Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Karadeniz’de doğal gaz keşfi: Bundan sonraki adımlar?

28.8.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Karadeniz’de Zonguldak açıklarında doğal gaz rezervlerinin keşfi gibi müsbet haberler içimizi ısıtıyor. “Sakarya” adı verilen yeni doğal gaz sahasının envanterimize katılması hiç kuşkusuz hepimizi sevindiren önemli bir haber.

Karadeniz’de “Türkiye tarihinin en büyük doğal gaz keşfi” ile eksen değişikliği yaşayacağımız, üç yıl içinde 2023’e kadar vatandaşlarımız ile buluşturacağımız bu gaz sayesinde cari işlemler açığı veren bir ülkeden fazla veren bir ekonomi konumuna geçeceğimiz belirtiliyor.

Keşke yüksek beklentiler yaratan bu “müjde” daha akıllıca bir stratejik iletişim ile yönetilseydi, güven ve inandırıcılık ile ilgili dışarıda ve içeride soru işaretleri yaratmasaydı.

*

İleride yeni keşifler olması, belki de Karadeniz’in yeni bir Kuzey Denizi örneğine dönüşmesi ihtimali var tabii ki ama biz şimdilik TPAO’nun testler neticesinde belirlediği 320 milyar metreküpü esas alırsak bu kaynak dünya ölçeğinde “oyun değiştirici”, “eksen kaydırıcı” bir avantaj sağlamaz.

Dünya kanıtlanmış doğal gaz rezerv toplamı 198.8 trilyon metreküp. En büyüğü 38 trilyon metreküp ile Rusya. Ortadoğu’da 75.6 trilyon metreküp rezerv olduğu tahmin ediliyor. Doğu Akdeniz’in toplam rezervleri 3,5 trilyon metreküp ki bu dünyanın bir yıllık tüketimine eş değer.

Üretimde lider ise 921 milyar metreküp ile ABD. Yani, bizim yeni belirlenen rezervlerin neredeyse üç katı fiili üretimi var. Bizim en büyük tedarikçimiz olan Rusya’nın gaz üretimi ise yıllık 679 milyar metreküp.

Bu istatistikler gösteriyor ki, yeni keşfimiz dünya ölçeğinde mütevazi boyutlarda, ama 48 milyar metreküplük gereksiniminin sadece yüzde 2’sini üretebilen Türkiye için çok önemli bir gelişme.

*

Bu keşfin öncesinde Karadeniz’de başka önemli çalışmalar da oldu. Özellikle Doğu Karadeniz’de on yıllardır arama yapılıyor, bugüne kadar 3 milyar dolardan fazla para harcandı TPAO ve ExxonMobil, BP ve Petrobras gibi çok uluslu petrol şirketleri tarafından.

Bize bitişik Romanya, Bulgaristan, Ukrayna ve Rusya deniz sahalarında da aramalar devam ediyor. Kimisinde üretim başladı, çoğu ya deniz sınırı ihtilafları ya da uluslararası arama iştahının azalması yüzünden devre dışı kaldı, daha elverişli koşulların doğmasını bekliyor.

Trakya’da özellikle Norveç devlet şirketi Equinor liderliğindeki doğal gaz aramaları olumlu sonuçlandı, Diyarbakır’da kaya gazi potansiyelinin yüksek olduğu da biliniyor.

Ama Sakarya keşfi, Sayın Cumhurbaşkanı’nın da belirttiği gibi, bizim tarihimizde en büyüğü.

Yüzde 98 doğal gazda ithalata bağımlı olan, her yıl rakamlar değişse de yaklaşık 12 milyar dolar bedel ödeyen bir ülke için bağımlılığın ve dışarıda ödenen dövizin azalması ihtimali elbette ki hepimizi sevindirecek bir haber.

*

Genellikle ülkelerinin kendi ilan ettikleri rezervlere uluslararası oyuncular pek itibar etmemekte, çok rastlanılan abartı ihtimalini bertaraf etmek için rezervlerin parasal değerini de belirleyecek şekilde dünyaca kabul edilmiş tarafsız uzmanlarca teyid edilmesini de istemektedirler.

Böylesine çetin koşullar yaratan bir denizde, 3,000 km üzerinde derinliğe inerek üretimi gerçekleştirmek, kükürtünü ayrıştırmak, temizlemek, kıyıya uğraştırıp dağıtıma vermek üç yılda yapılamaz. Dünya gaz sektöründe rezerv tespitinden üretime kadar geçen süre ortalama 7-8 yıl.

Bunun benim yakından bildiğim tek istisnası Mısır. ENİ, BP, Mubadala ve Rosneft tarafından işletilen Zohr sahasında çok süratle hareket edilerek üretime 3,5 yılda geçilebildi orada.

*

Bölgesel ihtilaflar ve hukuki çekişmelerden dolayı sismik ve sondaj gemileri kiralamakta zorluk çekmeye başlayınca uluslararası piyasadan iki sismik ve üç sondaj gemisi alındı. Bu iş adeta millileştirildi. TPAO’da bu alanlarda iyi bir ekip olduğunu biliyorum. Hatta uluslararası bir taşeron firma da bu amaçla kullanılıyor.

Ancak genellikle ülkelerinin kendi ilan ettikleri rezervlere uluslararası oyuncular pek itibar etmemekte, çok rastlanılan abartı ihtimalini bertaraf etmek için rezervlerin parasal değerini de belirleyecek şekilde dünyaca kabul edilmiş tarafsız uzmanlarca teyid edilmesi istenilmektedir.

Doğal gazın keşfi, çıkartılması, yüksek sülfürden temizlenmesi, pazar bulunması, taşınması, pazarlanması bugünden yarına olacak iş değil. Her şey yolunda gitse bile kaynaklarının işletilmesinden doğacak paraya ev sahibi ülkelerin dokunması en az 10 yıllık bir süreç. Gereken finansman, teknoloji, deneyim ve “know-how” olmaksızın Karadeniz’in son derece zorlu, maliyetli denizaltı ve üstü koşullarında başarı sağlamak Akdeniz’e kıyasla daha zor.

Uluslararası şirketlerle işbirliği ya da ortaklık bu yüzden kaçınılmazdır. Özellikle de en kısa sürede, 2023’e kadar, bu kaynakları üretime dönüştüreceksek.

Bildiğim kadarıyla, TPAO’nun mevcut kaynakları bu iş için yeterli olmayabilir, ciddi şekilde takviyesi gerekiyor. Belki de halka arzı amaçlanan TPAO ve BOTAŞ’ı küresel düzeyde rekabet edebilir bir şirkete dönüştürmek için önümüzde bir fırsat var.

Dünya pazarlarında doğal gaz arz fazlası olduğunu, talebin düştüğünü, fiyatların azaldığını görüyoruz. Böyle bir dönemde ülkelerin de şirketlerin de yatırım iştahı düşük olduğundan yatırımcı bulmak her zamankinden daha zor olabilir.

Dahası, Sakarya sahasından gaz üretimi bizim halihazırda ithal ettiğimiz fiyatlardan daha pahalıya mal olacaksa sırf “milli ve yerli” olsun diye yatırım yapılması pek akıllıca olmayabilir özellikle hem yerli hem de yabancı yatırımcıların geriye çekildiği, doğal gazın eskisi kadar popüler olmadığı bir dönemde.

*

Tavsiyem: Bu keşfi ne küçümseyelim ne de abartalım. Uluslararası gaz endüstrisi neyin ne olduğunu iyi biliyor, bu coğrafyada çok çalıştı, çalışıyor. Ülke içinde de sonradan hayal kırıklığına dönüşecek büyük beklentiler yaratmayalım. Soğukkanlı bir yaklaşımda bu güzel haberi gerçek boyutunda tutalım, yeni rezervler keşfine yoğunlaşalım, en optimum düzeyde, doğal gaz maliyetini düşürecek şekilde yatırımı göz önünde bulunduralım, 2023 hedefini inatla kendimize empoze etmeyelim, nihai yatırım kararından önce de dünyadaki başarılı örnekleri iyice inceleyip, uluslararası ortaklıklar ile birlikte yürüyelim bu yolda.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Yazarlar

İstanbul'da yapıldığı belirtilen bir sokak röportajında konuşan Almancı çift sosyal medyada büyük paylaşım aldı. Ekşi Sözlük ve Twitter'da binlerce etkileşim alan vide...

Günlük Burç Yorumları Aşk 25 Eylül 2020 Cuma. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları Aşk 24 Eylül 2020 Perşembe. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları Aşk 23 Eylül 2020 Çarşamba. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları Aşk 22 Eylül 2020 Salı. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları Aşk 21 Eylül 2020 Pazartesi. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Yazarlar
Website Security Test