Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Kova Çağı, Hümanizm, ABD ve Siyahi Hakları

5.6.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Geçtiğimiz hafta Fatih Altaylı’nın “Teke Tek” programına katılan astrologlara göre, Aralık ayı itibariyle Kova çağına giriyoruz, “Kova, özgürlük, eşitlik, insan hakları demek, hümanizm demek.” Fakat önce varolan sistemi bırakmamız için “dibin dibini görmemiz lazım.”

George Floyd’un ölümüne karşı düzenlenen protestoların sekizinci gününde Amerikan Başkanı Donald Trump, Abraham Lincoln’den beri siyahı haklarına ilişkin en çok reformu kendi hükümetinin yaptığına ilişkin tweetiyle gündeme oturdu. Peki bu ne kadar doğru?

Amerika Birleşik Devletleri Nüfus Sayım Bürosu’na göre Afrikan-Amerikanlar neredeyse beyaz vatandaşların kazandığı paranın beşte üçünü kazanıyor. 2018’de ortalama siyahi bir ailenin yıllık geliri 41,400 bin dolar iken, beyaz bir ailenin geliri 70,600 dolardı. Uçurum oldukça açık. Fakat buna rağmen gelir yüzdeleri yalnızca çalışan vatandaşları kapsadığından asıl ekonomik eşitsizliği tam anlamıyla göstermekte yetersiz. Duke Üniversitesi'nden Patrick Bayer ve Chicago Üniversitesi'nden Kerwin Charles tarafından yapılan bir araştırmaya göre, ABD’de genç siyahi erkeklerin %35’i işsiz. Bu yüzde genç / beyaz / işsiz erkeklerin iki katından fazla. Bu sayının yüksek olmasının bir nedeni de hapishanedeki siyahi mahkumların sayıca fazlalığı ve hapishaneden çıkan suçluların ise işverenler tarafından hoş karşılanmaması. Bu faktör, George Floyd için düzenlenen protestoların kalbinde yer alan hukuksal ve ekonomik eşitsizliklerin gerçeklik tarafını da ortaya koymakta.

Amerika’da yaşayan siyahi ve beyaz vatandaşlar arasındaki refah düzeyi farkı, gelir dağılımı eşitsizliğinden de daha fazla. Federal Rezerv Kurulu’nun 2017’de yaptığı bir araştırmaya göre siyahilerin yıllık elde ettikleri kâr (gelir gider farkları), beyazların onda birine bile eş değer değil. Bu oran ortalama siyahi bir ailenin gündelik hayatlarında yaşadıkları sıkıntıları ortaya koymakta. Benzer şekilde Koronavirüs, araştırmalara göre en çok Afrikan-Amerikan vatandaşları etkilemekte. Siyahi ve Latin kökenli New York’luların virüsten hayatlarını kaybetme şansları beyaz vatandaşların virüsten vefat etme ihtimalinin iki katı. Chicago’da ise bu bire beş oranında. Bunun nedeni ise siyahilerin çoğunlukla pandeminin en çok risk barındırdığı, hemşirelik veya ulaşım gibi sektörler de yer almaları. Bunun yanı sıra beyaz ABD vatandaşlarının yalnızca %7,8’i sağlık sigortası kapsamında değilken, siyahilerin %12,2’si sigortasız.

Irkçılığa karşı protestolar tüm hızıyla devam ederken, eski ABD Başkanı Barack Obama, sosyal medya üzerinden eşit olmayan adalet sisteminin ele alınmasının daha geniş toplumsal değişime doğru ilk adım olacağını vurguladı. ABD’de farklı ırktan insanlar arasında hem yargı eşitsizliğine dair, hem de finansal eşitsizliğe yönelik kanıtlar bulunmakta. Adalet Bürosu’nun 2016’da yaptığı açıklamaya göre siyahilerin hapse girme oranları beyazlara oranla altı kat daha yüksek (2006’da ise bu oran yedi kat idi). Genellikle yoksul, suç oranının yüksek olduğu bölgelerde her ne kadar Afrikan-Amerikanlar, kişi başına beyazlardan daha fazla suç işlemekte olsalar da, fark hiçbir zaman altı kat olmamıştır.

Michigan Üniversitesi ve British Columbia Üniversitesi’ nde yapılan araştırmalara göre ise siyahiler aynı suçlar için beyazlardan daha uzun süreli hükümler giymektedir. Başka bir araştırma, bunun sebebinin hakimlerin “siyahilerin para cezasını ödeyemeyecek durumda olduğunu ve serbest bırakıldıkları takdirde suç işlemeye devam edeceklerini” düşünmeleri olduğunu ve bu yüzden “cezalar konusunda daha acımasız davrandıklarını” ortaya koyuyor. Yani, siyahilerin yaşadıkları ekonomik zorluklar onların daha fazla ceza almalarına sebep oluyor ve daha fazla ceza aldıklarından iş bulmaları zorlaşıyor. Döngü kendini besliyor.

Bu nedenle, protestocuların Afrikan-Amerikanların hukuk önünde ve sağlık açısından eşit olmadıklarını düşünüyor olmasına şaşırmamak gerek. George W. Bush’un dediği gibi, artık vakit “Amerikanın trajik hatalarını gözden geçirme vakti.”

Kova çağı ve hümanizme dönersek eğer, “dibin dibini” yıllardır yaşıyor değil miyiz? ABD vatandaşı Mark McCoy Twitter’ında olaya ilişkin şu sözleri paylaştı; “George Floyd ve ben aynı suçu işledik. İkimizde sahte 20 dolarlık banknot kullanmakla gözaltına alındık. Benimle yaşıt iki çocuk babası George Floyd için bu ölüm demek oldu. Benim içinse bazen partilerde anlattığım bir anı. Bu arkadaşlar, beyaz ayrıcalığıdır.”

Şu ana kadar görmediysek, bu günlerde yaşadıklarımız “dibin dibi” değil midir? Belki de astrologlar haklı çıkar ve Amerika’da devam eden protestolardan ve insanların var olan düzene artan isyanlarından daha hümanist bir döneme geçiş yaparız. Belki de önemli olanın ırk, din ve cinsiyet değil insanın kendisi olduğunu anlarız. Ne dersiniz?

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Yazarlar

Günlük Burç Yorumları Aşk 2 Ekim 2020 Cuma. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları Aşk 1 Ekim 2020 Perşembe. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri. Ekim ayında burçların aşk hayatı nasıl olacak? Burçları neler bekliyor?

Esra Erol'un programında yaşanan skandal bir olayla gündeme oturan Cengiz Koraltan'a Ülkücü oldukları anlaşılan bir grup meydan dayağı attı. Dayak görüntüleri sosyal m...

Günlük Burç Yorumları Aşk 30 Eylül 2020 Çarşamba. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları Aşk 29 Eylül 2020 Salı. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları Aşk 28 Eylül 2020 Pazartesi. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Yazarlar
Website Security Test