Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

İnanmıyorum, gerçekten istediğiniz bu mu?

24.7.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Bu günlerde halkın ne kadar "Hayır!" dediği konu varsa siyaset "Evet" deyip, dediğini yapıyor!

İstanbul kanalı, İBB'nin metro inşaatı için bulduğu krediye el konulması, Baro başkanlarının karşıt görüşlerine, protesto yürüyüşlerine rağmen Barolar Yasası'nın değişmesi, turizm gelirleri arasında önemli bir yeri olan Ayasofya Müzesi üzerinden yapılan gösteriler... Beş yıl önce atılmış bir twit için açılan soruşturmalar, ekran karartmalar... Gösteri yürüyüşü yapanlara uygulanan şiddet, yerde sürüklemeler... Halka rağmen halk için siyaset!

Şimdi sıra geldi İstanbul Sözleşmesi ve onun atıf yaptığı 6284 sayılı yasaya...

Kendilerini muhafazakar İslamcı, mağdur baba, kutsal aile gibi masum tanımların arkasına saklayan, gerçekte kadın ve çocuk düşmanı küçük bir zümrenin, aylardır bu sözleşme ve yasa aleyhinde bir kampanya yürüttüğü biliniyordu. Herhalde arzularına engel olduğu, ceza öngördüğü için olacak, Türkiye İstanbul Sözleşmesi'nden çekilsin, ona bağlı yasalar kalksın istiyorlardı Bu tezlerini savunurken ; "Bu Sözleşme ve yasa milli ve yerli değil, Türk aile yapısına uymaz, aileyi yozlaştırır, dağıtır" gibi nedenler öne sürülüyordu...

Simdi İstanbul Sözleşmesi'ne ve 6284 sayılı yasaya bakalım, gerçekten dedikleri doğru mu?

Sözleşme'nin adı üstünde! İstanbul Sözleşmesi... 2011 yılında İstanbul’da ilk defa Türkiye tarafından imzalanmış, 2014 yılında da yürürlüğe girmiş... Arkasından Cumhurbaşkanı genelgesi çıkarılmış, uygulanması için kurumlara gönderilmiş. Yani fazlası ile yerli ve milli. Bütün dünyada da "İstanbul Sözleşmesi" diye tanınıyor zaten.

İkinci neden: "Bu sözleşme Türk aile yapısına uymaz, yozlaştırır, dağıtır" .Bu sonuca nasıl varıyorlar anlamadım. Bu sözleşme aileyle ilgili değil ki... Şiddetle ilgili. Aileyi hedef alan bir tek cümle gösterebilir misiniz?

Sözleşme ev içi şiddete uğrayan kadınların ve çocukların korunmasına ilişkin devlete sorumluluk yükleyen, yaptırım öngören bir yasa.

Bunun neresi Türk Aile yapısını bozuyor? Ne yani, kadınlara şiddet cezasız mı kalsın? Aile içinde kadınlara şiddet, çocuklara cinsel istismar mı yapılsın? Sizin savunduğunuz, hayalini kurduğunuz aile yapısı nedir Allah aşkına? Siz medeni yasaya da kadının eşit miras hakkına da, 15 yaşın altında kız çocuklarla ilişkiye verilen cezalara da karşısınız. Din ve gelenek duvarlarının arkasında saklanmayı bırakıp ortaya çıkın da, açıkça; Aile içinde kadınların ve çocukların malı da canı da, bedeni de kocanın/babanın malıdır. İstediğini yapar, devlet korumaktan vazgeçsin deyin" deyin ki, millet sizin gerçek yüzünüzü görsün! Kafanızda mağara devri insanın bile hayal edemediği bu vahşete "Türk, Müslüman aile yapısı " deyip, Türklüğün ve İslam'ın adını kirletmeyin bari... Uluslararası sözleşmeleri, kadını güçlendiren yasaları değiştirmeye kalkacağınıza, örümcekleşmiş kafanızı değiştirseniz de, millet de rahat etse…

Umarım siyasi irade bu küçük zümreden alacağı üç beş oy uğruna, bu defa, kadınların ve çocukların kazanılmış haklarını siyasi pazarlık konusu yapmaya kalkmaz... Şiddetsiz yaşama hakkının ihlali karşısında her kadın için vazgeçilmez olan İstanbul Sözleşmesi’nden çıkmayı Meclis gündemine getirmez. Siyasetçiler şunu bilmelidir ki, hızla kentleşen ülkemizde değişen aile yapısı, esas bu sözleşmenin feshedilmesi ile temelinden sarsılır. Akan suyun önünde durulmaz!

Zaman ve mekan faktörü göz önüne alındığında, gelenekselden modernliğe doğru akan toplumsal gelişme ve eşitlik talepleri karşısında, zor kullanarak, kadının ve çocukların haklarını bastırmak, kontrol altında tutmak zamanı çoktan geçmiştir. Bu sadece çatırdayan ataerkilliğin kendini yeniden gerçekleştirmek sevdasından ileri gidemeyen beyhude bir çaba olarak kalır.

Simdi TV ekranlarına çıkıp: " Ey halkım, İstanbul Sözleşmesi'nden çekildim, bundan böyle devlet ev içinde şiddete, cinsel istismara uğrayan kadınları ve çocukları korumayacak" mı diyeceksiniz!.. Gerçekten istediğiniz Kadınların ev içinde şiddete uğraması mıdır? Çocukların aile içinde istismara uğraması mıdır? Ev içinde karınıza, çocuğunuza istediğinizi yapabilirsiniz mi diyeceğiz!... İnanmıyorum... Gerçekten istediğiniz bu mu?

Eğer siyaset, kadınları ve çocukları; İslam’ı kendi arzu ve çıkarlarına göre yorumlayan cahillerin, insafına terk ederse, bilmelidir ki bu sadece vicdanına karşı değil, onu iktidara taşıyan tabanı olan kadınlara karşı da bir imtihanı olacaktır... Söz konusu aile içi şiddet ve çocukların istismarı olursa, kazanılmış haklarını savunmak için, siyasi görüşleri ne olursa olsun kadınlar ve erkekler birlikte mücadele verecektir...

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar
Website Security Test