Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Kadına şiddete hayır

24.7.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Gün geçmiyor ki gündeme korkunç bir kadın cinayeti düşmesin. Yalnızca cinayetin korkunçluğu mu yaşanan? Sosyal medya denilen dehlizde bu cinayeti savunmaya çalışan sefillere ne demeli? Katil kadar iğrenç bir iş yapan bu sefiller yapılanı haklı çıkarmaya çalışıyor, cinayeti nerdeyse sevinçle karşılıyorlar.

Ya bazı hukuk çevrelerine ne demeli? Onlar da, katilin “kravat” takarak iyi hal göstermesini ya da ‘tahrik’(!) savını gerekçe göstererek cezayı hafifletiyor, nerdeyse kurbanı suçlayacak kararlara imza atıyorlar.

Son yıllarda artan bu şiddet ortamında kadın haklarını savunan örgütler açıklamaları ile toplumun kadın erkek tüm kesimlerini kadınlara uygulanan şiddete karşı verilen mücadeleye destek vermeye çağırıyorlar.

Şiddete karşı durmak
Kadına karşı şiddete karşı hazırlanan uluslararası İstanbul Sözleşmesinin 29 Kasım 2011 tarihinde ‘Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmesinden sonra “Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair 6284 Sayılı Kanun” da 8 Mart 2102 tarihinde TBMM tarafından kabul edildi.

6284 sayılı kanuna göre şiddet; fiziksel, cinsel, psikolojik veya ekonomik açıdan insanın zarar görmesi veya acı çekmesi ile sonuçlanan veya sonuçlanması muhtemel hareketler olarak tanımlanıyor. Kanun, iyi ve düzgün uygulanırsa kadınları şiddete karşı koruyabilecek maddeleri içeriyor. Yeter ki niyet edilsin. Yeter ki içtenlikle uygulansın.

Ayrıca, sosyal medya ortamında katilleri öven, destekleyenlere de 6284 sayılı yasa çerçevesinde daha ağır, caydırıcı cezalar verilmesi için gerekli değişiklikler yapılması uygun olacaktır. Öte yandan, 18 yaş altı kızların uğradığı feodal törelerden kaynaklanan baskılara karşı mücadele de canlı tutulmalı. Toplumsal yaşamımızda feodal bağlar, anlayışlar hala geçerliliğini koruyor ne yazık ki. Çocuk yaşta evliliklerin önünü açan, namus cinayetlerini teşvik eden, Atatürk devrimlerinin ilerlemesine barikat çeken (örneğin ülkemize büyük bir atılım yaptıracak köy enstitülerinin kapatılmasına temel oluşturan) hep bu feodal kalıntılardır.

Doç. Dr. Coşkun Taştan ve Arş. Gör. Aslıhan Küçüker Yıldız’ın “Polis Akademisi Yayınları”ndan çıkan “Dünyada ve Türkiye’de Kadın Cinayetleri 2016-2017-2018 Verileri ve Analizler” başlıklı çalışmasında önemli tespitlerde bulunuyor ama bu feodal etkenlere doğrudan değinilmemiş nedense! Önemli bir eksiklik olmuş!

Dünyadaki durum
Kadına şiddet konusunda dünyadaki durum da pek iç açıcı değil. Birleşmiş Milletler kayıtlarına göre dünyada kadın cinayetlerinin sayısı yılda 100 bini geçiyor.

OECD verilerine göre Türkiye’de kadınların %42’si hayatlarında en az bir kez eşleri tarafından cinsel ve/veya fiziksel şiddete uğradıklarını belirtiyor. Türkiye bu oranla OECD ülkeleri arasında Meksika’dan sonra en yüksek orana sahip ülke konumunda. Türkiye’yi %36 oranla ABD izliyor.

İHA’ya göre, dünya genelinde 2019 yılında kadına yönelik şiddet tırmanışa geçmiş. Fransa'da kadın cinayetlerinin çoğaldığı 2019 yılında 149 kadın eşi veya sevgilisi tarafından öldürüldü. Polonya'da yılda 65 binden fazla kadın şiddete uğradığını belirtiyor. Romanya, Avrupa'da en fazla kadın cinayetinin işlendiği ülke olarak kayıtlara geçti. İngiltere’de ise her iki haftada 1 kadının öldürüldüğü ortaya çıktı. Hindistan’da da korkunç kadın cinayetleri olduğunu basından izledik.

Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suç Ofisi tarafından 2018 yılında yayınlanan Cinsiyete Bağlı Kadın Cinayetleri başlığındaki verilere göre, kasıtlı olarak öldürülen kadınların %58’i eşleri ya da bir aile üyesi tarafından öldürülüyor. Bu verilere göre kadınlar en çok kendi evlerinde tehdit altında. Bu durum korona-19 salgını sırasında daha belirginleşti.

‘UN Women’ dergisinin coronavirüs döneminde kadına karşı şiddete yönelik hazırladığı rapora göre Fransa’da 17 Mart’ta uygulanmaya başlanan karantinadan itibaren aile içi şiddet %30 oranında artmış. Güney Kıbrıs ve Singapur’da ise yardım hatlarına gelen çağrılarda sırasıyla %30 ve %33 oranında artış olmuş.

Nedenler
Yetkililere göre, gelişmiş ülkelerde kadın cinayetlerinin ana nedenlerinin başında aile içi anlaşmazlıklar geliyor. Ekonomik sıkıntılar ve işsizlik kadar alkol ve uyuşturucu kullanımı da cinayet nedeni.
Ne var ki bu nedenler, bizim gibi feodal kalıntıları aşamamış toplumlarda daha derin baskılardan kaynaklanıyor. Dolayısıyla ülkemizde çürümüş feodal gelenek ve törelerin etkisi de dikkate alınmalı ve mücadele Cumhuriyetin kazanımlarını halka yaygınlaştırarak yürütülmelidir. Erkek, kadın bir arada! Esas olan budur!

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Yazarlar

Günlük Burç Yorumları Aşk 7 Ağustos 2020 Cuma. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi'nde yer alan 'beyaz cennet' Pamukkale travertenlerindeki görüntü sosyal medyanın gündeminde.

Günlük Burç Yorumları Aşk 6 Ağustos 2020 Perşembe. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Ankara bir diş hekimi ile hamile karısı, iddiaya göre Muğla'nın Fethiye ilçesine giderken yolda darp edildi. Hamile kadının düşük riskinin olduğu belirtildi.

Günlük Burç Yorumları Aşk 5 Ağustos 2020 Çarşamba. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları Aşk 4 Ağustos 2020 Salı. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları Aşk 3 Ağustos 2020 Pazartesi. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Yazarlar
Website Security Test