Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Malazgirt Zaferimiz ve 30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun

28.8.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Birinci Dünya Savaşından sonra İngiltere öncülüğündeki İtilaf Devletlerinin desteklediği Yunan ordusu, bütün Batı Anadolu’yu Ankara’ya 70 kilometre mesafedeki Polatlı’ya kadar işgal etmişti. Yunan işgaline karşı Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve Silah arkadaşlarının 23 Ağustos 1921’de başlattığı, 13 Eylül 1921’e kadar 22 gün 22 gece süren Sakarya Meydan Muharebelerini pek çoğumuz hatırlamıyoruz. Yurdumuzun batısındaki Yunan mezalimini, yakılan-yıkılan köy ve kasabalarımızı, Yunan askerleri tarafından tecavüz edilen analarımızı ve bacılarımızı, süngülenerek canlarına kıyılan bebeklerimizi de hatırlamıyoruz. Bu yıl 23 Ağustos’ta Sakarya Meydan Muharebelerinin 99’uncu yılını geride bıraktık. Hatırladık mı? Sakarya Muharebelerindeki 5 bin 713 şehidimize, 18 bin 480 gazimize şükran ve minnetimizi dile getirdik mi? Ruhlarına bir Fatiha okuduk mu? Hayır, yapmadık!

26 Ağustos 1922’de Başkomutan Gazi Mustafa Kemal komutasında, Yunan işgaline karşı kesin sonuçlu bir karşı taarruz (Büyük Taarruz) başlatılmıştı. 30 Ağustos 1922’de Türk Ordusunun zaferiyle sonuçlanan, binlerce şehit ve gazi verdiğimiz bu milli mücadeleyi hatırlıyor muyuz? 98’inci yılında bu mücadelede kan döken atalarımızı anacak mıyız? Onlara şükran ve minnet duygularımızı dile getirecek miyiz? Hayır, yapamayacağız! Sadece sınırlı sayıdaki devlet ve siyaset erkanıyla göstermelik törenler icra edeceğiz. Çünkü İçişleri Bakanlığımız yayınladığı genelgeyle Covid-19 salgınını gerekçe göstererek anma ve zafer kutlamalarına sınırlama getirdi.

Allah’ın hikmetine bakın ki; 26 Ağustos aynı zamanda, 1071’de Büyük Selçuklu Hükümdarı Sultan Alpaslan’ın, zaten binlerce yıldır (Atatürk’ün tespit ettirdiği en aşağı 7 bin yıl) Türk yurdu olan Anadolu’nun kapılarını Türk Milletine kalıcı olarak tekrar açtığı tarihtir. Çok şükür bu yıl Covid salgınına rağmen Sultan Alpaslan’ı ve Selçuklu ordusunun kahramanlarını (sadece Malazgirt’teki törenlerle sınırlı olsa da) anmayı ihmal etmedik.

Bu arada farkına varmadığımız, aklımıza getirmediğimiz, değerini anlamadığımız bazı konular var. Sultan Alpaslan Malazgirt Muharebelerini kazanamasaydı Anadolu Türk yurdu olmazdı. Anadolu Türk yurdu olmasaydı 600 yıllık Osmanlı İmparatorluğu olmazdı, Osmanlı İmparatorluğunun gerileme dönemindeki hataları olmasaydı Birinci Dünya Savaşı olmazdı… Tarih aktı, hepsi yaşandı. Osmanlı İmparatorluğu Birinci Dünya Savaşını yenik kapattı, yurdumuz işgal edildi. Mustafa Kemal Atatürk çıktı ve Türk Milletinin esarete boyun eğmeyeceğini haykırdı. 15 milyon Türk(bizim dedelerimiz, bizim ninelerimiz…) O’na inandı ve güvendi. Zaferler kazanıldı, işgalciler kovuldu, Cumhuriyetimiz kuruldu ve bu günlere geldik… Hepsi bizim tarihimiz. Alpaslan’dan Atatürk’e kadar hangisini yok sayabiliriz? Hangisini inkâr edebiliriz? Kuşkusuz hiçbirini inkâr edemeyiz. Ama günlük siyasi çıkarlar uğruna öyle bir ayrıştırmaya maruz kalıyoruz ki; milletimiz bir tarafta Osmanlıcılar, bir tarafta Atatürkçüler, bir tarafta siyasal İslamcılar, bir tarafta Cumhuriyetçiler, bir tarafta şeriatçılar, bir tarafta laikler... olarak bölünmüş durumda.Bazıları1071’e kadar uzanan bin yıla yakın tarihi sahiplenirken, 1919’dan sonrasını zillet olarak kabul edecek, inanç değerlerimizi alet ederek yalan ve iftiralarla çarpıtacak kadar bilinçsiz, bazıları da Cumhuriyet tarihimizden öncesini Türk Milleti’nin tarihi olarak kabul edemiyor. Bu arada etnik kimlikleri istismar ederek ülkemizi bölmeye çalışanları da unutmamalı. Siyasi ideolojilerin, siyasi çıkar hesaplarıyla oynanan oyunların milletimizi sokmaya çalıştığı kalıbı fark edemiyoruz.

Biz bu şekilde birbirimizle uğraştırılırken ve siyasetçilerin önümüze koyduğuyapay gündemleri tartışırken tıpkı Birinci Dünya Savaşı yıllarında olduğu gibi bugün de Yunanistan’ı önüne katan emperyalist güçler, o yıllarda yarım kalan hesaplarının peşinde. Doğu Akdeniz’deki Münhasır Ekonomik Bölge krizi karşımızdaki cepheyi her geçen gün biraz daha genişletiyor. Bölgemiz giderek barut fıçısına dönüyor. Farkında mıyız? Yakın tarihte Ortadoğu ve Kuzey Afrika’da yaşananlara bakıldığında ufacık bir kıvılcımın nelere yol açabileceğini hesap edebiliyor muyuz? Bu kıvılcımı çakmak için Akdeniz’de çıkar kollayan emperyalist devletlerin pusuda beklediğini görebiliyor muyuz? Sanmıyorum. Bu konuda 26 Ağustos’ta Malazgirt’te devletimizin en yüksek makamlarından çok güçlü mesajlar verildi. Bir de 30 Ağustos’ta Dumlupınar’da aynı mesajlar daha güçlü verilebilseydi çok daha anlamlı olacaktı…

Tarihi insanlık tarihi ile başlayan Büyük Türk Milleti’nin Malazgirt Zaferi ve 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlu olsun. Başta Sultan Alpaslan ve Büyük Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere bu zaferleri bizlere kazandıran, Anadolu’yu bize yurt yapan bütün büyüklerimizin, şehitlerimizin, gazilerimizin ruhları şad olsun. Allah; milletimize birlik, beraberlik ve bütünlük içinde yaşamayı nasip etsin.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Yazarlar

Günlük Burç Yorumları Aşk 1 Ekim 2020 Perşembe. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri. Ekim ayında burçların aşk hayatı nasıl olacak? Burçları neler bekliyor?

Esra Erol'un programında yaşanan skandal bir olayla gündeme oturan Cengiz Koraltan'a Ülkücü oldukları anlaşılan bir grup meydan dayağı attı. Dayak görüntüleri sosyal m...

Günlük Burç Yorumları Aşk 30 Eylül 2020 Çarşamba. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları Aşk 29 Eylül 2020 Salı. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları Aşk 28 Eylül 2020 Pazartesi. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Yazarlar
Website Security Test