Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Türkiye’nin Afrika’da temsili

13.11.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Afrika ticareti genelde Hindistan’ın elinde. Çin büyük bir atak yaptı. Çin, Afrika’nın oylarını ve limanlarını istiyor. Cibuti’de yarım milyar dolara bir Çin askeri limanı yapıldı ve Kızıldeniz Çin askerinin kontrolünde.

“Realpolitik” diye bir yaklaşım var.  Gerçekçi politika. Bütçe aynı ailenizin bütçesi gibi. Ailenizin bütçesi memleketin bütçesinden farklı değil. Akıllı harcama ve akılsız israf var.

Hindistan’ın Afrika’da bakkal ve tüccar yüzbinlerle temsilcisi var. Çin’in bilinçli bir dış politikası ve parası var.

Afrika’daki 1.5 milyar dolar civarındaki ticaretimizi biz Türkiye olarak nasıl arttırabiliriz?  Bu iki devin yanı sıra herhangi bir şansımız var mı?

Var.  Olanları ve olmayanları sayalım:  THY, kapı gibi birçok Avrupa metropolüne direk uçuyor. 45 Büyükelçiliğimiz var ve bilhassa Hanım Büyükelçilerimiz çok başarılı.

1.5 milyar dolar dış ticaretimizi arttırmak için bazı prensiplerde bir anlayış gerekiyor. Pazar boyutu kabaca 2.5 trilyon dolar olarak tahmin ediliyor!

Birincisi tabii ülkelerin iç işlerine doğrudan karışmamak. Ki, bu gerçekçi politikada olmadan olmaz.  İkincisi evin bütçesini hesap eder gibi bütçemizi hesaplamak. Bunun yolu da en etkili şekilde Ticaret Ataşelerimizden ve Fahri Konsolosluklardan geçiyor.

Örneğin İzmir’deki ABD Ticaret ataşesi yirmi küsur yıldır burada. Genelde ilişkiler kurmak yıllar alıyor.

Biz, Afrika’daki Ticaret Ataşelerimizi Türkçe bilen ve burada burs ile okumuş ülke vatandaşlarından seçebiliriz. Bu ataşeleri veya yardımcılarını onlarla yıl aynı görevde tutmak gibi bir politikada karar kılabiliriz. Biz ise mahrumiyet bölgesi maaşı vererek ki, bu daha etkili olacak; yerel insanlara vereceğimizin en az 5-6 misli para ödeyerek vatandaşlarımızı bu görevlere atıyoruz. Çile dolduruyorlar. Lisanı, kültürü bilmiyorlar, tam verimli olacak iken 4-5 yıl sonra geri çağırıp yenilerini atıyoruz. Bu politikanın değişmesi bile çok anlamlı bir adım olur. Türkiye on binlerle Afrikalı’ya burs veriyor. Bu insanlardan faydalanmak gerek. Bu da bilinçli, uzun vadeli bir gerçekçi politika ile olur.

İkinci önemli adım yerel başarılı iş insanlarına ve eğitimcilere Fahri konsolosluklar vermek. Ve nadir istisnalar hariç bu onuru ülkenin vatandaşlarına vermek. Biz kısmen Fransa ve Almanya’da bunu Türk kökenli “yerlilere” veriyoruz. Ülkenin “yerlilerine” vermek uzun vadede daha faydalı. Örneğin eski Sanayi Odası Başkanımız ve Güney Afrika Fahri Konsolosu Tamer Taşkın Afrika’ya gönül vermiş bir iş insanı. Onunla ve eski Dışişleri Müsteşarımız ve İtalya Büyükelçimiz Uğur Ziyal ile konuştuğumda isabetli Fahri Konsolos seçiminin ne kadar önemli olduğunu anlıyorum. .

Hintli tüccarlardan başka Afrika ülkelerinde bir de Lübnanlı Hıristiyan veya Müslüman tüccarlar var. Bu insanlardan da faydalanmak mümkün. Çünkü bu insanların ticaret için kolayca erişebilecekleri bir hinterlantları yok. Hatlar kurulur ve beslenirse bu yazılım yolu gerçekleşebilir. Bir eksiğimiz var: o da Eximbank’ın ismi var ama ticaretin artması için sanki bir özel sektör bankası daha faydalı olur ve Afrika’da bir bankamız yok. Yüzde otuz marj ile ticaret yapacak iken yüzde on bankalara, yüzde yirmi de diğer büyük eksiğimiz olan yerel gümrük vergisine gidince iş adamlarımızın eli kolu bağlanıyor. Bu iki eksiğe de haftaya değineceğim.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar
Website Security Test