Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

İşsizliğin sosyal boyutu

14.8.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

TUİK, Mayıs ayına ilişkin işsizlik rakamlarını açıkladı. Buna göre, işsizlik oranı 0,1 puanlık artışla %12,9 oranında gerçekleşti. İşsizlik aynı dönemlerde dünyanın her yerinde rekor düzeyde artarken, Türkiye’de makul artış düzeyinde kaldı. Ana sebep, işten çıkartmaların yasaklanması, kısa çalışma ödeneği desteği ve işverene, çalışanlarını izne gönderme yetkisi verilmesi oldu. Bu kapsamdaki işçiler işsiz sayılmadı.

TÜİK’in açıklamaları her zaman tartışma konusu olmuştur. Belli bir dönemden sonra iş aramaktan vazgeçenler işsiz sayılmamıştır. İşgücü azalırken, işsizliğin azaldığı yolunda açıklamalar yapılmıştır. Oysa 25,8 milyon toplam çalışan insana karşı, 32,7 milyon çalışmayan insan vardı, Yani çalışmayanlar, çalışan nüfustan 7 milyon daha fazladır. Mayıs ayı istihdam verilerine göre son bir yılda 3,8 milyon kişi istihdam piyasasından çekilmiştir. Bir karşılaştırma yapabilmek açısından,2018 yılında çalışanların sayısının 28,7 milyon iken, işgücüne katılmayanların sayısının 28,4 milyon olduğunu söyleyebiliriz.

İşsizliğin ekonomik boyutu hemen her kesimde ve sürekli olarak tartışılmaktadır. Ama konunun bir de sosyal boyutu vardır ki, en az ekonomik yanı kadar önemlidir. Çünkü insan boyutu daha fazla öne çıkmaktadır. Felsefeciler, ihtiyaçlar açısından insan yaşamını üç evreye ayırırlar. Birinci evre, kişinin üreme, beslenme ve barınma ihtiyaçlarının karşılanabilmesidir. İkinci evre, insanların sosyalleşme, toplumda konum elde etme ihtiyacıdır. Üçüncü evre ise belli bir konuma gelmiş kişilerin, başkalarının ihtiyacını karşılamadan duyacakları hazdır. Belki de, kalkınmışlığın bir ölçüsü de topum çoğunluğunun hangi evrede olduğudur.

Dünya hızla değişmektedir. Kentleşme, iletişim araçlarının yoğun olarak hayatımıza girmesi, ulaştırma hizmetlerinin gelişmesi, ihtiyaçların hem sayısal ve hem de içerik olarak artmasına yol açmaktadır. Tüketim kalıpları hızla farklılaşmaktadır. Daha önceleri lüks sayılan ihtiyaçlar, şimdilerde doğal ve kaçınılmaz ihtiyaçlar olarak tanımlanmaktadır.

Bu durum özellikle genç kuşaklar dikkate alındığında, daha fazla önem kazanmaktadır. Türkiye’de her dört gençten biri işsizdir. Ve bu işsizlerin yine dörtte biri üniversite mezunudur. Kaldı ki, çalışanların önemli bir bölümünün, eğitim aldıkları alanların dışında istihdam edildikleri de bir gerçektir.

Neredeyse her yerleşme birimine, yeterli alt yapı hazırlanmadan, bir üniversite açılması, mezuniyet sonrası iş imkanlarının göz ardı edilmesi ayrı bir tartışma konusudur ama gerçek budur.

İşsiz insanlar, umutların da yitirilmesine sebep olmaktadır. Oysa ülkenin temel ihtiyacı, ileri teknoloji içeren, katma değeri ve rekabet gücü yüksek ürünler üreten, bilimsel araştırmalar yapan, girişimci kuşakların yetiştirilmesidir. Zorla bulduğu bir işi kaybetmemeyi ana amaç olarak gören bir kişinin hata yapma özgürlüğünü ve böylece doğruya ulaşma yöntemini seçmesi söz konusu olamaz.

Gelir dağılımında adaletsizlik arttıkça, işsizlerin yaşama bakış tarzı daha da olumsuz hale gelmektedir. Çünkü tüketim kalıpları kapsam değişikliğine uğramaktadır ve erişilmesi daha güç olan bir hedef haline gelmektedir. Uzmanlık alanımız olmadığı için, üzerinde kapsamlı olarak duramamakla beraber, işsizliğin suç oranını da ciddi bir şekilde etkilediğini söylemek herhalde yanlış olmayacaktır. Bu durumu, günlük yazılı ve görsel basında görmek mümkündür.

Geleceklerinden emin olmayan kişilerin, mevcut durumlarından mutlu olmaları, elbette mümkün değildir.

Pandeminin, bütün dünya ekonomisini ve ülkemizi çok yönlü etkilediği doğrudur. En gelişmiş ülkeler bile işsizlikle mücadelede zorlanmaktadır.  İmkanları çok daha kısıtlı olan ülkemizin de bu nedenle bazı ekonomik sıkıntılarla karşılaşması doğaldır. Ancak bu alanda önemli olan, ekonomik programlarda ve alınacak önlemlerde, işsizliğin asgariye indirilmesine öncelik verilmesidir.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Yazarlar

İstanbul'da yapıldığı belirtilen bir sokak röportajında konuşan Almancı çift sosyal medyada büyük paylaşım aldı. Ekşi Sözlük ve Twitter'da binlerce etkileşim alan vide...

Günlük Burç Yorumları Aşk 25 Eylül 2020 Cuma. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları Aşk 24 Eylül 2020 Perşembe. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları Aşk 23 Eylül 2020 Çarşamba. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları Aşk 22 Eylül 2020 Salı. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları Aşk 21 Eylül 2020 Pazartesi. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Yazarlar
Website Security Test