Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

İnsan doğanın sahibi değil, sadece bir parçasıdır…

17.7.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Son zamanlarda hayvanlara yapılan eziyet ve insanlık dışı davranışlarla ilgili haberlerin arttığını görüyoruz. Sadece hayvanlara değil, çocuklara, kadınlara, yaşlılara, düşkünlere, doğaya… Kısaca bazılarının kendisinden güçsüz gördüğü bütün varlıklara son derece acımasız davrandığına ve bundan zevk aldığına tanık oluyoruz. Sosyal medyanın yaygınlaşması ve iletişim araçlarının artması bu haberlerin daha sıklıkla duyulmasına neden olmaktadır. Bu durum bir taraftan toplumda farkındalık oluştururken diğer taraftan vahşet görüntülerini evlerimize sokarak pek çoğumuzda korku, nefret, umutsuzluk duyguları yaratmaktadır.

İlk bakışta hayvan hakları ihlallerinin artmasından ziyade günümüzün iletişim ortamında daha çok haber yapıldığı kanaati oluşmaktadır. Oysa internette sorgulandığında olayların boyutunun bildiklerimizden çok daha fazla olduğu dikkat çekmekte, karşımıza dehşet verici bir tablo çıkmaktadır. Hayvan Hakları İzleme Komitesinin raporlarına göre 2016 yılında yaşam hakkı gasp edildiği saptanan hayvan sayısının 1 milyar 156 milyon olduğu, bu hayvanların; kasıtlı olarak, keyif için, silahla, işkenceyle ve zehirlenerek öldürüldüğü bilgisine ulaşılmaktadır. Yaşam hakkı gasp edilen hayvan sayısı vahşetin boyutunu ortaya koyarken aynı zamanda sorumluların sayısı ve insanlığın durumu hakkında da ipucu vermektedir.

Bu vahşetlerin sorumlularının davranışları ve bu görüntülerin duyarlı insanlarda yarattığı etki konunun uzmanları tarafından daha iyi değerlendirilecektir. Basından izlediğim ve yaşadığımız çevrede gözlemlediğim kadarıyla benim kanaatim; bazı insanların sevgi, saygı, şefkat, acıma duygularından yoksun büyüdüğü, bazılarının geçmişte edindikleri bu duygulardan; gördüklerinin ve yaşadıklarının etkisiyle uzaklaştığı, insanların giderek daha çok bencilleştiği, buna paralel olarak her geçen gün biraz daha yalnızlaştığı, bütün bunların davranışlarına yansıdığıdır.

Bu sadist davranışların yanında doğaya ve hayvanlara karşı sorumsuzluğun bir başka şekli daha olduğunu düşünüyorum. Pek çoğumuz; doğanın içinde, ağaçların arasında, deniz kıyısında, kelebeklerin uçuştuğu, kuşların ötüştüğü bahçeli, müstakil bir evde yaşamak arzusu içindeyiz. Kendimize böyle alanlar açmak için (rant hırsıyla gözü dönmüş müteahhitlerle el ele vererek) doğaya yapmadığımızı bırakmıyoruz. Hayalimiz gerçekleştiğinde yerleşim alanımızın ilk sahipleri olan hayvanlarla tanışıyoruz ve onlardan rahatsızlık duyuyoruz. İlk olarak bu hayvanları çevremizden uzaklaştırmaya veya yok etmeye başlıyoruz. Zamanla çevremize attığımız yiyecek atıklarına; insanlarla birlikte yaşamaya alışmış, insanlar hevesini alınca terkedilmiş, sokakta üreyerek çoğalmış evcil hayvanlar geliyor. Köpek havlamasına, kedi miyavlamasına alışık olmayanlar bunları da çevresinde istemiyor. Kısaca hoşlanmadığımız canlıların doğadan ayıklanması telaşına düşüyoruz. Bu canlılar ayıklandığında kalanın doğa olmayacağının, doğanın; barındırdığı her bir canlı ile bir bütün olduğunun farkında değiliz. Vicdan muhasebesi de yapmıyoruz. Devlet eliyle yapılan doğa katliamları da konunun bir başka yönü… Kaz dağları, Akkuyu, Kanal İstanbul ve pek çok maden alanı bunların başlıca örneğidir.

Bence insanlarda doğa ve hayvan sevgisini geliştirmek son derece zor, hatta imkânsızdır. Çünkü “sevgi” kavramı; ilgi duyulan bir şeye sempati ile bağlılığı ifade eder. İnsanın her şeye ilgi ve sempati duymasını bekleyemeyiz. Kimse sevmediği bir şeyi sevmeye zorlanamaz, zorlansa da başarılı olunamaz. Ama saygı (özellikle yaşam hakkına saygı), acıma duygusu ve şefkat insan olmanın vazgeçilmez değerlerinden olmalı, çocukluktan itibaren her insanda geliştirilmelidir.

İnsan; doğanın sahibi değil, bir parçası olduğunun farkına varmalı, kendi varlığının doğanın sağlığıyla mümkün olacağını kavramalıdır. Bu başarılamazsa -ki öyle görünüyor- pek çok ülkede olduğu gibi, hayvanların yaşam haklarını ihlal edenlerle ilgili ağır yaptırımlar içeren yasal düzenlemeler yapılarak caydırıcılık sağlanmalıdır.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Yazarlar

Günlük Burç Yorumları Aşk 2 Ekim 2020 Cuma. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları Aşk 1 Ekim 2020 Perşembe. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri. Ekim ayında burçların aşk hayatı nasıl olacak? Burçları neler bekliyor?

Esra Erol'un programında yaşanan skandal bir olayla gündeme oturan Cengiz Koraltan'a Ülkücü oldukları anlaşılan bir grup meydan dayağı attı. Dayak görüntüleri sosyal m...

Günlük Burç Yorumları Aşk 30 Eylül 2020 Çarşamba. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları Aşk 29 Eylül 2020 Salı. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları Aşk 28 Eylül 2020 Pazartesi. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Yazarlar
Website Security Test