Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Geleceği biçimlendiren konuşmacılar

17.7.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Konuşup da hiçbir şey söylememek diplomatlık sanatının yarısıdır.

  • Will Durant

Mesleki hayatım boyunca her halde binlerce konuşma yazdım Cumhurbaşkanı, Başbakan, Bakanlar, Dışişleri’ndeki patronlarım, İEA İcra Direktörü, OECD Genel Sekreteri, British Gas Yönetim Kurulu Başkanı ve kendim için.

Hala da yazıyorum.

Başkaları için yazarken onların bilgi derinliği, dil ve konuşma kabiliyetleri, karizması, vücut dili, mizah yeteneği ve hedef kitlesi gibi kıstaslara göre konuşmayı biçimlendiriyordum.

En zor olanı kendi konuşmalarım.

Aslında yazılı metne bakarak konuşmaktan hiç hoşlanmadığım için kendime dört tarafı mamur konuşma yazmıyorum artık. Sadece konuşmada kullanacağım temel bilgi ve rakamları çalakalem not ediyorum hafızamda tutamayacağımı düşündüğüm zaman.

Konuşmayı yapmadan 15 dakika öncede sessiz bir köşeye çekilip dört ya da beş mesajı kâğıt üzerine yansıtıyorum ki onlardan uzaklaşmayayım kendimi konuşmaya kaptırdığımda.

Kendi adınıza yaptığınız konuşmada kendinizi sınırlandırmaya, sansür etmeye gerek duymazsınız ama bir kurumu temsil ediyorsanız o zaman mecburen onun çizdiği sınırlar içinde kalmanız, onun mesajlarını yansıtmanız gerekiyor.

Tabii ki şahsi konuşma stiliniz o mesajların başarıyla yansıtılmasına katkı sağlayacak, içeriğini zenginleştirecektir.

Konuştuklarımı hemen sonrasında makaleye dönüştürmeye çalışıyorum ya da görüntülü ise bir YouTube hesabına arşivliyorum geride izi kalsın diye.

*

Diplomaside iletişimin en önemli unsuru konuşmadır, hatta diplomatik yazışmadan bile daha önemlidir bana sorarsanız. Duygularımızı, düşüncelerimizi, mesajlarımızı konuşma ve vücut dilimizle ifade ederiz. Yazışma, geleceğe arşiv olur ama amaç bakımından aynı etkiyi yaratmaz.

O yüzden güzel konuşma bir sanattır. Bu sanatı bilmeyen, ustaca icra edemeyen kişiler kendisini dinletemezler, mesajlarını hedef kitlelere geçemezler, tam tersine çevresindekileri kendisinden uzaklaştırır, yanlış izlenim yansıtırlar.

Güzel konuşma, siyasetçileri, liderleri, işadamlarını, kültür ve sanat insanlarını, askerleri karşıtlarına kıyasla daha öne çıkartır, saygın ve başarılı kılar. Kendilerini dinletmesini, neyi, ne zaman, kime, nasıl söyleyeceğini bilmek güzel ve etkili konuşmanın önemli birer parçasıdır.

*

Konuşma, konuşulan sözcüklerin ötesinde önem taşıyor.

Konuşmacı, içerik, dil, karizma, mesaj, zamanın ruhu ve bunların birlikte uyumlu olması konuşmayı etkili hale getiriyor. Bana sorarsanız, büyük bir konuşmacı sadece dinleyenleri eğlendiren değil aynı zamanda onlara ilham veren, farklı görüştekileri bile ortak hedefler etrafında birleştirebilen kişidir.

Bu anlamda tarih boyunca en iyi konuşmacı olarak bilinen, konuşmaları ile tarihin akışını değiştirmiş, çağlarını yeniden tanımlamış şu kişileri dikkatinize getirmek istiyorum.

Bunlar arasında en fazla medyatik olanı Winston Churchill. Paris 14 Haziran 1940’da Nazilerin eline geçtiğinde, bu olaydan bir ay önce İngiltere başbakanı olan Churchill o meşhur "Our Finest Hour" konuşması hiç unutulmaz. 1953’de kısmen kendi kısa sözcüklerle yazdığı konuşmaları için Nobel Edebiyat Ödülü aldı. Sadece kısa cümleler değil aynı zamanda çok güçlü hitabeti ile de Nazi tehlikesinin zirvede olduğu bir dönemde umut yarattı, cesaret verdi, her sözcük ayrı anlam kazandı.

John F Kennedy’in göreve başlama konuşması (aylarca çalışmış üzerinde yazarken) herhalde dünyada en fazla referans verilen, konuşulan konuşmalardan birisi idi. Ders veriyor gibi değil dinleyiciler ile sohbet eder gibi konuşuyordu. Çağının en etkili iletişim üstatlarından birisi olarak görüldü hep.

Socrates, Atina’nın gençlerini yozlaştırdığı iddiaları dâhil bir dizi suçlama ile karşılaşınca önünde tek bir seçenek vardı. Ya kendisine istinat edilen suçlamaları kabul edecek ve özür dileyecek ya da hiçbir şey için özür dilemeden hakikatin pesinde savunmasını yapacak idi. Elbette ki ikincisini seçti ve ölüme mahkûm edildi. Mahkemedeki. “Apology” konuşması o kadar etkileyici ve çarpıcı idi ki bugün bile okunur, konuşulur.

Ülkesini ve Avrupa’yı felakete sürüklemiş olan Adolf Hitler, halk önünde konuşma sanatının siyasi kariyeri bakımından çok önemli olduğunun farkındaydı. Tüm konuşmalarını kendisi yazardı, bazen onlarca kez düzeltirdi yazdıklarını konuşmadan önce. Yüz ifadelerini ve jestleri azami kullanır, metafor ve soyut fikirleri konuşmasının arasına ustaca sokuştururdu.

Amerika’da zenci hakları için mücadelenin bayraktarlığını yapan Martin Luther King’in sözlerinde güçlü bir müzik tınısı vardır. Shakespeare’den de esinlendirdi, İncil’den de. O unutulmaz "I Have a Dream” konuşması gelmiş geçmiş zamanların en iyi konuşmalarından birisi idi.

James Baldwin, 1987’de vefatına kadar, Amerika’da ırk üzerine konuşmalarını sürdürdü. Çok gezerdi yaşamı boyunca ve su sözünü çok tuttum: “Once you find yourself in another civilization, you're forced to examine your own.”

*

Düşünüyorum da bizim yakın tarihimizde Atatürk dışında karizmatik, etkili ve tarihe geçebilecek, konuşmalarını kendisi yazan bir lider aklıma gelmiyor.

Ecevit ve Demirel farklı kulvarlarda belki birer istisnai konuşmacı olarak yazılabilirler bu anlamda.

Mevcut Cumhurbaşkanı’nın hitabet yeteneği, şiirsel anlatımı son derece güçlü ama siyasi konuşmalarının çoğunu başkalarının kaleme alması, azarlayıcı, bastırıcı bir ses tonunda konuşması nedeniyle etkileyiciliği tartışmalı.

Ülkemizdeki etkili ve güçlü konuşabilen, içeriği zengin, aynı zamanda ilham verici olabilen konuşmacıların da bir listesini çıkartmak istiyorum okuyucuların katkısı ile.

Diplomatlarımızın da.

*

Fırsat bu fırsat diyerek konuşma konusunda önemli olduğunu düşündüğüm, bizzat uygulamaya çalıştığım, bazı tavsiyelerimi paylaşmak istiyorum:


1.Güzel konuşma teknikleri arasında en önemlisi kürsüye çıktığınızda, mikrofon elinize verildiğinde ya da kamera karşısında otururken yüzde yüz kendiniz olmanız. En doğal halinizle konuşun, yapmacık tavırlar sırıtır, dinleyiciyi baştan kaybettirir. Doğal aktığı gibi konuşun, önceden hazırladığınız metnin dışına çıkıyorsanız da çok dert etmeyin.
2.Konuşmanızı kâğıda yazarak sahneye kitap gibi çıkmayın. Ufak notlar alarak daha çok doğaçlama yapmaya çalışın. O notlar zihninizde kıvılcımlar çaktırarak seyirciyi eğlendirecek hikayeler üretmenize yardımcı olacak. Mutlaka inandığınız gibi ve içinizden gelerek konuşmalısınız.
3.Duvara konuşmayın, ya da gözünüzü bir uçtan öbür uca gezdirmeyin sürekli. Karşınızdaki kişilerle göz teması kurun. Ve göz temasınızı eşit bir şekilde paylaştırın. Sadece birkaç kişiye odaklanırsanız yanlış anlaşılabilirsiniz. Kesinlikle doğrudan dik bir şekilde bakmayın.
4.Konuşma esnasındaki yüz ifadeniz konuştuğunuz konuya göre değişkenlik göstermeli. Kararlılık göstermek istiyorsanız ses tonunuz net ve kesin olmalı. Merakınızı cezbeden, sizi heyecanlandıran bir olayı anlatıyorsanız o an meraklanmış, heyecanlı havasına bürünmelisiniz.
5.Gereksiz yere konuşmayın. Gereğinden uzun süren konuşmalar hem inandırıcılığı kaybettirir, hem de dinleyicilerin dikkatinin ve ilgisinin azalmasına yol açar. O yüzden istisnalar dışında 20-30 dakikayı sakin geçmeyin konuşmanızda. Az, öz ve etkili konuşmanın sihrini kaçırmayın.
6.Ses tonunuza dikkat edin. Doğru yerlerde nefes almaya özen gösterin. Hızlı konuşmaktan ziyade herkesin anlayabileceği bir düzeyde tane tane konuşmak daha çok dinletir. Konuşma esnasındaki ses tonunuz duygu ve düşünceleriniz hakkında bilgi verir.
7.Dinlemeyi bilmek güzel konuşma teknikleri arasındadır. Aynı zamanda sürekli bir kişinin konuşması karşındaki kişiyi sıkabilir. Konuşmanızı sanki iki kişinin arasında geçen diyaloglara benzetin.
8.Kendini övmeniz, hatta bunu ima bile etmeniz size puan kazandırmaz. Kendin hakkında fazla konuşursan karşındaki kişi sanki seninle alakalı bir seminere katılmış gibi hissedecektir. Ne kadar tevazu gösterirsen o kadar takdir toplarsın.
9.Her zaman haklı olmak zorunda değilsin. Her konuşma sizin kazanacağınız, başkalarının kaybedeceği bir savaş gibi olmasın. Düşüncelerini karşındakine zorla kabul ettirmenize gerek yok. Aksine böyle yaparak daha da uzaklaştırırsın.
10.Kısa ve anlaşılır cümleler kurun, ağdalı ifadelerden kaçının. Kelimeleri, isimleri doğru telaffuz edin. Küçük bir hata güzelim konuşmanın tümünü bozabilir. Başkalarının sözünü kesmemek, öz güven, beden dilinde jest ve mimikleri uygun kullanmak da dinleyenler üzerinde harika etki yaratır.
11.Sık sık kendi konuşmalarınızı kayıt altına alıp dinleyin, eksiklerinizi görün. Ayna karşısında konuşun, videoya çekin konuşmanızı. Hataları düzeltmek için ilk önce hataların farkına varmanız gerekiyor. Başkalarından samimi eleştiri isteyin hakkınızda.
12.Konuşma hızını iyi ayarlayın. Normalde dakikada 120 ile 160 arasında kelime konuşulması gerekiyor. Bu aralığa göre konuşma hızını ayarlayın, önceden egzersizler yapın. Aralarda duraklayın. Çok hızlı da çok yavaş da dinleyiciyi bunaltırsınız en gözde bir konuda konuşuyor olsanız da.
13.Önünüzdeki metinden ya da Prompter’dan okumayın konuşmanızı. Böyle yaparsanız ilk dakikada kaybederseniz. Görselleri de çok seçici kullanın. Çarpıcı istatistik, deyiş ya da fotoğraf, grafik, karikatür içerecek görsel sayısı iki ya da üçü geçmesin.
14.Konuşmanızı gazetelerin manşetten verdikleri haberlerde kullandıkları dile benzetin. İleriye dönük tahminler, çözüm önerileri ekleyin.
15.Eğlendirici olun, mizah yeteneğinizi konuşturun, hatta kendiniz ile dalga geçen anektodlara başvurun. Ama taşı gediğine oturtmalısınız, yoksa pot kırarak konuşmanızı bir daha toparlanamaz hale getirebilirsiniz.
16.Dinleyiciyi konuşmanın çarpıcı ilk cümlesi ile esir almış olmanız gerekiyor. Son cümleniz de onun konuşmanın bitiminde güçlü şekilde aklında kalmasını istediğin mesaj olmalı. Verilecek bir mesajın yoksa boşuna hiç konuşmayın daha iyi.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Yazarlar

İstanbul'da yapıldığı belirtilen bir sokak röportajında konuşan Almancı çift sosyal medyada büyük paylaşım aldı. Ekşi Sözlük ve Twitter'da binlerce etkileşim alan vide...

Günlük Burç Yorumları Aşk 25 Eylül 2020 Cuma. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları Aşk 24 Eylül 2020 Perşembe. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları Aşk 23 Eylül 2020 Çarşamba. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları Aşk 22 Eylül 2020 Salı. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları Aşk 21 Eylül 2020 Pazartesi. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Yazarlar
Website Security Test