Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Çok endişeliyim inşallah boğulmayız coronavirüste

24.7.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Kültürümüzde ders niteliğinde olan sevdiğim birçok söz vardır. “Denizi geçip derede boğulmak” bu sözlerden biridir. Pek çok olayda Türk milleti olarak zorlukları yeneriz, sonuca yaklaşırken en ufak detaylarda ise maalesef işi bozar ve mücadeleyi kaybederiz.

Bunun nedeni milletimizin ciddiye alması gereken konulara gerekli özeni göstermeyerek sonuç alacağı noktada kaybedip, yeniden başa dönmesidir.

Evet, gelelim konumuza… Yaz geldi sıcaklar bastırdı. Bizde Çeşme’deki mütevazi evimizden tatile başladık. Çocuklarımızın yaşadığı Bodrum, Seferihisar, Urla ve İzmir içi derken birçok yerleri son bir ay içinde ziyaret ettik.

Gittiğim yerlerde gözlemlediklerin ve yaşadıklarım coronavirüs ile mücadele konusunda endişelerimi artırdı. Adeta ürperdim.

Sağlık Bakanımızı uzun bir zamandır her akşam dinliyorum. İşine dört elle sarılmış. Sürecin başından beri titizlikle her vakayı takip ediyor ve her fırsatta uyarılarda bulunuyor.

Benden tam notu alan tam bir devlet adamı… Sayın Bakan tebrik ediyorum.

Gelelim gerçeklere… Bu kadar ısrarlı bir açıklamalara ve uyarılara rağmen halkın “umursamaz” bir tavırda olduğunu, gezdiğim yerlerde gördüm. Korkunç bir görüntü var, sanki coronavirüs yokmuş gibi, uyarılar hiç yapılmamış gibi görüntüler var.

Sadece bizde değil, dünyanın birçok ülkesinde tablo aynı. Umursamaz tavır takınan birçok ülkede ikinci dalga yaşanıyor.

Türkiye salgının başında “ciddi ve katı” tedbirler aldı. Tedbirlerin hafifletilmesiyle ortaya çıkan tablo beni endişelendirdi.

Bodrum’dan başlayalım. Yetkililer tedbirler konusunda gayretli. Ancak gece kulüpleri, AVM ve diğer sosyal platformlarda maske ve sosyal mesafeye aldırış eden yok. Sanki pandemi yokmuş gibi bir algı var.

Gelelim Çeşme’ye… İzmir’imizin yüzük taşı turizm ilçemizin merkez ve Alaçatı’da hayat geceleri kalabalıklaşıyor. Burada da ne yazık ki “Maske ve sosyal mesafe” kurallarına pek dikkat edilmiyor. Endişe verici tablo var. Adeta kaçarak ayrıldım

Urla’ya gelince, orada da sahiller, motel, gazino, kafe ve restoranlarda alınması gereken tedbirlerin çok uzağında bir görüntü var. Ayrıca buralarda çalışanların da hizmet kaliteleri çok eğitimsiz bir tutum sergilemektedir. Her şey yarım yamalak dediğimiz görüntüde...

Gelelim ekonomik görüntüye…
Tabii birçok tereddütler yaşandı ve yaşanmaktadır. Baştan beri sıkı tedbirlerle pek çok iş yeri kapalı kaldı. Ne zaman açılacağı belli olmadı. Ayrıca sahipleri “Otelleri açalım mı, açmayalım mı?” ikileminde kaldı. Birçok işletme sahibi de halen tesisini açmadı.

Bence açmayarak isabetli bir karar aldılar. Yazılarımı takip edenler bilir. Sonuç yüzde 100 Mart ayından bu yana yazdıklarım gibi oldu.

Coronavirüs nedeniyle Türkiye’de turizm sektörü ekonomik olarak derin bir yara aldı. İşletmeler zararda. Tesisini açanlar maliyeti kurtaracak kadar gelir elde ettilerse talihli sayılırlar.

Her ne kadar, Hükümetimiz, ekonomik tedbirler ve düşük faizli kredi politikaları ile duruma el atmışsa da, dünyadaki diğer ülkeler gibi bunlar bir ara sona erecektir.

Buradan anlaşılıyor ki, salgının etkileri ekonomik sıkıntılarla devam edecektir.

Bu da gösteriyor ki önümüzdeki kış aylarında esnaf ve şirketlerin daha radikal tedbirlerle durum değerlendirmesi yapmaları gerekiyor.

Gelelim endişeme…
Turizm sektörünün pik yaptığı aylardan temmuzu bitirmek üzereyiz. Turizm sezonunda işler pek parlak değil. Tatil tablosunda alınması gereken tedbirlere fazlaca aldırış edilmiyor. Tedbirler kaldırıldı algısı var. Endişeliyim, zira insanlarımız hala coronavirüs salgınının “ÖLÜM” taşıdığını hafife alıyor. Ya da “bana bir şey olmaz” havasında yaşıyor.

Vatandaş bunun sonucunda, kendisinin ve etrafındakilerin ortak bir hastalıkla mücadele etmesi gereğinin önemini kavramaktan uzaktır.

Türkiye salgınla mücadeleye katı tedbirlerle başladı ve başarılı da oldu. Gerçekten dünya alem ve hepimiz mutlu olduk.

Ancak yasaklar hafifledikçe halk tedbirleri de umursamaz oldu. Ölüm ve vaka sayıları da inişli çıkışlı bir grafik çizmeye başladı.

Ayrıca en kötüsü ise tatil yöreleri ve büyükşehirlerdeki, görüntüler işin tadını kaçırıyor. Lütfen, denizi geçip derede boğulmayalım.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Yazarlar

Günlük Burç Yorumları Aşk 30 Eylül 2020 Çarşamba. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları Aşk 29 Eylül 2020 Salı. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları Aşk 28 Eylül 2020 Pazartesi. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Yazarlar
Website Security Test