Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Ayol insancıllığı, Irak, Afrika ve batı ülkeleri

18.9.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

80 yaşında bir insan lokantada yemek yerken yemeğinin bir parçasını bir sokak kedisine verir. Bu “alışkanlık” ile kendisini bir tanrı gibi hisseder ve mutlu olur.  Bu davranışla ülkemiz lokantalarında “kadrolu” sokak kedileri cesaretlendirilmektedir. Bu sayede bilinçli turist gelmez. Çünkü bilinçli insan lokantada üstüne tırmanmaya çalışan kedilerden geçecek hastalıklar hakkında fikir sahibidir.  Para vererek bir ülkeye gidip hastalanmaktan çekinir. Sokak köpeklerinin kumsallarda, kedilerin kum oyun bahçelerinde cirit attığı ülkelere çocuklarını götürmez. Bu bilinçte olmayanlar götürür. Burada bir kartopu etkisi vardır. Özetle bilinçli (ve genelde daha zengin yabancı turist seçeneği olduğu için) gelmez.  Ve milyarlar dolarlarla ifade edilebilecek bir turizm gelir kaybı oluşur. Kediyi lokantada “beslemek”  basit bir “ayol insancıllığı” örneği.

Her ülkenin farklı özellikleri, ezberleri var. Batı doğu sürtüşmesi olduğunda ise batı ülkeleri saf tutmaya dünden hazır.

Zihnimizdeki önkabuller, ezberler sonucu bazı alışkanlıklar, davranış kalıpları ile yaşıyoruz. Bu örnekten yola çıkarak birkaç başka örnek ile tüm batıda, bilhassa İskandinav ülkelerindeki yaygın ayol insancıllığı (Pseudohümanizm), senden daha kutsalım çünkü daha bilinçliyim (Holier than thou!) yaklaşımı, en sığ İskandinav köylüsüne bile olayları yargılama yetkisi verir sanılır. Bazısı Türk de olan Dünya Bankası’ndan maaş alan “kalkınma” uzmanı bu gibi kalıp ve ezber ile yıllarca bir ülkede yaşayıp lisanını öğrenmeye tenezzül etmez.  

İskandinav ülkelerinde de bizdekiler denli sığ bilgili insan boldur ama çoğu sizi yargılama yetkileri olduğunu düşünürler.

Gene 1968-70’lerde Kopenhag’da radyodan “İan Smith beyaz bir köpektir hav hav hav” diye yaylım ateş halkı yönlendiren duyguları galeyana getirmeye yönelik yayınlar yapılıyordu.  Oradaki sürünün bu denli havlaması neden idi? Umurlarında olduğu için mi?  Sonraki olaylara bakınca net bir resim oluşmuyor zihnimde.  Dünya kamuoyu o şekilde oluşturuldu ki İan Smith gitti.  Siyahlara bolca yasak getiren beyaz üstünlüğü doktrini, yani Apartheit yerini popülizme bıraktı. Apertheit’in kötü bir rejim olduğunda hepimiz hemfikiriz sanırım.

Şimdi İngiltere’de Cecil Rhodes’in heykelleri yıkılıyor. Rodezya’ya ismini veren adam. Saddam heykelleri yıkıldığı gibi. Rodezya’da doğan beyazlar, gelen rejim sonunda Zimbabwe ismini alan ülkeden kaçmak zorunda kaldılar. Afrika’nın en zengin ülkelerinden biri olan Rodezya gitti ve Mugabe isimli “sempatik”  bir diktatörün başarısı sonucunda Zimbabwe Afrika’nın en fakir ülkelerinden biri oldu.  “İan Smith is a White dog hav hav hav”  diye Kopenhag’da yayın yapan radyoyu hatırlıyorum. Ve uyum içinde havlayan “Danimarkalı aydınları”.  Kopenhag’dakilerin umurunda değil de Zimbabwe’deki halk için ne iyi oldu ve bu gelişmeler kime yaradı?

Saddam kötü idi tamam da, gidince olay yüz binlerle ölen halka mı yaradı?  Yoksa o petrolü alanlara mı? Apartheid kötü, tamam da çözüm nasıl olmalı; “Homo homini lupus / İnsan insanın kurdudur”; Zimbabwe ve Irak’taki tüm mutsuz göçmenleri ülkene almak istemediğine göre?

Bir iç seçim neticesindeki avantaj yaratmak için Irak gibi bir ülkeye “demokrasiyi getirmeye” hazır güçler, yöneticiler var bu dünyada.  Sürü de hep “kandırılmaya” hazır. “Alavere dalavere Kürt Memet nöbete” derlerdi askerde.  Bu kadar cinlik ve sığlık sonucu (para hırsı, silah üretimi) küresel ısınma yanı sıra dünya çapında bir finansal kriz gelip o “güvenli liman” olan ülkelerin rahatını kaçıracak. 

Özetle “Mavi Vatan” falan derken eldeki malzeme bu! Karşı tarafın kendine has “doğrularını” bilip, onlara göre önce medyada haklı fikirleri paylaşabilmek gerek.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Yazarlar

Boris Johnson'ın, göreve geldiği 2019 aralık ayından bu yana ve özellikle pandemi boyunca, halkın gözüne girmek için elinden geleni yapmasına rağmen, etiğe aykırı kara...

Gazeteci yazar Murat Kışlalı, GÖZLEM’in Türkiye’nin gündemindeki olay ve gelişmelerle ilgili sorularını cevapladı. Kışlalı, “ekonomide ve hukukta reform” açıklamaları,...

Yazarlar
Website Security Test