Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Muhalefet ne yapmalı, nasıl davranmalı?

16.10.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

İki hafta önce Gözlem’de yayımlanan “Siyasette ilginç gelişmeler!..” başlıklı yazımızda; iktidar blokunun Millet İttifakı’nı dağıtmak amaçlı girişimlerine dikkati çekip, buna karşın muhalefetin neler yapması gerektiğini ayrı bir makalede değerlendireceğimizi yazmıştık.

Evet, muhalefet partileri ve muhalif çevreler, iktidarın girişimlerine karşı hangi politikalara yönelmelidirler? İsterseniz, gelin bunu birlikte irdelemeye çalışalım.

 

Öncelikle muhalefetin dayanışması ve dirsek teması korunmalı

Muhalefet partileri ve kendilerini muhalefette konumlandıran siyasal çevreler, iktidar blokunun kendilerine yönelik girişimlerini boşa çıkarmanın yol ve yöntemlerini bulmalıdırlar. Kısacası, sağlam durabilmelidirler. Bu bağlamda, öncelikle iç dayanışmalarını güçlendirmeleri ve birbirleri ile olan dirsek temasını korumaları gerekiyor.

İktidar blokunun, muhalefet partilerinin içini karıştırmak ve onları iç sorunlara kilitlemek doğrultusundaki hesaplarının ayırdına varılmalıdır. Buna koşut olarak, bu amaçla hazırlanan oyunların parçası olmamak ve yapay zorlama gündemlerin peşine takılmamak gerekiyor.

Muhalefet partileri içinde kişisel ve ekipsel farklı düşünsel yaklaşımlar olabilir. Ancak bu doğal durumu iktidarın kaşımasına izin verilmemelidir. Muhalefetteki farklılıkların ve farklı duruşların, iktidarın ekmeğine yağ sürer boyuta taşınmaması gerekiyor. Herkes siyasal gelişmelere kendi bulunduğu konumdan, çevreden ve partiden bakmak yerine, büyük fotoğraftan bakabilmeyi başarmalıdır. Günümüzün reel politiği bunu zorunlu kılmaktadır.

 

İktidarın gündeminin peşine takılmak yerine, muhalefetin gündemi oluşturulmalı

Ülkemizin siyasal koşullarında muhalefetin önemli bir sorunu, gündem oluşturmakta zorlanmasıdır. Muhalefet partileri ve sözcüleri, çoğunlukla iktidarın belirlediği gündemin peşine takılmakla eleştirilmektedir.

İktidarın sahip olduğu ve kontrol ettiği medya gücü karşısında, gerçekten gündem oluşturabilmek hiç de kolay değildir. Ancak bu konuda, muhalefet, yeni, yaratıcı, yol ve yöntemler bulabilir, geliştirebilir. Parlamento içi ve dışı alanları ortaklaştırıp zenginleştirerek, halkla buluşmanın yeni platformları oluşturulabilir. Bu konularda, halkın yerel, yöresel, sosyal dinamiklerinden de yararlanılmalıdır. Örneğin, muhalif yerel yönetimlerin başarısı daha çok sahiplenilmeli ve büyütülüp genele taşınmalıdır.

 

‘Cumhurbaşkanı adayı kim olmalı?’ tartışması tuzağına düşülmemeli

İktidarın muhalefeti yormak, birbirine düşürmek ve kendi içine kapatmak için kullandığı yöntemlerin başında, ‘muhalefet blokunun cumhurbaşkanı adayı kim olmalı?’ sorusunu suni biçimde tartıştırmak gelmektedir. Sanırsınız ki, bu sözde büyük sorun(!), muhalefetten çok iktidarın tasasıdır. Elbette bu iyi niyetli bir yaklaşım değildir. İlginç olan, muhalefet çevrelerinden iktidarın oltasına takılan siyasetçilerin hiç de az olmamasıdır.

Muhalefet partilerinde siyaset yapanlar, bu ve benzeri konularda uyanık olmalı, iktidarın tuzağına düşmemelidir. Zamansız ve yersiz çıkışlar - tartışmalar, muhalefet saflarında kırılmalara ve ayrışmalara neden olabilir.

 

Parlamenter sisteme geçişin ortak yol haritası oluşturulmalı

Bugün için iktidarın karşısında muhalefetin en önemli ayracı ve siyasi kozu, güçlendirilmiş parlamenter sistemdir. Bu temel konu, aynı zamanda muhalefetin farklı kesimlerini bir araya getirip yaklaştıran, adeta siyasal bir tutkaldır. Ancak artık halk, seçmen, muhalefetten bu tanımdan ve söylemden daha fazlasını, daha ilerisini beklemektedir.

Kısacası, “güçlendirilmiş parlamenter sistem” yaklaşımı, artık yalnızca bir slogan olmaktan çıkarılmalı, altı doldurulup ete kemiğe büründürülmelidir. Halk, seçmen, muhalefet liderlerinden ve sözcülerinden bunu beklemektedir. Yeni dönemde Türkiye nasıl yönetilecektir? Parlamenter sisteme geçiş nasıl olacaktır? Yeni dönemin anayasası nasıl hazırlanacak; kurumları ve kuralları neler olacaktır? Muhalefet, artık daha netleştirilmiş politikalarla ve somut bir yol haritasıyla halkın önüne çıkmalıdır.

Ayrıca muhalefet, erken seçim konusunda da ortak bir tutum geliştirmelidir. Seçim konusundaki edilgenliği bir yana bırakıp, iktidarı seçime yöneltmeli ve zorlamalıdır. Bu konuda düşük profilli durumda kalınması, giderek muhalefetin aleyhine olmaktadır.

 

Muhalefet ülkeyi yönetmeye hazırlanmalı

Halk güven duyacağı ve ülkenin yönetimini güvenerek teslim edebileceği yeni arayışların içindedir. İşte bu aşamada, başta ana muhalefet Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) olmak üzere muhalefet partileri, ülkeyi yönetmeye hazır olduklarının güvenini halka vermeli ve bunu olabildiğince derinden vatandaşa hissettirmelidirler.

Bu sürecin ortak yol ve yöntemleri oluşturulmalı; yeni çözüm politikaları, eylem planları, çalışma grupları ortaklaşa hazırlanmalıdır. Bu bağlamda, ekonomi ve siyaset atölyeleri, iç ve dış politika enstitüleri, araştırma merkezleri kurulabilir. Türkiye’yi yönetecek kadrolar bugünden hazırlanabilir. Ayrıca, önümüzdeki süreçte, muhalefet partileri, ülkemizin ve dünyanın sıcak gündem konularında da ortak tavırlar almalı, birlikte duruşlar göstermeli ve ortaklaşa politikalar geliştirip sergilemelidirler.

Muhalefeti iktidara taşıyacak yol, ancak böylesi aktif ve kalıcı çabalarla hazırlanıp oluşturulabilir. Unutulmamalıdır ki, halkın gözü ve kulağı muhalefetin üzerindedir.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar
Website Security Test