Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Murat Kışlalı: ''Muharrem İnce Partisi, grup kuramaz!..''

7.8.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Gazeteci / Yazar Murat Kışlalı, GÖZLEM’in ülke gündeminin zirvesine oturan CHP Kurultayı ve Muharrem İnce’nin kuracağı parti konularındaki sorularını” cevapladı. İşte görüşleri..

GÖZLEM– “CHP doğurganlığı” neredeyse unutulmuştu, ama “Kemal Kılıçdaroğlu’nun damgasını vurduğu” Kurultay’ın ardından yeniden sahneye çıktı ve bu defa “başrolde” Muharrem İnce var, bu konuda görüşünüz?

K– Siyaset bir taraftan “ego” işi. Siyaset yapanların egoları güçlü oluyor, olmak da zorunda. Özellikle CHP gibi, entelektüel seviyesi yüksek, çağdaş, modern görüşlü kişilerin oy verdiği ve yer aldığı partilerde, örneğin AKP’deki gibi biat kültürünün aksine bireysellik ön plana çıkıyor. Muharrem İnce eminim çok kişinin saygı duyduğu, CHP içinde Cumhurbaşkanı adayı da olmuş olması itibarıyla farklı bir yeri, ağırlığı olan bir siyasetçi. Kurultay’da, şimdi bir milletvekili olmadığı, sadece delege olduğu için ve delegeler illerinin isim sırasına göre oturtulduğu için, Yalova delegesi olarak en arka sıralarda, tuvalete yakın bir yerde oturtulmasına içerlemiş ve muhtemeldir ki bir süredir aklında olan bir düşünceyi hayata geçirmeye karar vermiş olduğu anlaşılıyor. İnce gerekçesini “Türkiye’nin gidişatından memnun değilim. Cumhuriyet’in kazanımlarını yok ediyorlar. Yeni bir çıkış yolu lazım. İttifaklarla değil, kendi partimizle birinci olmak, ülkeyi yönetmek istiyorum. Bu haliyle CHP umut olamıyor” diye açıkladı. Türkiye’nin gidişatından hiçbir CHP’linin memnun olabileceğini düşünmüyorum. Kemal Kılıçdaroğlu’nun çıkış yolu CHP’nin tek başına iktidar olamayacağı, sağ partilerle ittifaklara ihtiyaç duyduğu savı üzerine kurulu. Kararsız oyları almak için CHP’nin kendi ilkeleri pahasına hükümetin bazı politikalarına ses çıkarmıyor, iktidara kendisini din karşıtı gösterecek kozlar vermemeye çalışıyor. Kanımca CHP’nin bir koalisyon içinde iktidara gelebilmesinin en muhtemel yolu bu. Siyaset “ego” işi olmak kadar “mantık” işi de. İnce’nin görüşlerine tamamen katılmakla birlikte, kuracağı partinin iktidara gelmek bir yana ciddi oranda oy almak açısından bir şansı olabileceğini düşünmüyorum. En iyi ihtimalle büyük koalisyonun içine girer ve CHP’nin içinde olduğu Millet İttifakı’na oy kaybı yaşattırmaz.

GÖZLEM– “Ateş olmayan yerden duman çıkmaz”; Muharrem İnce ve çevresinden çıkmamış olsa, “yeni parti” konusu siyaset gündeminin tepelerine oturur muydu? Anlaşılıyor ki, “nabız yoklanıyor” ve “maya tutacak gibi görünüyorsa”, hem de “yılbaşına kadar” da parti kurulacak; ne diyorsunuz?

K– Tabii ki oturmazdı. İnce’nin çıkışı çok önemli. CHP’de Kemal Kılıçdaroğlu’nun politikalarından ciddi biçimde rahatsız olanlar var. Bunu anlamak da zor değil. Türbanın kamuya yerleşmesinden başlayıp en son Ayasofya olayına kadar AKP’nin yerleştirdiği uygulamalara Atatürk Türkiye’sinin gerektirdiği yanıtı verememiş olmanın parti tabanında yarattığı bir “yetersizlik”, “çaresizlik” hissi az ya da çok her CHP’lide mevcut olsa gerek. Kılıçdaroğlu, laik olduğundan hiçbir şüphe duyulmayacak bir siyasetçi. Ancak CHP’nin iktidara gelebilmesinin, muhafazakarlaşan toplumda “din karşıtı bir parti” görüntüsü vermemekten geçtiğini düşünüyor. İnce’nin yeni parti kurma girişiminden, Kılıçdaroğlu’nun bu stratejisini izlerken, laiklikle ilgili gelişmelerden rahatsızlık duyan tabanın sesine yeterince dikkat etmediği, bu kesimin temsilcilerine parti yönetiminde yeterince yer vermediği düşüncesi ortaya çıkıyor. Kılıçdaroğlu’nun, her ne kadar muhalif olsalar da, partinin tabanını da rahatlatmak, iyi hissetmelerini sağlatmak adına İnce gibi bazı isimlere yönetimde yer vermesi, böylece parti içi muhalefeti asgariye indirmesi akılcı bir yol olurdu. Bunu gözardı etmesi bir hata olmuş. Özellikle, kurulursa yeni partinin alacağı oy oranından ziyade, CHP’nin laiklik duruşuna vuracağı darbe nedeniyle. Üç şey olabilir. İnce hakikaten bir parti kurar. Ya da eminim şu anda Kılıçdaroğlu’nun zihnini en meşgul eden konulardan biridir, İnce’yi yeniden kazanmanın yolları aranır. Son olarak da İnce partisini kuramaz ve ana akımdan uzaklaşıp istediği etkiyi yaratamamış bir siyasetçi olarak önemli bir darbe almış olur. Ben İnce’nin bir şekilde ikna edilmesi olasılığının daha fazla olduğunu düşünüyorum.

GÖZLEM– Bu arada, “Kurulursa yeni partinin bir ayağı Kandil’de, bir ayağı Ankara’da olmayacak” sloganı kulislerde söyleniyor; ne anlama geliyor bu söz? Eğer “CHP kastediliyorsa”, Sizce, “Şimdiye kadar neden susuldu ve böyle bir partide kalındı” sorusunun cevabı ne olabilir?

K– CHP siyaseti içinde özellikle son dönemlerde, Kılıçdaroğlu genel başkan olduktan sonra Kürt ve ayrıca Alevi siyaseti çok ağırlıklı bir rol oynamaya başladı. Hakikaten içine girdiğinizde “Kürt” duyarlılığı olmayan bir CHP’li siyasetçinin parti yönetiminde bir yere gelmesinin çok zor olduğunu görüyorsunuz. Ancak bu “duyarlılığın” AKP’nin yaratmak istediği algıda olduğu gibi “Kürt ırkçılığıyla” veya PKK terörüyle yakından uzaktan bir ilgisi yok. Tabii ki Kılıçdaroğlu dindar seçmeni ürkütmekten kaçındığı kadar Kürt kökenli seçmeni ürkütmekten de kaçınıyor. Ama yeri geldiğinde teröre karşı en sert çıkışları yapmaktan, “açılım politikası” gibi esas iktidarın teröre çanak tutan politikalarını en ağır şekilde eleştirmekten geri kalmadı. Öte yandan İnce veya başka birisi sol kökenli bir parti kuracak olsa ve bu parti ana muhalefet partisi haline gelecek olsa, iktidarın bu partiyi, CHP için yaptığı gibi “din karşıtı” veya “terörizm destekçisi” bir parti olarak algılatması kolay olmayacaktır. Çünkü toplumun muhafazakar seçmeni nezdinde CHP için oluşmuş bazı algılar bu parti için geçerli olmayacaktır. İnce tabii ki şimdiye durup da bu fikirlerine, laiklik kaygısına bir anda sahip olmamıştır. Parti içinde kaygılarını zaman zaman dile getirdiğini biliyorum. Ama herhalde son Kurultay’dan sonra CHP Genel Başkanlığı’na gelmesinin artık çok zor olacağını görmüş olacak ki böyle bir adım attı.

GÖZLEM– Kurulursa “yeni parti bir bölen mi olur”, yoksa, Merkez sol yeni bir lider mi kazanır” sorularına cevabınız ne olacaktır?

K– Muharrem İnce merkez sol için zaten lider vasıflarına sahip bir siyasetçi. Kuracağı parti CHP’nin yerine geçer mi, bilemiyorum. Çünkü eğer seçimler yapılırsa, toplumun bugünkü muhafazakar yapısında iktidara gelmek için Kılıçdaroğlu’nun izlediği yolun en “mantıklı” yol olduğu anlaşılıyor. Tabii bu “pasif” politikanın CHP’nin iktidara geldiğinde neler yapacağını gösteren bir programla desteklenmesi ve bu programın geniş halk kitlelerine anlatılması gerekiyor. Bunda da İnce önemli bir rol oynayabilirdi. Öte yandan İnce’nin yeni partisi, Babacan ve Davutoğlu’nun partileri gibi yüzde 2’ler seviyesinde oy alacak olursa özellikle Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde muhalefete zararı dokunabilir. Ama iş o noktaya gelmeden, yeni bir parti kuracak olsa bile, bu partinin bir şekilde yine CHP’nin içinde bulunduğu geniş koalisyona eklemleneceğini düşünüyorum. Sonuçta CHP’ye oy verenler içinde İnce’nin hassasiyetlerine sahip çok seçmen vardır ama bu yolla iktidara gelinemeyeceğini de bu seçmen artık anladı.

GÖZLEM– Muharrem İnce Partisi Meclis’te grup kurabilir mi?

K– Kuramaz. İnce ile Cumhurbaşkanlığı adaylığı sürecinde en güçlü olduğu dönemde beraber hareket eden 15 kadar milletvekili vardı. Bunlardan sadece ikisi bu dönemde de milletvekili. Şimdi laiklik hassasiyetini öne çıkaracak, gerçek CHP politikalarını izleyecek ve sert bir muhalefet yapacak bir partinin iktidara gelme şansının çok az olacağını düşüneceklerinden CHP içinden İnce ile beraber hareket edecek 20 milletvekili çıkmaz. Zaten kendisi de bunu biliyor olsa ki “Bu parti küskünler partisi olmayacak, yeni isimlerle yola çıkacağız” dedi.

GÖZLEM– “Yeni parti meclisinin ‘dostlarla beraber’ CHP’ye, iktidara ulaşacak bir gücü aşılayabilmesi” mümkün görünüyor mu?

K– Eğer seçimler gerçekleşirse en olası yol bu gibi gözüküyor. Dürüst dindar kesimle milliyetçi ve laik kesimin koalisyonu, bu kadar gerilen toplumun geleceğe yeniden ümitle bakmasını sağlayacaktır. Ama Cumhurbaşkanı Erdoğan ülkeyi, kendisinin kaybedeceği belli olan bir seçime sokmayacaktır. İktidarda olduğu için de bunu sağlamasının pek çok yolu var. Örneğin Anayasa savaş nedeniyle seçimlerin bir yıl, bir yıl uzatılmasına olanak tanıyor.

GÖZLEM– Örnekler çok ama, mesela Haluk Pekşen gibi “her yönü ile CHP’ye saygınlık ve ağırlık getiren” bir siyasetçinin bile kenara itilmiş olmasını nasıl yorumluyorsunuz?

K– Kemal Bey’in en büyük hatası bu oldu. Muhalif kesime yönetimde rol vermedi. Çünkü kendi politikasını izlerken yönetimden çıkacak çatlak sesler kamuoyunda yine “CHP kendi partisini yönetemiyor, ülkeyi nasıl yönetecek?” algısını oluşturacaktı. Ancak bu deneyimli ve birikimli siyasetçilerden sadece parti yönetiminde değil, örneğin partinin çeşitli konulardaki programını belirlemede ve bunları halka anlatmakta yararlanılabilirdi. Kılıçdaroğlu’nun en başı boş bıraktığı ve “İktidara gelse ülkeyi yönetemez” algısı yarattığı konu, ülke sorunlarıyla ilgili belli başlı konularda bir programı olmamasıydı. Ancak bu durum değişmiş gözüküyor. Cumhuriyet’e yazdığı yazıda bu politikalardan bazılarına kapsamlı bir şekilde yer verdi. Elle tutulur bir program şekillenmeye başlamış görünüyor. İşte bu programın daha detaylı şekillenmesinde ve halka anlatılmasında İnce, Pekşen ve daha nice deneyimli politikacıdan faydalanılabilirdi. Bu şans biraz olsun kaçmış gibi gözüküyor.

GÖZLEM– Parti Meclisi mühendisliğinde, İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’nun ön plana çıktığı gözlendi. Sizce “bu durum” parti namına “iyiye işaret” mi?

K– Canan Kaftancıoğlu’nun genel başkan olmayı hedeflediği anlaşılıyor. CHP siyasetinde belli bir kesim nezdinde çok etkin. Son dönemki politikalarıyla da hakikaten bir ağırlık kazandı. Ama genel başkan olacak kadar “kapsayıcı” ve esnek mi, bilemiyorum.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Yazarlar

Günlük Burç Yorumları Aşk 23 Eylül 2020 Çarşamba. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları Aşk 22 Eylül 2020 Salı. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları Aşk 21 Eylül 2020 Pazartesi. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Yazarlar
Website Security Test