Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Kişisel çıkar ve cehalet öldürür

6.11.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

“Büyük beyinler fikirleri, orta beyinler olayları, küçük beyinler ise kişileri konuşur” sözü H. Rickover’e ve biraz değişik kelimelerle Eeanor Roosevert’e atfediliyor. Bu bilgece saptamayı ülkemizin çözülmeyen sorunlarına veya anısı taze deprem konusuna uyarlarsak, “Deprem değil, kişisel çıkar uğruna yaşanan cehalet, kişisel çıkarını mutlaklaştıran yaklaşımlar öldürür” sözünü akla getiriyor. Zira ülkemizde büyük beyinlerin işlevi olan, sistemleri kurmak yerine; var olan kurum ve sistemleri de yazboz tahtasına çevirip, kişisel düşüncelerle ortadan kaldırıyoruz. Olayları konuşmak ise sadece, iş başa düşüp, iş işten geçtiğinde güncel oluyor. Ancak bir hafta sonra onu da unutuyoruz. Ya da gayretli kişiler sayesinde bir yasal düzenleme gelse bile uygulamasını aksatıyoruz. Sonuçta olayların akışı, kişilerin çıkar ve keyfiliğine, yani cehaletin, katı tutumuna meydanı bırakıyor. Türkiye’nin deprem konusundaki tutumu tam da budur.

Yeni fikirlerle sistemler kurmak, bunları kurumlaştırmak ve dahi değişen koşullar içinde yıkmak, yerine geliştirmek ve daha da iyileştirmek büyük beyinlerin işlevidir. Bunun için aklın ve bilimin yolundan giderek, sistem oluşturucu ilke, kural, yasa ve kurumların belirlenmesi ve bunların geçerliliği konusunda toplumda ortak değerlerin ve algının oluşması gerekir. Yani insanı hayvan olmaktan ayıran iki temel unsur olan aklının ve aklın ürünü olan bilimin devreye alınması ile ortak yaşamın gereği olan toplumsal değer sistemlerinin, yani insani evrensel değerlerin içselleştirilmiş olması gerekir. Zira Hayvanlarda genetik kalıplar dışında aklın kullanımı ve kendi dışındaki türdeşlerine ilişkin değerleri oluşmamıştır. Uygarlığın evrimi başarısı akıl ve erdemin birlikte etkinleştirilmesine ve etkin işlevselliğine bağlıdır. Sistem kurmak üst düzey kurmaylık ve bilimsellik gerektirir. Olayları yönetip yönlendirmek ise teknik bilgi ve ustalık gerektirir. Olayların yönetiminde ustalaşan beyinler, bu bilgi birikimi ile olayların temelindeki sistemsel bağlantıyı da keşfedebilirler. En sorunlu olan durum küçük beyinlerin cehaletidir. Bu cehalet kendi düşüncesini, kendi çıkarını ve konumunu mutlaklaştırmasından kaynaklanır. Adeta timsah beyni gibi sadece kendi mekan, yuva ve çıkarını, kaba kuvvet ile korunmasında görür. Kendi dışındakilerin varlığı onu ilgilendirmez.

Ne yazık ki ülkemizde, mekan organizasyonu, bölge planlaması, kent planlaması, kentsel yapılanma sağlıklı, etkin ve işlevsel sistemlere bağlanmadı. Bu boşluk, uzun süre her önüne gelenin yeterli teknik ve uzmanlık bilgisine sahip olmadan; rant ve çıkar için müteahhitliğe soyunduğu bir dönem ile çürük yapı stoku oluşumuna yol açtı. Bu nedenle, “deprem değil, bina öldürür” sonucu ile karşılaştık. Zira bu tür bina stokunun varlığı cehaletle beslenmiş kişisel çıkarların mutlaklaştırmasından kaynaklandı.

Türk siyaseti, Atatürk dönemi dışında, henüz etkin sistemlere dayalı çözümler üretme aşamasına ulaşamadı. Bu gün partilerimiz, sadece olayları, üstelik kişisel atışma düzeyinde ele alan bir görünüm sergilemektedir. Türk siyaseti tez elden, aklı ve erdemli üst insani değerleri, yani bilim ve evrensel insani değerlerin ışığında sistemler, kurumlar ve kapsamlı yaklaşımlar üreterek, kişisel çıkar ve cehalet çemberinden çıkmak zorundadır. Aksi durumda, yeterli düzeyde, etraflı, kapsamlı, bütüncül, akılcı ve bilimsel düşünülmeyen bir kentsel yenilenme olgusu bile, apartmansal dönüşüm olarak kalır. Sonuçta çarpık kentleşme, aşırı nüfus yığılması ve doğa dengelerinin bozulması tekrar baki kalır. İnsanları sağlıklı ve mutlu yaşatacak kentler ve kent sistemleri kurmak için üst düzey düşümce ürünü sistem kuran, insani değerleri üst düzeyde tutan bilimsel yaklaşımlarla, mutlaklaşmış kişisel çıkar ve cehaletin önünün kesilmesi gerekiyor. Bu görev büyük beyinlerin, yani liyakat ve başarı motifi içinde yetişmiş insan kaynaklarının daha etkin ve daha işlevsel değerlendirilmesi ile bir çözüme ulaşabilir.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Yazarlar

Günlük Burç Yorumları Aşk 2 Aralık 2020 Çarşamba. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Bir grup gencin Dünya ve Güneş'in dönüşü hakkındaki tartışması sosyal medyada yüksek etkileşim aldı. Videoda bazı gençler, Güneş'in Dünya'nın etrafında döndüğünü iddia...

Günlük Burç Yorumları Aşk 1 Aralık 2020 Salı. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları Aşk 30 Kasım 2020 Pazartesi. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Boris Johnson'ın, göreve geldiği 2019 aralık ayından bu yana ve özellikle pandemi boyunca, halkın gözüne girmek için elinden geleni yapmasına rağmen, etiğe aykırı kara...

Yazarlar
Website Security Test