Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Muazzam bir ortak küresel çaba gerekiyor ama iktidar boşluğu var

12.6.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Önümüzdeki on yıl içinde gezegenimizde nasıl yaşadığımız, çalıştığımız ve hayatta kalacağımız konusunda alternatif küresel bir yaklaşım oluşmadı henüz. Bu, sadece trilyonlarca dolarlık boşa harcanan paranın ekonomilere nasıl döküldüğü ile alakalı değil, aynı zamanda yeni çalışma yöntemlerine nasıl uyum sağlayacağımız, teknolojik atılımları ilerleteceğimiz, ne gibi yeni arz ve tedarik kaynakları bulacağımız, hangi yeni işleri yaratacağımız üzerine de düşünmeyi gerektiriyor.

Hiçbir ülke tek başına ne bu virüsün yol açtığı tahribatı tamir edebilir, ne de onunla ve sonrasında gelecek artçı depremlerle baş edebilir.

Sadece iyi kalibre edilmiş, muazzam bir çaba ile küresel ticaret ve yatırım sistemini etkili bir şekilde onarabilir, ekonomik ve politik olarak değişen güç dengesini yansıtan yeni dengeyi geri yükleyebiliriz, öncelikle küresel toplumun dezavantajlı kesimlerini destekleyebilir ve daha büyük uluslararası işbirliğini teşvik edebiliriz.

*

Çözüm yönünde ortak bir çabanın gereken hızda başlatılamayacağını, bunun için acılarımız ve umutsuzluğumuz her yerde büyüyene, sosyal ve siyasal karmaşalar şiddetlenene kadar beklememiz gerektiğini söylemek üzücü.

Oysa geçmişte öğrendiklerimizi masanın üzerine koyup ve gezegenimizin geleceğinin de böylesi bir yaklaşıma bağlı olacağını unutmadan, daha uzlaşıya, ortak menfaatlere dayalı, daha güçlü, dayanıklı bir küresel sistem yaratmamız mümkün.

Tarihin bu kritik dönemecinde Trump, umut vermiyor. Amerika’nın büyümesini, zenginleşmesini sağlayan ve serbest ticareti esas alan liberal ekonomik düzenin uzun bir süredir Amerikan çıkarlarından çok Çin’in çıkarlarına hizmet ettiğini düşünüyor. İçe dönme taraftarı. AB de kendi derdine düşmüş vaziyette, uzun zamandır kendisi liderlik sıkıntısı yaşıyor. Xi Jinping, en vizyoner, donanımlı ve karizmatik lider gibi gözüküyor ama Çin’in küresel liderliği için henüz erken, bu aşamada onun kabullenmesi oldukça zor.

Keşke aklı başında iktidarlar olsa da ortak geleceğimiz üzerine birlikte çalışsalar, işbirliği ve ortaklık mekanizmalarını güçlendirseler. Ama Trump’ın Çin’e karşı başlatmayı düşündüğü cinsten topyekün saldırı, İran ve Venezuela’ya yardımların engellenmesi, Irak ve Suriye’de küresel dikkatin dağılmış olmasından istifade çabaları, Rusya’nın kazandığı zemini genişletme yönündeki eylemleri ve de otokratik, baskıcı yönetimlerin güç kazanması ne yazık ki bu konuda iyimser olmamız için fazla umut vermiyor bize.

Herkesin beklediği yeni bir doğa dostu, sağlıklı, çatışmasız, hakkaniyete uygun küresel finans, enerji, ticaret, jeo-politik düzeni kurmak harika bir şey, ama öyle sanıldığı kadar kolay değil. Düzenin mevcut silahşörleri, rantını paylaşanlar, ideologları yerlerinden kımıldamak, yeni yükselen güçlere yer açmak, özveride bulunmak, büyük uzlaşıya yanaşmak istemiyor.

Belki de hiçbir şey yapmamanın suçluluk hissini azaltmak için dünyadaki önemli beyinlerden bir düzine bağımsız insanı bir araya getirerek, geniş çaplı danışmaları da ihmal etmeden, (belki de G-20 veya BM tarafından görevlendirilecek) bir gruba dünyadaki siyasi ve iş dünyasının liderlerine sunulmak üzere cesur ama gerçekçi yeni bir küresel düzen senaryosu hazırlaması istenilmelidir.

En azından zamanı gelince elde hazır malzeme olur liderlerin tartışması, karar vermesi için.

*

Sohbetlerimizde en çok şu sorularla karşılaşıyorum: “ABD’nin bırakacağı boşluğu, manevra sahasını Çin liderliği doldurabilir mi?”, “Xi Jinping’in Davos zirvesinde işaretlerini verdiği gibi Pekin bölgesel süpergüç rolünün ötesine geçip küresel serbest yatırım ve ticaret şampiyonluğuna soyunur mu? İklim değişikliğinde dümene geçer mi?”

Sorular şöyle devam ediyor: “Bunun Avrasya, Ortadoğu, Körfez ve Afrika’daki jeo-politik ve enerji yansımaları ne olur?”, “Askeri güç bakımından özellikle açık denizlerde ABD’ye meydan okuyabilir mi?”, “Rusya ile stratejik ortaklık dengeleri nasıl değiştirir?”.Benzeri daha onlarca soru var, ama ne yazık ki yanıtları pek net şekilde veremiyoruz.

Geleneksel güç merkezleri olan ABD ile Avrupa arasındaki çatlak büyüyor, iç dayanışma zayıflıyor.

Renksiz, tatsız tutsuz zayıf Gorbachev, Yeltsin çizgisinden sonra “derin devlet”in sahneye çıkarttığı eski KGB subayı Putin, Rusya’nın tepetaklak gidişini tersine çevirdi, yeni süpergüç olmasa da dünya sisteminde doğal kaynakları, askeri gücü ve jeo-politik ihtirasları ile önemli bir oyuncu olmasını sağladı.

Kendisine karşı hasmane davrandığını düşündüğü Batı’yı dengelemek için Çin ile “mantık evliliği” geliştiriyor.

Çin, 1978’den bu yana tahminlerimizin ötesinde bir ilerleme ile nüfusunun hatırı sayılır bir bölümünü sefalet çizgisi üzerine çıkartmakla kalmadı aynı zamanda ekonomik, teknolojik ve jeo-politik bir “ejderha” olarak sivrilmeyi başardı. Şimdi ABD ile birlikte muhtemel iki kutuplu dünyanın liderlerinden birisi olarak anılıyor.

Batı önderliğinde kurulan siyasi ve ekonomik liberal düzenin tarihsel ritmi yavaşlıyor. İnsanlar artık yeni düzenin, toplumun, ekonominin, teknolojinin şekillendirilmesini sadece devletlere, görünmez güçlere bırakmak istemiyor, kendileri de aktif rol üstlenmek istiyorlar.

Tarihten bildiğimiz önemli bir ders var: Küresel düzenin lideri kendisini geriye doğru çektiğinde, yeni sorumluluklar üstlenmekte tereddüt ettiğinde, yerini boşluğa, istikrarsızlığa, bıraktığında belirsizlikler ve kaos daha da yoğunlaşır, başka güçler harekete geçip o boşluğu doldurur.

Yükselen yeni oyunculara yer açılmaz, önleri kesilmeye devam edilir, ekonomik savaş enstrümanları daha sık kullanılır ise dünya düzeninde doğrudan sıcak çatışma riskleri daha da artacak gibi görünüyor.

*

Ne yazık ki, Amerika, düşmansız yaşayamıyor.

Kuruluşundan bu yana sadece 16 yıl barış dönemi yaşamış, kalan dönemde ya iç savaş ya da dünya ve bölgesel savaşları içinde olmuş. İkinci Dünya Savaşı sonrasındaki yakın tarihimizde Kore Savaşı, dokuz yıl süren Vietnam savaşı, ardından yıkılana kadar Sovyetler Birliği ile “kızıl tehdit”e karşı, Soğuk Savaş, sonra “yeşil tehdit” İslami teröre karşı savaş, şimdi de “sarı tehdit” Çin ile yeni Soğuk Savaş.

Elbette ki savaşların şekli ve kullandığı enstrümanlar değişti artık. Asimetrik savaşlar hem daha ucuz hem de daha etkili; ticaret, teknoloji, kur, enerji, su, biyolojik savaşlar öne çıkıyor.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Yazarlar

Atatürk videolarına yorum yapan Jandarma Astsubay Rafi Ceran, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e ''İngiliz Ajanı'' diyerek sosyal medyada tepkilerin odağı oldu.

Ozan Güven ve bir süredir birlikte olduğu sosyal medya uzmanı Deniz Bulutsuz arasında yaşandığı iddia edilen şiddet olayları sosyal medyanın gündeminde. Ozan Güven iki...

Günlük Burç Yorumları Aşk 3 Temmuz 2020 Cuma. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın sosyal medyayla ilgili yaptığı açıklamaların ardından Twitter'da ''#SosyalMedyamaDOKUNMA'' etiketi Türk...

Günlük Burç Yorumları Aşk 2 Temmuz 2020 Perşembe. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları Aşk 1 Temmuz 2020 Çarşamba. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri. Yeni ay Temmuz'da burçları n aşk hayatını neler bekliyor?

Instagram'da @tavşanız kullanıcı isimli bir hesap, Android cihazlardan söz konusu hesabın profiline tıkladığınızda uygulamanın hata vermesine neden oluyor. Instagram k...

Yazarlar
Website Security Test