Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Çevre Bakanlığına mesajımdır; Deprem Hasarı Raporları korkutuyor!..

25.12.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Evet, çok açıkça ifade ediyor ve yazıyorum ki, “Deprem Hasarı Raporları” konusunda “Endişem var, şüphem var” ; bu sebeple “inanamıyor” ve de korkuyorum!..

Karşıyaka Mavişehir’de “kirada” 13 katlı iki büyük bloktan oluşan bir sitede (Atakent) oturuyoruz. En alttaki dükkânlar dâhil yaklaşık 100 birimlik bir site…

6.9’luk deprem sonrasında “Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ilgililerinin gelip” de, “Orta hasar” raporu verdiği bir site!..

“Orta hasar” demek; “güçlendirilme yapılmadan oturulamayacak mesken” demek!..

Bunun üzerine “oturmamaya başladık”; rapora “bazı birimlerin sahipleri itiraz ettiler; “güçlendirme ‘pahalı’ gelmiş olacak”, bunun üzerine “bir heyet” daha geldi; 3 saat süren inceleme yaptılar ve “Orta Hasarı, Hafif Hasar’a çevirdiler”; yöneticilere, “Oturanlara söyleyebilirsiniz, oturabilirler” dediler, “Yazılı resmi raporun bir ay içinde gönderileceğini” söylediler.

Yöneticiler de “Bu değişikliği, ‘Oturulabilir’ ibaresi ile” yazılı olarak sitenin kapılarına astılar.

Ama, çoğunlukta “endişe bitmedi”; doğal olarak bizde de…

13 katlı 100 birimlik koca bir kitlede, “3 saatlik gözlem ile” rapor “Orta’dan, Hafif’e” nasıl değişebilirdi?..

Kolonların hepsi, beton ve demirlerin incelemesi, temellerin durumu, “laboratuvarlara uzanmadan” ellemekle, “gözle bakmakla” tanımlanabilir ve “kesin bir karar” verilebilir miydi?..

Sanıyorum bu “sözlü karara da itirazlar oldu”; yeniden bir heyetin beklendiğini duyduk. Şu ana kadar gelen giden olmadı.

“Kiracı olduğumuzdan” sürece doğrudan karışamıyor, ama “oturmadığımız birimin kirasını ödemeye” devam ediyoruz.

“Buradan bir bilene, Çevre Bakanlığı’nın “bu konudaki ilgili ve yetkililerine” sormak bir TC vatandaşı olarak hakkım:

Bu anlattığım tablo, “sizin oturduğunuz bina için” olsa, “Bu bina sağlam; gönül rahatlığı ile oturabilir, ailemi de oturtabilirim” diyebilir misiniz?..

Bu sorulara “tatmin edici” bir cevap beklemek hakkımız da var, sanırım!..

 

Sözün Özü

Meclis’te “Diyanet İşleri Başkanlığı bütçesinin görüşülmesinde”  muhalefet milletvekillerinin “İsraf var” şeklindeki eleştirilerine cevap, MHP’li bir milletvekili tarafından verilmiş.

“Yaşar Yıldırım” adlı Milletvekili, sadece “eleştiren” muhalefet milletvekillerini değil, “Diyanet İşleri Başkanlığı’nı eleştiren” herkes için demiş ki; “Bu kadar Haçlı üzerimize gelirken, bu Haçlılar ile mücadelede en önemli kurum olan Diyanet'in eleştirilmesi Haçlılara yardımdır, Haçlılar’a destektir.”

Bu zata, Diyanet İşleri Başkanlığı  Yayınlarından yayınlanan ve “ikinci baskısı” 1018’de yapılan “İSRAF / Dengeyi ve Ölçüyü Kaybetmek” adlı kitabı okumasını tavsiye ederim; söyledikleri için yüzü kızaracaktır!..

 

İnternet’ten “esen” rüzgarlar!..

Tıp adamı, astronom, yazar ve filozof İbn-i Sina, (Avrupalıların deyişi ile ‘Avicenna’) Özbekistan’da Buhara yakınlarındaki Efşene köyünde 980 yılında dünyaya gelmiş ve İran’ın Hamedan şehrinde 1037 tarihinde vefat etmiştir. İslam'ın “Dünya aydınlanması” Altın Çağı'nın öncülerindendir. “Erken tıbbın (Polimat / Polimetrik) babası” olarak kabul edilir.

 

*****

 

Ve… İbni Sina deneyi; KUZU; “Korku + Stres = Ölüm!..”

İbni Sina, iki Kuzuyu ayrı kafeslere koyar. Kuzular aynı yaşta, aynı kiloda, aynı cinstir ve aynı yemle beslenir. Tüm yaşama şartları eşittir. Ne var ki, İbni Sina, kuzuların birinin kafesinin yanındaki kafese bir Kurt koyar. Bu kurdu, iki Kuzudan sadece biri görebilmektedir.

Aylar sonra Kurdu gören Kuzu, huysuzlaşır, huzursuzlaşır, yavaş yavaş yemeden içmeden kesilir, zayıf ve çelimsiz duruma düşler ve ölür.

Kurt, Kuzuya hiçbirşey yapmamıştır ana Kuzu, yaşadığı korku ve stres yüzünden ölmüştür.

Kurdu görmeyen Kuzu ıse, huzurlu bir hayat sürmektedir, besili ve sağlıklıdır.

İbni Sina’nın bu deneyi, “zihnsel etkinin, sağlık ve bünye, üzerindeki olumlu ya da olumsuz etkilerini ortaya koymuştur.

Gereksiz kaygı, korku, endişe ve stresin, insan bünyesine verdiği zararı, hiçbir şey veremez.

Bu Pandemi salgını günlerinde bilgi kirliliğinden, gereksiz kaygı, korku, endişe, stres ve panikten uzak durarak kendinize ve etrafınızdakilere iyilik yapın. Sağlıklı ve mutlu günler…

Ve de sağlıklı, huzurlu ve mutlu bir yeni yıl dileklerimizle…

 

Şair Eşref Şayet Yaşasaydı… Ne yazardı?..

Monşerler…

“Büyükelçi” denilince, şahsımın çocukluğunda,

Devlet demekti anlardık; onların gölgesi bile…

Yeni Türkiye’de artık, Mülkiyeli yokluğunda

Bu meydanın “kıyakelçi”,  oldu hergelesi bile…

“Pembe incili kaftan”la, büyüdü o “Monşerler”

Ve herbiri en azından, iki lisan konuşurlar

Hep ayakta karşılanır ve her yere yakışırlar

İtimat mektubu sundu; elin beslemesi bile

Hariciye mesleğinin, altı üstündedir imdâd !

Ayakların baş olması sebebiyledir bu feryâd

Endişem odur ki bir gün; bunların elinde heyhât !

“Casus belli” sayılacak, “modus vivendi”si bile (*)

(*) casus belli: savaş sebebi / modus vivendi: geçici anlaşma

Nihat Demirkol

 

Erdem ve… Politika…

İnsan, politikanın ana malzemesi, gayesi ve amacıdır. Politika, insanın mutlu, huzurlu ve güvenli ortamda yaşamasının uğraşındadır. İnsan ise sadece ve yalnız insan kişiliği ile saygındır.       Ali Naili Erdem

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Yazarlar

Günlük Burç Yorumları 3 Mart 2021 Çarşamba. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları Aşk 2 Mart 2021 Salı. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları Aşk 1 Mart 2021 Pazartesi. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları 28 Şubat 2021 Pazar. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Yazarlar
Website Security Test