Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Kemal, Kemal olalı hiç böyle kendini aşmamıştı!..

11.12.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Hiç kuşkum yok; belki de siyasi hayatının en iyi konuşmasını yaptı.

Hem içerik, hem üslup, hem Türkçe, hem de çok net anlaşılır biçimde…

Uzun süredir CHP’yi izleyen herkes gibi, ilk seçimlerde parlamenter sisteme ve Cumhuriyet ayarlarına dönülmesi umudumu yitirmiş, karamsarlığa bürünmüştüm.

Millet İttifakı’nın ana omurgası olan CHP’nin ülkenin bugün içinde bulunduğu acıklı durumunda bile yeteriz kaldığı herkes tarafından tescillenen bu partiyle…

Bu sefer de olmayacak; diyordum!..

*

Taaaaa ki CHP liderinin Meclis'teki bütçe görüşmelerinde yaptığı konuşmaya kadar…

Kemal, Kemal olalı kendini aştı.

Sanki bambaşka bir Kılıçdaroğlu kürsüdeydi.

Her lafı ıskalamadan gediğine oturttu.

Ne takıldı, ne tekledi, ne dili sürçtü, ne de tutukluk yaşadı.

Kemal Bey konuşmasında ilk kez, halka dokunan, kolay anlaşılır ve iktidarı çok sıkı sorgulayan açıklamalar yaptı. 

Bayıldım…

İktidarın hazine kaynaklarını, vatandaşa, işçiye, memura, emekliye, esnafa değil, ihalelerin çoğunu alan 5 şirkete akıttığı cümlesi, muhalefet sıralarından büyük alkış aldı.

Devamında; iktidara geldiklerinden bu 5 şirkete verilen altyapı yatırımlarını kamulaştıracakları cümlesi, alkışlara tavan yaptırdı.

*

İktidar milletvekilleri baktılar ki durum kötüye gidiyor, laf atmalar başladı.

Kılıçdaroğlu, AK Parti milletvekillerinin, insicamını bozmalarına izin vermedi. 

"Aday ol" , "aday ol" şeklinde laf atan AK Parti milletvekillerine "benim aday olup olmayacağımı size kim söyledi" karşılığını verdi.

Hepsi bu kadar. 

Ama iktidar sözcüleri Kılıçdaroğlu'nun bu yanıtına “denize düşen yılana sarılırmış” derler ya; üzerine atlayıp "cumhurbaşkanlığına aday olacak" şeklinde yorumlarla gündem değiştirmeye, CHP Liderinin başarısını gölgelemeye çalıştılar.

Bu yorumlar, aceleci, erken yorumlardır.  

Çünkü bugün itibariyle Kılıçdaroğlu'nun asla böyle bir kararı yok.

 

Tesadüf olabilir mi?

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın, 3 katrilyon lira tuttuğunu söylediği 40 dosyayı açıklaması ve savcılığa sevk etmesi…

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun 15 milyon tutarında, belediyeyi zarara uğratan bir dosyayı savcılığa vermesi…

Ve Kılıçdaroğlu’nun Meclis’te yaptığı olağanüstü konuşmasının aynı güne denk gelmesi tesadüf olabilir mi?

Sanmıyorum…

Bu girişimler, CHP'nin iktidara karşı bir atağa kalktığının göstergesidir.

Sanırım bundan böyle, savunma yapan değil hesap soran bir CHP izleyeceğiz.

 

Deli Dumrul benzetmesi

CHP lideri, köprüden geçenden 1 lira geçmeyenden 2 lira alan Deli Dumrul gibi iktidarın da köprüden geçmeyenden, havaalanını kullanmayandan para alıp 5 şirkete ödemesini eleştirdi, yerden yere vurdu ve iktidarlarında bu uygulamaya son vereceklerini ilan etti.

*

Kılıçdaroğlu, Merkez Bankası'nın sattığı 128 milyar doların kimlere satıldığının, Merkez Bankası'nın rezervlerinin eksi 47 milyar dolara düşmesinin de hesabını sordu. 

*

Tank Palet Fabrikası'nın işletmesinin Katar ortağı olan şirkete 25 yıllığına kiralanmasını sorguladı ve "Tank nerede?" diye sordu.

*

Çöpten yiyecek toplayarak çocuklarını doyurmaya çalışan insanlardan, kağıt toplayıcılarından söz etti ve iktidarlarında bunlara son vereceklerini, insanların bu duruma düşmeyeceğini söyledi. 

*

Sağlık çalışanlarına bir maaş ikramiye verilmesini önerdi.

*

Çiftçinin devletten alacaklarının ödenmesini istedi. 

*

Salgın nedeniyle zor duruma düşen, kepenk kapatan esnafa karşılıksız kaynak aktarılmasını istedi.

*

Özetlersek CHP’nin izleyeceği yol Meclis’teki bütçe konuşmasında Kılıçdaroğlu tarafından netleştirildi:

-İktidara gelindiğinde önceki iktidardan hesap sorulacak.

-Tek adam rejiminden, güçlü bir parlamenter sisteme geçilecek. Gerekirse bunun için Anayasa değişikliği yapılacak.

-Ülke tek imzalı kararnamelerle değil, Meclis’ten geçecek yasalarla yönetilecek.

-Ekonomi politikasını, dolayısıyla kaynakların kullanılmasında tercihler acil olarak değiştirilecek.

-Devlet sırrı” denilerek hiçbir şey gizlenmeyecek. Kamu kurumları denetime açık olacak.

-Asgari ücreti yükseltip vergi dışında bırakacak, gelir dağılımındaki uçurum ortadan kaldırılacak.

 

Vallahi mümkün değil?

Ya biz kafayı yedik, tımarhanedeyiz.

Ya gözlerimiz kör görmüyoruz.

Ya kulaklarımız sağır, duymuyoruz.

Ya da yaşamıyoruz, ölüyüz!..

*

TUİK enflasyonda, işsizlik rakamlarıyla bizi bu hal getirdi.

İşte kafayı yediren o açıklama:

Kayıtlı işsiz sayısı, Kasım ayında bir önceki aya göre yüzde 2.2, yıllık bazda ise yüzde 25,4 azaldı!..

İşsizlik azalmış, duydunuz mu(!)

*

Önümde, DİSK Araştırma Merkezi'nin (DİSK-AR) Kasım 2020 İşsizlik ve İstihdam Raporu var. Rapora göre, geniş tanımlı işsiz sayısı 4 milyon falan değil, tam 9,6 milyon!..

İstihdam ise 975 bin azalmış!..

 

*

Hadi gelin biraz kafa bulalım, bir fıkra ile noktalayalım:

Bir gün Pamuk Prenses, Süpermen ve Pinokyo yürüyüşe çıkmışlar..

Yürürken bir tabela görmüşler.

"Dünyanın En Güzel Kadını" Yarışması yazıyormuş üstünde.

- Bu yarışmaya katılıyorum, demiş Pamuk Prenses..

Yarım saat sonra arkadaşlarının yanına dönmüş birinci oldum, demiş.

 

*

Yürüyüşlerine devam ederken bir tabela daha. "Dünyanın En Güçlü Adamı Yarışması" yazıyormuş üstünde.

­Ben de bu yarışmaya katılıyorum, demiş Süpermen.

Yarım saat sonra dönmüş. Nasıl geçti? diye sormuşlar.

Şüpheniz mi vardı? demiş Süpermen.

 

*

Yürüyüşlerine devam ederken önlerine bir tabela daha çıkmış.

"Dünyanın En Yalancı İnsanı" Yarışması yazıyormuş üstünde.

-Ben de bu yarışmaya katılıyorum, demiş Pinokyo.

Yarım saat sonra arkadaşlarının yanına gözyaşları içinde dönen Pinokyo'ya sormuş Süpermen ve Pamuk Prenses.

- Ne oldu?

Pinokyo hıçkırarak mırıldanmış:

-Kim lan bu TUİK?

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar
Website Security Test