Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

COVID-19 hayatımızı değiştirdi, yaz geldi, turizm?

22.5.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Türkiye bana göre hata ve sevapları ile COVID-19 salgını işini azami dikkatle ve tedbirlerle baştaki gecikme (Umre dönüşleri) hariç bugüne kadar iyi kötü getirdi. Ne de olsa Akdeniz ülkesi insanı olduğumuz için açıklanan ve uygulanan tedbirlere uyumda tam bir isabet kaydetmemiz mümkün olmadı ve olmayacak gibi de.

Özellikle koruyucu maske kullanımında ihmal sergiledik ve usule uygun bir hareket tarzına alışamadık. Yasaklara uyum ve fiziken birlikte duruş pozisyonu ile bazı kişisel illetlerimiz açısından (kumar vs) kendimizi frenlemekte pek zayıf kaldık.

Ben, şu ana dek 4 bin 50’e yakın insanımızın hayatına mal olan ve sonu hazin olabilecek bu gerçek karşısında hala tam olarak ayılamamış olmamızı, insanlarımız için en büyük bir zaaf olarak görüyorum.

Şu an biraz “rehavet” içindeyiz, salgının hafiflediği varsayımıyla kısıtlamaların gevşetilmesi, Allah korusun, ikinci dalga felaketini bizlere yaşatabilir, korkum bu.

Zira dinlediğim bazı “gerçek” profesör unvanlı hocalarımız ve Sağlık Bakanımız, çok ikna edici ve güven verici açıklamaları ile bu tehlikeye işaret ediyorlar. Yukarıda bahsettiğim hususlara uyum sağlamak konusunda tehlikelere değiniyorlar, insanlarımızın ihmalleri ve disiplinsiz davranışlarının ısrarla devam etmesinin sonuçlarına dönük endişeleri dile getiriyorlar.

En korkunç biçimde sonunun “ölüm” olması muhtemel ihmallerin devam etmesi, eğitim eksikliği ve cehaletin insanlarımızda ulaştığı boyutun ne kadar yüksek olduğunun tespitinden başta bir şey değildir. Milli Eğitimin bu salgınla birlikte bunu da artık ele alması kaçınılmazdır.

 

Yaz geldi!

Yaz mevsiminin başlaması, artan hava sıcaklıkları ile kendisini gösterdi. Bu arada bazı turizm ülkeleri, İtalya ve Fransa başta olmak üzere aldıkları kısıtlama ve tedbirleri kaldırma işaretlerini verdi. Plajlar açıldı. Ancak hava yollarının hareketliliği ve hangi şartlarda seferlere başlayacağı ise hala konuşulmakta. Büyük darbe ve iflasların ve küçülmelerin bu sektörde yaşanacağı da ortada.

Konaklama tesisleri için yeni açıklanan “nitelikler yönetmeliği” de pek çok eski ve yeni kuralı içeriyor. Yönetmelik, bir belgelendirme sistemi getirmektedir.

Bunların olması tabiidir. Ancak bununla birlikte sezonun gelmesiyle her ülke ve bu arada AB ülkeleri ile uluslararası sektör ve teşkilatlar da her gün yaptıkları toplantılarla yeni kararlar açıklamaktalar. Ortada varılmış tam bir mutabakat, henüz yok.

Bu arada ülkemizde de Kültür ve Turizm Bakanlığı, turizm tesisleri için kuralları ve aranacak nitelikleri açıkladı. Doğru da yaptı.

Ancak Bakanlık ile sektör STK’larının arası pek uyumlu değil. Bu durum, beni endişelendirmektedir. Sektörün sıkıntıları çoktur, çeşitli teşviklerin uygulanması elzemdir. Bunlar tam olarak tespit edilememiştir.

Herkes, özellikle de yabancı paket tur operatörlerinin tam olarak ne istediğini öğrenmeye çalışmaktadır. Bakanlık, tesis sahipleri, acentalar, yatırımcılar “Ne yapmalıyız, yabancılar ne isteyecek” sorusunun yanıtını bulma telaşındadır.

 

Gerçekler

Yaz geldi. İçeride ve dışarıda bir hareket başlayacak. Ancak salgının getireceği sonuçların, dünyada ağırlaşan ve negatif görünüm veren ekonomik manzaraya bakıldığında pek parlak olmayacağı anlaşılmaktadır.

Tabiat ise oldukça sıcak bir yazın bizleri beklediğinin işaretlerini vermektedir. İnsanlar tatil ve turizm mefhumlarına alışmıştır, tatil yapmak isteyeceklerdir. Ama tehlike mevcut salgın, ağırlaşan ekonomik şartlar, insanlardaki korku ve endişelerdir. Gelecek vadede insanların gelişmelere ne tepki verecekleri bilinmezken, bu yılki sezonun pek parlak geçmeyeceği görünmektedir.

Kanımca turizm, ülkemizde ve pazarımızı oluşturan ülkelerde belirsizliğini bir müddet daha sürdürecektir. Salgının ne zaman biteceğinin bilinmemesi, özellikle pazar ülkelerde ve AB ülke pazarlarında dış seyahat kısıtlamalarının ve AB ülkelerinin kendi aralarındaki hareketliliklerin teşvikini gündeme getireceği alametlerini göstermektedir. “Ortak akıl”, kimsenin tam olarak sonucunu bilmediği bir turizm sezonu yaşayacağımızı işaret etmektedir.

Bu durumda turizm sektörümüz için hedef 2020 değil, 2021 olmalıdır.

2020 sezonda ise yeni şartlara uyum, personelin eğitimi, her an gelebilecek yeni ve nitelikli talepleri karşılama yeteneğinin geliştirilmesine yönelik çalışmalara ağırlık verilmelidir.

Türk turizmi, dünya ile birlikte bir değişimin içindedir. Bu süreç devam edecektir. Dünyada turizm pazarımızı oluşturan ülkeler de benzer değişimler içindedir.

En büyük hareketlilik ise ekonomik şartların baskılaması sonucu turizm tesislerinin “el değiştirmesinde” yaşanmaktadır. Bu durum ise ülke içinde yabancı sermayenin ağırlığını artıracak, bu da tesislere talep artışı sonucunu doğuracaktır.

Haydi hayırlısı.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar
Website Security Test