Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Yılın ilk enflasyon raporu ve şahin duruşlu merkez bankamız

30.1.2021
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

TCMB’nin yeni başkanı Sn. Naci Ağbal kendisinin ve yılın ilk “enflasyon raporu”nun sunumunu gerçekleştirdi. Sunumun kısa bir özetine geçmeden önce yeni başkanın sunumunu gayet başarılı bulduğumuzu belirtelim. Son dönem Merkez Bankası başkanlarından farklı bir profil çiziyor. Para politikasında “şahin” duruşun “uzun müddet” devam edeceği anlaşılıyor. Bu güven ortamı devam ettiği sürece Türk Lirası varlıklar daha da değerlenecektir. Sunum, bazı ekonomistlerin ifade ettiği gibi adeta “para politikası dersi” niteliğindeydi. Başkanın iletişim konusunda izlediği doğru yol devam ediyor. Sorumluluk sahibi bir başkan tavrı sergiliyor. Enflasyon raporunu kısaca şöyle özetlemek mümkün. “Güçlü kredi desteğiyle iktisadi faaliyet 2020/3 çeyreğinde iç talep kaynaklı toparlandı. Veri akışları dördüncü çeyrekte de bu durumun devam ettiğini gösteriyor. Salgının belirsizlik niteliği azalmakla hizmetler sektöründeki sorunlarda azalma yok. Yüksek kredi büyümesi kaynaklı güçlü iç talebin cari işlemler ve enflasyon üzerindeki olumsuz etkileri devam etmekte. Döviz geçişkenliği başta olmak üzere uluslararası gıda ve enflasyon fiyatlarındaki yükselişler, beklenti ile fiyatlamalarda ve yayılım endekslerindeki bozulmalar halen önemini koruyor. Güçlü parasal sıkılaştırmayla talep ve maliyet unsurlarının kademeli olarak zayıflama öngörüsü mevcut. TCMB’nin Kasım ayından itibaren izlediği “fiyat istikrarı odaklı para politikası” iç ve dış piyasalara olumlu olarak yansıdı. Önümüzdeki dönemde de para politikası orta vadeli enflasyon hedefine (yüzde5) kademeli olarak yansıyacak şekilde oluşturulacaktır.

Bazı sektörlerdeki arz kısıntıları fiyatlar üzerinde baskı yaratıyor. Halen enflasyon tahmininde yukarı riskler bulunuyor. Orta vadeli yüzde 5 enflasyon hedefine 2023 yılında ulaşılması hedefleniyor. Bu hedefe varıncaya kadar gerçekleşen/beklenen enflasyon oranı patikası ile para politikası faiz oranı patikası arasındaki düzey güçlü bir dezenflasyonist denge gözetilerek oluşturulacak ve bu denge sürekli korunacaktır. 2021 TÜFE beklentisi tahminini yüzde 9.4 olarak korundu. 2022 için yüzde 7, 2023 için yüzde 5 düzeyi tahmin ediliyor. Çıktı açığı enflasyonist seviyelere erişti. 2021’in ilk çeyreğindeki yavaşlama ile çıktı açığı orta vadeli ortalamalara geliyor. Gelişmeler kur kaynaklı etkilerin azaldığını gösteriyor. Gıda ve petrol fiyatları tahmini yukarı doğru güncellendi. Veriler işaret edecek olursa ilave sıkılaştırma gelebilir. Faiz indirimi politikasına inmek için henüz erken”.

Bugünkü rapor son dönemde açıklanan en güzel rapor. Tutarlı ve dengeli bir içeriği var. Faiz indiriminde acele edilmeyeceği önemli. Kredi büyümesi ve parasal genişleme ile cari açık, enflasyon ve döviz-kur istikrarının nasıl bozulduğu açıkça ortaya konuldu. Amaç enflasyon beklentilerindeki bozulmaları düzeltmek ve düşmekte olan risk primini de daha aşağılara çekmek. Böylelikle uzun vadeli faizlerin indirilmesini sağlayarak finansal istikrara ve öngörülebilirliğe katkı vermek. Sn. Başkanın vurguladığı gibi “fiyat istikrarını tesis ettiğimizde başta büyüme olmak üzere makroekonomik göstergelerdeki iyileşmeler istikrara kavuşacak ve böylece ters para ikamesiyle TL değerlenecek, öngörülebilirlik artacak, fiyatlama ve beklentiler rasyonelleşecek ve müteşebbisler yatırım kararlarını daha rahat alacaklardır.” Bu gelişmenin kalıcılığı halindeyse enflasyondan en çok etkilenen başta ücretli ve emekliler gibi sabit gelirliler olmak üzere tüm toplum katmanlarının rahatlaması söz konusu olacaktır. Sn. Başkan daha önce buna benzer gelişmenin yaratılabildiğinden dem vurdu. Ancak unutmayalım ki bu dönemde küresel ve yerel koşullar farklıydı ve bir hikâyemiz mevcuttu. Hem IMF hem Avrupa Birliği çıpalarımız vardı. Demokratikleşme yolunda da ciddi adımlar atılıyordu. Bütün ekonomik sorunların çözümünü tek başına Merkez Bankasından beklememeliyiz. Para politikasına öncelikle maliye politikası olmak üzere tüm ekonomi politikası destek vermeli. TCMB yeni yönetiminin bu olumlu adımlarını yapısal reformlarla pekiştirmeliyiz. Fiyat istikrarı tüm toplum paydaşlarıyla konsensüs içindeki birliktelikle sağlanacaktır. Bu anlamda TOBB, TUSİAD, TESK VE MÜSİAD’ın fiyat istikrarı konulu ortak açıklamasının söylem- eylem bütünlüğü içinde olması şartıyla önemli olduğunu düşünüyoruz.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar
Website Security Test