Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Corona günlerinde Nice keyfi

4.12.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

İnsan, şayet imkanı varsa, işyerinin, konutunun, aile çevresinin bulunduğu yerin dışında başka kentleri de mekan bellemeli, bambaşka hayatları da yaşamalı. Öylesine zenginleşiyor ki ruhunuz, göz zevkiniz, damak tadınız, dost çeşniniz, kısacası hayatınız.

Londra, Büyükada, Çeşme ve Karaburun’da düzenli duraklamalarımız dışında 1991-2005 arası neredeyse 15 yıl yaşadığım Fransa’da da kendime bir yer edinmek istedim hep.

Önce, Normandiya’nın Honfleur balıkçı kasabasını seçtim. Hafta sonu aile boyu doğa, deniz, mutfak, yürüyüş, sanat kaçamağı arayan Parizyenler için arabayla iki saat mesafede ideal bir melce idi Honfleur. Paris’ten gitmek kolay ama şimdi yaşamakta olduğumuz Londra’dan kısa süreli dinlenceler için oraya kaçmak yıllar geçtikçe cazibesini yitirmeye başladı.

Ulaşım zorluğu nedeniyle seyahat aralığı uzamaya başlayınca bu yaz radikal bir kararla Honfleur’deki evi elden çıkartıp Londra’dan 2 saatten az uçuş ile erişmenin mümkün olduğu Nice’de küçük bir daireye göçtük.

Paris’ten sonra en çok ziyaret edilen ikinci kent. Hem Provence’a yakın, hem İspanya’ya, İtalya’ya, İsviçre’ye birkaç saatte ulaşabileceğiniz bir yer, hem de 20 dakika ötedeki havalimanından İstanbul dahil dünyanın her köşesine uçabiliyorsunuz.

En sevdiğim özelliklerinden birisi, İtalyan ve Fransız havasını teneffüs ediyor, mutfağını tadıyor, mimarisini hayranlıkla inceliyor, plajlarında güneşliyor, yüzüyorsunuz. İngiliz ve Rus etkisi de tarihi geçmişi dolayısıyla hissediliyor. Yani, aynı anda tek bir kentte birçok ülkeyi yaşıyorsunuz.

Dahası, Cannes, Saint Tropez, Saint Jean Cap Ferrat ve Monaco gibi burnu havada züppe bir kent değil. Her daim hareketli, yılın 12 ayı yaşanabilecek, çeşnisi bol, nisbeten mütevazı bir yaşam alanı. Ne arıyorsanız var her zevke uygun.

***

Tarihte de hep hareketli olagelmiş

1451’de Nice’de doğan Kristof Kolomb da çekip gitmiş bu kentten. Deniz çağırmış, kent tutmuş ve Kolomb alıp başını Akdeniz’e açılmış.  Rotası onu taa Amerika’ya kadar götürüp Yeni Dünya’nın kâşifi yapmış.

Mitolojideki sırenlerin dayanılmaz ve karşı konulmaz sesiyle çağırıyor insanı bu kent. 2008 Edebiyat Nobelinin sahibi Jean Marie Gustave Le Clèzio 1940’da Nice’de doğmuş. O da çağrıya direnememiş. Yazma ve yaşama yolculuğuna karşı kıyı Afrika’dan başlamış Nijerya’ya kadar ulaşmış. Kitaplarının adları bile Cote d’Azur’dan yola çıktığını, onun bir deniz insanı olduğunu belli ediyor: Göçmen Yıldız, Altın Balık, Okyanus Kokusu, Angoli Mala, Tutanak.

En az üç yüz yıldır zengin, bakımlı ve korunmuş kent. Hitler’in SS’leri bile pek zarar verememiş bu Akdenizli kente. Varşova’da, Petersburg’da yaptıkları gibi topa tutmamış, ama insanlara acımamış. Le Clézio,  2. Dünya Savaşında bu bölgede yaşananları,  Almanların ve kara gömlekli İtalyanların kent halkına zulmünü romanlaştırıyor.

Nice, çok ünlü bir kadının, antik Yunan’ın zafer tanrıçası Nike’nin adını taşıyor. Hani Louvre’un giriş merdivenlerinde duran, uçuşan elbiseli ve tek kanatlı mermer kızın kenti burası.

Kentin meydanındaki heykeller her türlü çağrışıma açık. Nedense hepsi de erkek olan sekiz pleksiglas heykel; elleri dizlerinde,  yüksek sütunların üzerinde oturuyorlar. Bu heykel adamlar, hava kararınca renklenmeye ve renk değiştirmeye başlıyorlar. Kan kırmızısından ustura yeşiline, keskin maviden kahverengine dönüşüp duruyorlar.

Adını General Jean Medecin’den alan eczanelerle dolu Medecin sokağının ünlü Medici ailesi ile bir ilgisi var mı bilmiyorum; onlar güney İtalya’da Floransa’da yaşamış, sanatın ve edebiyatın koruyucusu olmuş hakiki burjuva soylu bir aile, ama Floransa’yı dantel dantel işleyen bu Medicilerin Fransa sarayı ile de sıkı bir akrabalıkları var.

Yol boyunca karşımıza çıkan köylerden birinin adı Barbarosso. Kanuni Sultan Süleyman’ın Kaptan-ı Derya’sı Barbaros Hayrettin’e atfen olabilir mi acaba diye düşündürüyor. Barbaros Hayrettin Paşa, 1543’te Nice’i de katmış fethedilmiş kentler listesine. Türk edebiyatının ilk otobiyografisi sayılan ve kendi söyleyip Seyid Murad’a yazdırdığı “Gazavat-ı Hayrettin Paşa” adli kitabında Nice gazavatını tatlı tatlı anlatıyor.

Dahası, kentin Doğu Yakası Mezarlığı’nda 1924’de ülke dışına çıkarılan Osmanlı hanedanının sabık reisi Sultan Abdülhamit’in torunu Orhan Osmanoğlu ebedi istirahatgahı da var.

***

Nice’deki yeni küçük dairemizi döşemek için bir haftalığına gitmiştik, ama o kadar keyif aldık ki dönüş biletimizi iptal ettik, uzattık kalışımızı iki ay daha.

4 km uzunluğundaki Promenade des Anglais kentin palmiye ağaçları ile süslü en popüler caddesi. Neredeyse havaalanına kadar uzanıyor, yolun kıyısında onlarca halk plajı ve lokantalar dizili şekilde. Akşamları yürüyüş çok keyifli her 200 metrede bir canlı sokak müziği dinleyerek. Öğle saatlerinde o bunaltıcı sıcağı kırmak için tepeden üzerinize ince ince şu püskürtülüyor.

Vieux (eski) Nice hiç istisnasız her akşam uğrak yerim. Cafeler, dükkanlar, sanat galerileri, Provence baharatları, çiçek pazarı, lokantalar, parfümcüler.

Bizim dairenin bulunduğu binanın hemen alt caddesindeki, köşedeki Negresco’ya yakın Musée Masséna girdikten sonra bir daha terk etmek istemeyeceğiniz bir hazine. 15.000’den fazla tarihi eser sergileniyor. Çıkışta hediyelik eşya dükkanına uğramadan ayrılmayın.

Musée National Marc Chagall dışarıdan bakıldığında sıradan binalar gibi duruyor ama içerisinde büyük hazinelere ev sahipliği yapıyor. Kitab-ı Mukaddes’ten Genesis (Yaradılış) yani sıra Exodüs (Yahudilerin Mısır’dan çıkışı) temalarını barından 12 devasa tabloyu görüyorsunuz. Marc Chagall’in kendisine ait eserlerin en büyük koleksiyonu burada.

Rus mafyası Nice’de hala etkin ama kara para aklanmasına karşı mücadele yoğunlaşınca oligarkların çoğu kaçmışlar bir zamanlar hükmettikleri bu kentten başka daha gevşek ülkelere. Kumarhane ve lüks mekanlarda onların çocuklarını yine de tek tük görüyorsunuz.

Akşamları “nereye gideyim” diye düşünüyorsanız rastgele bir yerlere takılmamak için Galerie Lafayette’nin hemen arkasındaki harika yerel pub Le Kosma (8 Rue Sacha Guitry, 06000) ile Cave Wilson (16 Rue Gübernatıs, 06000) tavsiye olunur.

Bir de sırasıyla Nice’in etrafındaki şu kentleri gezmeden sakin ayrılmayın: Saint Paul de Vence,  Vallauris, Cannes, Menton, Antibes, Saint Tropez, Grasse, Fayence, Mougins.

Ben orada olursam haber verin size bir kadeh buzlu pembe şarap ısmarlayayım.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Yazarlar

Günlük Burç Yorumları 21 Ocak 2021 Perşembe. Astrolojik Burç Yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları 20 Ocak 2021 Çarşamba. Astrolojik burç yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları 19 Ocak 2021 Salı. Astrolojik burç yorumları.

Günlük Burç Yorumları 18 Ocak 2021 Pazartesi. Astrolojik Burç Yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları 16 Ocak 2021 Cumartesi. Astroloji Burç Yükselenleri.

Yazarlar
Website Security Test