Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Yaptırım girdabında ekonomi

11.12.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Türkiye hem AB’nin hem de ABD’nin yaptırım tehditleri girdabında sıkışmış bulunuyor. Her ne kadar Trump Türkiye’ye yaptırım içeren yasayı veto edeceğini açıklasa da bu tehdidin Biden döneminde yeniden gündeme gelme riski yüksek. Biden’ın Suriye ve Irak politikasında Türkiye’yi sıkıştırmak için bu tehdidi kullanma riski daha güçlü gözüküyor. Zira Biden’ın Başkan yardımcılığı döneminde görüştüğü Baba Barzani’nin “Bir Kürt Devletinin kuruluşunu ben yaşamımda görebilecek miyim?” sorusuna verdiği cevabı medyadan hatırlıyorum: “göreceksin, göreceksin”.Böylesi bir gelişme Türkiye için en büyük tehdit iken, AKP döneminin Orta Doğu Politikası, siyasi İslam ideolojisine yakın tercihler nedeniyle geleneksel çizgisinden saptı. ABD’nin Orta Doğuda İsrail’i asla yalnız bırakmayacağı gerçeğine rağmen, geleneksel “ Yurtta Barış, Dünyada Barış” yaklaşımımız terk edilerek İsrail ile ilişkilerimiz bozuldu. Suriye’de yanlış Strateji uygulandı. ABD’nin “harita değiştirme” yaklaşımına karşı bölgedeki taraf ülkelerle işbirliği yerine, çatışma ve savaşta taraf oldu. Bu gün Katar dışında tüm bölge ülkeleri ile sorunlu bir ilişkiye sahibiz. Bölgede yaşanan göç ve savaşın ekonomik yükünü Suriye’den sonra en çok yaşayan Türkiye oluyor.

AB’nin Ambargo tehdidinin asıl nedeni Doğu Akdeniz kaynakları üzerine yoğunlaşan restleşmelere dayanıyor. Hal böyle iken, Türkiye’nin bölge ülkeleri olan en başta Mısır, Suriye, Suudi Arabistan, körfez ülkeleri ve İsrail ile ilişkilerin en kötü dönemini yaşıyor. Bu nedenle söz konusu bu ülkeler bölgede pay kapma yarışında olan Yunanistan ve Güney Kıbrıs’ın kucağına ve işbirliğine itilmiş bulunuyor. Bütün bu gelişmelerde Vizyonsuzluk ve geleneksel dış politika ilkelerinden uzaklaşmamızın eksiklikleri görülüyor. Böylesi bir ortamda AB, kendi üyesi olan Yunan ve Güney Kıbrıs’ın tezlerine mi yakın olacaktır; yoksa 60 yıllık ilişkilerde diyalog ve işbirliği yerine en zayıf ve gerilimli ilişki yaşadığı Türkiye’nin yanında mı olacaktır. Bu gerilimli ilişkilerinin odağında bir yanında göçmen baskısı ve diğer yandan, kültür olarak, politik sistem olarak, dış politika yaklaşımları olarak giderek kendini son on yıldır, Batı Uygarlığı yerine, “Ortadoğu iklim rotasına” taşıyan bir yönetim anlayışı yer alıyor. Son bir aydır Türkiye’nin yerinin ve rotasının Batı Uygarlığı ve Avrupa olduğu açıklaması ne kadar inandırıcı olacaktır? Bütün bunlara karşın Türkiye’nin bulunduğu jeo-stratejik konum Avrupa için hayati öneme sahiptir. AB’nin aklıselim düşünen bir kesimi bunun farkındadır. Ancak yaşanan karşılıklı gerilim söylemleri ve iç siyasete dönük algı yönetimi yüzünden ilişkiler karşılıklı güvenden yoksun, limoni bir burukluk içindedir. Bu nedenle hem iki üyesini tatmin etmek, hem de yaşanan gerilimlere cevap olarak, yumuşatılmış da olsa, AB tarafından bir yaptırım gelmesi söz konusudur. Ancak böylesi bir uygulamanın bu günkü iç siyaset ortamında, aradaki güveni daha da germe noktasında işlev göreceği her iki taraf açısından da bilinmelidir.

AB’nin yaptırım kararı Türk kamuoyunda, “60 yıldır iki yüzlü davranan AB’nin” Türkiye’ye karşı yeni bir “kültürel düşmanlığı” olarak algılanacaktır. Alınacak bir yaptırım kararı, her iki ülkenin ekonomik ilişkilerine güçlü olarak yansıyacaktır. AB dış ticaretinde Türkiye’nin payı görece daha düşük olmakla birlikte, özellikle Almanya için 85 milyonluk önemli bir pazardır. Ayrıca AB’de yaşayan Türkler ve Türkiye açısından, yine “kültürel düşmanlık” olarak algılanacaktır. Türkiye ekonomisi açısından uygulanacak bir ambargo daha çok can sıkıcı olacaktır. Zira Türkiye’nin ihracatında AB’nin payı yüzde 42 gibi yüksek bir orana sahiptir. İthalatımızda ise AB’nin payı yüzde 32-33 dolayındadır. Türk lirasının yüzde 30 yakın değer kaybına rağmen son aylarda ihracatımızda azalma eğilimi, ancak ithalatımızda artış söz konusudur. Ürünlerimizin ucuzlamasına ve yakın Pazar olmamıza rağmen ihracatımızdaki daralma, yaptırım yüzünden daha da daralacaktır. Doğal olarak getirilecek yaptırımların hangi ürün, sektör, kişi ve kurumla ilgili olacağı etki açısından belirleyici olacaktır. Ekonomide kötü bir dönemi ve Pandemide ikinci dalgayı sert bir şekilde yaşayan ülkemiz ekonomisi, hem de döviz kaynakları kurumuşken yeni ve ciddi bir baş ağrısı ile yüz yüze kalacaktır.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Yazarlar

Günlük Burç Yorumları 6 Mart 2021 Cumartesi. Aşk. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Gazeteci yazar Murat Kışlalı, GÖZLEM’in ülke gündemindeki olay ve gelişmelerle ilgili sorularını cevapladı. Kışlalı, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “İnadına yapacağız” dediğ...

Yazarlar
Website Security Test