Covid-19 konusunda kadersel bir şansa sahiptik... Tehlikeyi önce diğer ülkelerde gözlemledik, gerekli önlemleri alabilecek zamanımız oldu, planlamalar geliştirebilirdik… Ve tehlike bizim kapımızı çaldığında, mücadele yöntemimizi belirlemek açısından bir şok yaşamadık…

Görülüyor ki; bu kez de aynı kadersel şansa sahibiz… Konuya ilişkin haberlerde, henüz Türkiye’de görülmediği belirtilen zeytin cüzzamı için, gerekli tedbirleri alırsak, bu tehlikeyi de en az hasarla atlatabilecek; hatta dua o dur ki; bertaraf edebilecek güce sahip olabiliriz.

Bu bakış açısıyla, dünyada yayılımı devam eden bu salgının, Tarım ve Orman Bakanlığı, Zeytincilik Araştırma Enstitüsü, Zeytin üreticisi illerin milletvekilleri, elbette zeytinciliği konu alan sivil toplum kuruluşlarındaki değerli sektör temsilcileri ve o ağaçları yaşatma kültürünü nesilden nesile koruyan üretici tarafından hassasiyetle ve birlik içinde ele alınacağı, kuşkusuz…

Biz insanlar kendi sağlığımıza, bedenimize yönelen hastalıkları, salgınları, “hayatta kalma” içgüdümüz ile ve sahip olduğumuz düşünme kapasitesiyle yönetebiliyor, hasarlarını minimuma indirebiliyoruz. Dilerim, aynı insan zekası, azmi, Zeytinin karşı karşıya kaldığı bu hastalığı da önleyebilir, minimize edebilir. Çünkü asırlık zeytin ağaçları, bu kez insanın zekasına, önlem alma kabiliyetine ihtiyaç duyuyor. Asırlık zeytine duyulan minnetle, tarımsal ekonominin önemli bacaklarından biri olan zeytin üreticiliğinde, sürdürülebilir ekonomik refahı sağlamayı umarak; insan dâhil hiçbir canlı için hastalanmak ayıp değil; ama iyileşmeye çabalamak en büyük güç göstergesi…

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 1 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Nurettin Aslan

16.05.2020 - 14:00
Kaleminize sağlık Rabia Hanım inşallah başta Reisimiz ve Tarım Bakanımız olmak üzere devlet büyüklerimiz de sizin yazdığınız hususları dikkate alacaktır. Bu ülkenin birliğini bütünlüğünü bozmaya nasıl kimsenin gücü yetmediyse tarımını da bozmaya kimsenin gücü yetmeyecektir elhamdulillah. Saygılar efendim.
Diğer Yazarlar

Türkiye'de nereye meteor düştü? Meteor düşmesi nedir? Düşen meteor görüntüleri haberimizde. Türkiye'de birçok noktadan görülen meteor düşmesi haberi sosyal medyada hız...

Günlük Burç Yorumları Aşk 28 Mayıs 2020 Perşembe. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

AK Parti Rize İl Başkanı İshak Alim, bölgenin yerel televizyonu Çay TV'de gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Yayına bağlanan Rize Valisi Kemal Çeber ise Alim'...

Günlük Burç Yorumları Aşk 27 Mayıs 2020 Çarşamba. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, Twitter hesabından yapılan paylaşımla iktidarın gündemine oturdu. Soyer'in hesabından atılan tweet ve sonrasında yaşananl...

Günlük Burç Yorumları Aşk 26 Mayıs 2020 Salı. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Çilek sosyal medyada dolaşan bir video nedeniyle Twitter'da gündem oldu. Dolaşan videoda çileğin içinden kurtçuklara benzeyen böcekler çıktığı görülüyor. Sosyal medya ...

Yazarlar
Website Security Test