Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Salgında kitlesel bulaşma ve imha süreci başladı!..

27.11.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Birinci “yalan” bitti, nihayet gerçeğe yakın vak’a sayıları açıklamaya başlandı.

Günde 30 bin vak’a!..

Ama hala “yalan”a devam…

Bakan Beyin, son dalgayla “çöken” sağlık sistemimizden ya haberi yok ya da “masal anlatmaya” devam ediyor.

*

Diyor ki;

İzmir’deki hastanelerde servis doluluk oranı yüzde 59.3..

Yoğun bakım doluluk oranı yüzde 76.6..

Solunum cihazı doluluk oranı ise yüzde 58.3..

İnanmayın!..

Yaşayanlar hiç de böyle anlatmıyor.

*

Hepimizin, İzmir’in çok yakından tanıdığı Ege Bölgesi Sanayi Odası Başkan Ender Yorgancılar’ı dinleyelim:

“Değerli arkadaşlarım, hafta sonu yaşadığımız talihsiz Covid olayı nedeniyle Kayınpederimi 3 günlük kısa bir sürede kaybettik...

Asıl söylemek istediğim şu... 

24 saat süre ile Ege Bölgesi’ndeki tüm hastanelerin yoğun bakım ünitelerini taradım.

Yoğun bakım ünitelerinin hepsi dolu.

45.sırada yedek olarak yoğun bakım sırasına girdik. Yani yoğun bakıma alınabilmek için başkalarının ölmesini bekledik!..

Çok acı ama Türkiye gerçeğini canlı olarak yaşadık!.

O nedenle bakanlık yetkililerinin söylediklerine sakın inanmayın!.

Durumun son derece ciddi olduğunu sakın göz ardı etmeyin. Benim bile kendime faydam olmayacak bu durumda.

Aman dikkat lütfen!..

*

Ey Koca Bakan, hani yoğun bakım doluluk oranı İzmir’de yüzde 76.6 idi.

Bu kentte Ender Yorgancılar gibi bir adam en yakın dostum, kayınpederine İzmir ve Ege Bölgesi’ndeki tüm yoğun bakım ünitelerinde bir yatak bulamıyor, eline “sıra” kağıdı tutuşturuluyorsa “sen orada hala niye oturuyor, halka “Nasrettin Hoca” masalları anlatmaya devam ediyorsun ki?

*

Korkutmak, panik yaratmak için söylemiyorum.

Ama haberiniz olsun;

Ölümcül virüs, bulaşıcılığından hiçbir şey kaybetmeden tam anlamıyla;

KİTSEL BULAŞMA VE İMHA dönemine geçti.

Bu sadece ülkemizde değil, tüm dünyada böyle.

 

İzmir ve Ege “alarm” veriyor

Salgın kontrolden çıktı. İzmir ve Ege’de tıpkı İtalya’daki gibi üzücü ama “hasta seçme” dönemi başladı.

Yani “gizli” “ötanazi(!)”

*

İZMİR:

Günlük 3 bin ile 3 bin 500 arasında vaka sayısı var. Yoğun bakım servisleri doldu. Hastalar sedye üzerinde ve yoğun bakım yataklarının boşalmasını bekliyor.

Pozitif vaka taşıyan ambulanslar hastaya hastane hastane dolaştırarak boş yatak arıyor. 

Bu dönemde artık “maske, mesafe, hijyen” demenin bu sorunu çözmediğini görmeliyiz.

Aile hekimleri de isyan halinde. Giderek artan sayıda pozitif ve temaslı olgu izlemine yetişemiyorlar.

*

MANİSA:

Durum çok kötü. Yoğun bakımlar dolmuş durumda. Şu anda kent genelinde günlük 1500 vaka tespit ediliyor. Artış engellenemiyor. Solunum cihazı yetersiz. 

*

DENİZLİ:

Eylül ayından sonra ciddi şekilde artış oldu. 5 bin civarında günlük test yapılıyor. Ortalama 2 bin pozitif vaka çıkıyor. Yoğun bakım üniteleri ve hastaneler doldu. İnsanlar yoğun bakım yataklarının boşalması için sıra bekliyor. İnşallah bu artış, İtalya’da olduğu gibi hasta seçimi yapmamıza neden olmaz. 

*

BALIKESİR:

Maalesef her geçen gün vaka sayıları katlanarak gidiyor. 2 ay önce test yapılan 100 kişiden 4’ü pozitif çıkıyordu. Şimdi ise bu sayı 6 katına çıktı. Günde, Balıkesir'de bine yakın pozitif vaka tespit ediliyor. 

*

AYDIN:

Ülke geneline bakıldığı zaman Aydın biraz daha iyi durumda. Aile hekimlerinin günlük takip ettiği vaka sayısı 3500’e ulaşıyor. Bunu da oranlarsak her gün 400 ile 500 arasında yeni pozitif vaka çıkıyor. 

*

MUĞLA:

Haziran ayı vaka sayılarına göre, 3 kat artış var. Kentte günlük vaka sayısı 400 ile 500 arasında değişiyor. Hastaneler tıkanmış ve dolmuş durumda. Artık hekimler vaka seçme pozisyonuna girdi. 

*

Durum ne yazık ki bu kadar vahim.

*

Bugün alınan önlemler ise komik!..

Hafta sonunda 10.00 – 20.00 saatleri dışında sokağa çıkma yasağı mesela.

Herkes bilir ki hafta sonlarında sokakların en kalabalık olduğu saatler 10.00 ile 20.00 saatleri arasıdır. Bunun dışındaki saatlerde sokağa çıkmayı yasaklamak işe yaramaz.

Ama bizim gerçeğimiz maalesef şu:

Önceliğimiz yaşatmak,yaşamak değil!..

 

Birini seçmek zorundasınız…

Bir arkadaşım paylaşmış.

Bugün önümüzde iki olasılık var.

Birini seçmek zorundasınız.

Bunlardan ilki;

Ya ayakta hafif geçiririz ya da hastanede. Ayakta geçirirsek mesele yok, hastaneye yatarsak;

*

İKİ OLASILIK VAR, ya tedavi olur taburcu ediliriz ya da yoğun bakıma alırlar. Tedavi olursak mesele yok, yoğun bakıma kaldırırlarsa;

*

İKİ OLASILIK VAR, ya kefeni yırtarız ya da ölürüz. Kefeni yırtarsak mesele yok, ama ölürsek…

*

İKİ OLASILIK VAR, mezarınızın üzerinden ya otlar çıkar ya da bir ağaç. Ot çıkarsa mesele yok, koyun keçi yer süt yapar peynir oluruz. Ağaç çıkarsa…

*

İKİ OLASILIK VAR, ya çınar çıkar ya da meşe.  Çınar çıkarsa mesele yok uzun yıllar yaşar gideriz, meşe çıkarsa…

*

İKİ OLASILIK VAR, uzun yaşar anıt ağaç oluruz ya da keserler. Anıt ağaç olursak mesele yok, keserlerse…

*

İKİ OLASILIK VAR ya kereste yaparlar ya da kağıt. Kereste yaparlarsa mesele yok, kağıt yaparlarsa…

*

İKİ OLASILIK VAR, ya kitap kağıdı oluruz ya da tuvalet. Kitap kağıdı olursak mesele yok. Tuvalet kağıdı olursak…

İşte o zaman b.ku yedik!..

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar
Website Security Test