Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Türkiye çember içine alınmak isteniyor…

14.8.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Türkiye Cumhuriyeti, Osmanlı sonrasında yeniden yapılanan ve bu yapılanmada, dünyanın en üstün yetenekli asker ve devlet adamı Atatürk tarafından kuruldu. Ortadoğu ile Batı medeniyetlerinin tam ortasında yer alan Türkiye, iki kıta arasında stratejik bir noktadadır. Konumu, yer altı ve yer üstü potansiyeli, dünya enerji kaynaklarına köprü konumundadır. Stratejik konumu nedeniyle bütün gözler Türkiye’yi yakından takip etmektedir.

Dünya devleri Rusya ve Amerika rekabetinin de tam odak noktasındadır.

Bu arada etrafındaki komşularda iç karışıklık hiç eksik olmuyor. Alın bir tanesini vurun ötekisine. Bunlarla en ufak bir dostluk bir yana, hepsi adeta Türkiye’ye düşman ve sırtınızı dönemeyeceğiniz devletler.

Yani işimiz zor. Bunun yanında bu sene bütün dünyayı etkisi altına alan Covid-19’un etkileri de eklenince zorluklar daha da arttı.

Bitmeyen sorunlara son olarak Doğu Akdeniz’deki gerilim de eklendi. Türkiye ile Ege Denizi’nde her zaman sınır kavgasında olan Yunanistan, şimdi de Doğu Akdeniz’de petrol ve doğalgaz aramayı bahane ederek gerilimi artırıyor. Her zamanki mızıkçılığı ile kendisine ittifaklar arıyor.

Ortadoğu’da, Akdeniz’de ve Ege Denizi’nde gerilim her geçen gün artıyor. Yunanistan ile sınırları dahi olmayan İngiltere, ABD, Almanya ve Fransa, Yunanistan ile strateji anlaşmalar imzalayarak Türkiye’nin aleyhine gerilimi daha da körüklüyorlar. Bu ülkeler Türkiye karşıtlığında bir işbirliği içindedir. Ülkemizin menfaatlerin her şeyin üzerindedir.

Türkiye’nin Ayasofya konusunda alınan karar sonrasında Katoliklerle, Ortodokslar Türkiye’nin aleyhinde bir manevi düşman halka kurmuştur.

 

Türkiye ne yapmalı…

Gün artık Türkiye için topyekûn yaşam savaşından başka bir şey değildir. İşler bu kadar karmaşık haldeyken, maalesef Türkiye’de gerek iktidar, gerekse muhalefet, yaklaşan “ERKEN“ seçim nedeniyle adeta amansız bir mücadele içine girmiş durumdadırlar. Ülke menfaatleri adeta geri plana atılmış, bütün dikkatlerle seçimlere odaklanmış durumdalar. Bu tutum, Türkiye’ye kaybettiriyor.

Pandeminin de etkisiyle Türkiye şu anda ekonomik anlamda ciddi bir sıkıntı içindedir.

Peki çare nedir, çare ülke menfaatlerinde birlik olmaktır. Bakınız etrafımıza ve dünyaya, her ülke için yalnızca kendi menfaatleri ön plandadır.

Her ne kadar, Cumhurbaşkanımız, “Gelin uluslar arası hukuk ve hakkaniyet kuralları içinde Akdeniz’deki menfaatleri paylaşalım” diyorsa da başta Yunanistan, Fransa, ABD ve Rusya buna yanaşmıyor. İkiyüzlü siyasetleri, her zaman başvurdukları, dilim dilim keserek alma yüzsüzlüğünü adet haline getirdiklerinden yapılan çağrıya yanaşmayarak, gerilimi artırıyorlar.

Bu durumda Türkiye’ye tek bir şans tanınmaktadır. O da kararlılık, ciddi ve tavizsiz politikayla hakkını aramak.

Bunun da şartları bulunmaktadır.

Bunun yolu da ülke olarak menfaatler etrafında birleşmeden geçiyor. Bu birleşme Cumhurbaşkanı başkanlığında, iktidar ve muhalefetin bir araya gelmesiyle olur. Bu dış baskı karşısında “Kırmızı çizgilerimizin” korunması, her vatandaşımızın menfaatinedir.

Evet, Türkiye için bugün parti menfaatlerini bir kenara koyma vaktidir. Aramızdaki anlaşmazlıkları bir kenara koyma “MECBURİYETİMİZ” oluşmuştur.

Bu hususta birlikten yana tavır almayan kim olursa olsun vebalini ödeyemez.

Gelelim sonuca…

Türkiye bir kıskaçtadır ve çıkmazlarda mücadelesini sürdürmektedir. Amerika, doğu sınırımızda bir Kürt devleti kurmakta kararlıdır. Bu oyun bozulmalıdır.

Rusya, Suriye üzerinden Akdeniz’de hakimiyetini genişletme peşindedir.

Yunanistan ise “aradan ne koparırsam kardır” politikasının peşindedir. Mısır ise güya Müslüman bir ülkedir, ama Türkiye’yi hep kıskanır ve hep arkadan oynar.

Komşularımızdan Azerbaycan hariç, hiçbir ülke bize dost değildir. Hep düşman olmayı seçmişlerdir. Hal böyle iken, “birlik olalım, beraber olalım” çağrılarının önemi ortaya çıkıyor. Yalnız bu birlik ve beraberlik edebiyatını siyasetçilerimiz ağızlarından düşürmüyor. İş icraata gelince birlik ve beraberlik sağlanamıyor.

Şimdi millet siyasetçilerden çare bekliyor. Hodri meydan. Kilidi Cumhurbaşkanı açacaktır. Bütün muhalefeti bir yuvarlak masada toplamalıdır. Çözüm zor olsa da imkansız değildir. Ama dış sorunlar nedeniyle adeta kuşatılan Türkiye’nin zaman kaybına daha fazla tahammülü yoktur.

Tekrar diyorum, hodri meydan. Burada kim gecikir, kim mızıkçılık yapar ve işi yokuşa sürerse bir çeşit “Beka” sorunu olan bugünkü tablonun sorumlusu olur.

Haydi, milletim, vakit geçmeden gelelim bir araya.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Yazarlar

Günlük Burç Yorumları Aşk 23 Eylül 2020 Çarşamba. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları Aşk 22 Eylül 2020 Salı. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları Aşk 21 Eylül 2020 Pazartesi. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Yazarlar
Website Security Test