Facebook ta paylaştweet le

Devlet başkanı gibi büyükşehir başkanı

26.2.2021
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

İZMİR’DEKİ DEPREME DAYANIKSIZ ÇÜRÜK BİNALARA 5 YIL ÖDEMESİZ, 20 YIL VADELİ YÜZDE 0.92’DEN KREDİ VERİLECEK…

İzmir, üst üste yaşadığı doğal afetlerle son dönemde hiç alışık olmadığı çok şey yaşadı,

Deprem, tsunami, sel ve hortum…

Öyle ki, kent bir yıllık toplam yağışın 5’te birini (yüzde 20’si) bir günde aldı.

Bir aylık yağmur, 8 saatte yağdı.

İzmir bugüne kadar tsunamiyi, hortumu hiç yaşamamıştı. İlk kez tanıştı!

Gördük ki, İzmir doğal afetlere göre “dirençli” bir kent değil.

Alt yapısı var; ama yeterli değil.

O zaman yapılması gereken; İzmir’i doğal afetlere karşı dirençli kent haline getirmek.
*
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’i birkaç konuda takdir ediyorum.

Örneğin, tarıma, üretici ve köylüye verdiği destek.

Bu zamanda bu belki göle maya çalmak gibi bir şey ama, Nasrettin Hoca’nın beceremediğini Başkan Soyer becerecek gibi.
Umutluyum; çünkü göl maya tutmaya başladı.

Sonuç;İzmir, ucuz ve sağlıklı gıda üretimi ve beslenme konusunda; “Türkiye aç kalır, İzmir kalmaz” hedefine hızla yaklaşıyor.
-------------------------------------------------------
Devletin yapamadığını yapıyor

İzmir birinci derece deprem kuşağı üzerinde kurulu bir kent. Bunu Bayraklı-Bornova aksında acı bir şekilde yaşadık.

Ne yazık ki İzmir’de 1999’dan önce yapılan yapıların çoğu depreme dayanıksız.

Başkan Tunç Soyer, bu ölümcül doğal felaketi, insan canına mal olmadan geçiştirmek için vakit kaybetmeden ekipler kurdu. Çalışmayı başlattı.

Hedef depreme dayanıksız konutlarda oturanların uyarılması.

Şöyle bir yöntem uygulanacak.

“Deprem olduğunda eğer sen bu evde oturuyorsan yıkılacak. Onun için buradan çıkman lazım” denecek…

O konutlarda yaşayanlar da ister istemez soracaklar;

“Nereye çıkacağız?”
*
Başkan Tunç Soyer, bunu da düşündü ve vakit kaybetmeden harekete geçti.

“Acil koduyla” deprem sonrası Dünya Bankası’na başvurdu, ikna edip onlarla masaya oturdu ve İzmir için imzayı attı.

Tam 250 milyon dolarlık bir kaynak.

Hem de yüzde 0,92 faizle, beş yıl ödemesiz ve 20 yıl vade ile…

Kim için?

Yaşadıkları konutları depreme dayanaksız olan aileler için.
*
Diyelim ki oturduğunuz apartman riskli çıktı.

Binanız dayanıksız. Mutlaka yıkılıp yenilenmesi lazım.

O kişiye hakkı korunarak ‘aynı metrekareyle bina yapabilirsin’ denecek.

Diyelim ki, yeniden yapım maliyeti 100 bin lira. Bunun 50 bin lirasını o kişinin adına yukarıda belirttiğim şartlarda; yüzde 0.92 faizle, beş yıl ödemesiz, 20 yıl vadeli ödeme koşuluyla İzmir Büyükşehir Belediyesi karşılayacak.

Ne Büyükşehir Belediyesi ne de Başkan Tunç Soyer’in burada bir kazancı söz konusu değil. Bir köprü görevi yapılacak.

Bu projenin omurgası olarak nitelendirilen bina envanterlerinin belirlenmesi için Büyükşehir Belediyesi de 200 milyon lira tutarında harcama yapacak.

Böylece İzmir’de en riskli binalardan başlanılarak çok kısa bir süre içinde 7 bin’den fazla konut, depreme dayanıklı hale dönüştürülecek.

Kısacası; devletin, bakanlıkların yapamadığını seçilmiş bir yerel yönetici olarak Başkan Tunç Soyer gerçekleştirmiş olacak.
-----------------------------------------------------
3 liralık peynir, 5 liralık kıyma!..

Ne bunu hak edecek bir ülke, ne de bunu yaşayacak insanlarız.

Ama bilin ki suçlu biziz.

19 yılda ülkeyi bu hale getirenler “yeni mekanımız(!) Ay’dan” gelmediler.

Sandıktan siz-ben-bizler çıkardık.

Şunu bilin; otoriter rejimlerin işi, "gerçeği olduğundan farklı göstermek, tam ters propaganda yapmak! Halkı bunlara inandırmaya çalışmaktır!”

Şu geldiğimiz hale bakar mısınız?

"Bebek bezi..."

Paketle değil, artık "taneyle" satın alınıyor.
*
"Zeytinyağı..."

Şişeyle değil, artık "bardakla" satın alınıyor.
*
"Toz şeker..."

Kiloyla değil, "gramla" satın alınıyor.
*
"Portakal... Elma... Armut... ve her çeşit meyve…"

Kiloyla değil, "tane" ile satın alıyor.
*
"Peynir...”

Üç liralık...

(Satıcıyı bile ağlatıyor!..)
*
“Kıyma...”

Beş liralık...

(Kasap, insanların bu hale düşürülmesine neredeyse parmaklarını kesecek kadar öfkeleniyor!)
*
Artık kaç gram geliyorsa…

(En ucuzundan hesapladım; Bu parayla ancak 50 gram peynir; ki bir dilim bile değil.

100 gram da kıyma, (dişin kovuğuna bile yetmeyecek kadar!..) satın alınabilir.
*
Bırakın bir yılı, 6 ayı, 3 ayı… Sadece son iki ayda gıda fiyatları yüzde 6.5, meyve fiyatları yüzde 4.6, yıllık enflasyon ise yüzde 29.7 arttı.

Sonuç:Aynı dönem; yani, son iki ay da çoluk-çocuğunu-kendisini geçindiremediği için resmiyete yansıyan intihar eden insan sayımız 95…
*
Şimdi size 10 puanlık bir soru?

AK Parti Kayseri Milletvekili İsmail Tamer şöyle dedi:
"İnsanlar telefonlarını altı ayda bir, arabalarını bir ya da iki yılda bir değiştiriyor. Asgari ücretlinin evininin önünde arabası var!.."

Ekliyor…
"Çünkü, başımızda Tayyip Erdoğan gibi, bir dünya lideri var!.."

Sorum şu:
Bu ülkede yaklaşık beş milyon kişi asgari ücretle çalışıyor.
Peki; "Beş milyon asgari ücretliden acaba binde birinin, yani beş bin kişinin arabası var mı?.."
……………….(!)

Aman ha yanıtınız siz de kalsın; Allah göstermesin, bu yaştan sonra bir de mahkemelere düşmeyelim; ne me lazım?
*
Benim yanıtım şu:

“İsmail Bey, İsmail Bey…”

Enerji Bakanı açıkladı: 2020 yılının ilk dokuz ayında iki milyon 600 bin elektrik abonesi, 600 bin doğalgaz abonesi faturalarını ödeyemedi, elektrik ve doğalgazı kesildi.

Maliye Bakanlığı kayıtlarına göre ise, bu ülkede tam 34 milyon kişinin bankalara borcu var.

Bunların hepsi de asgari ücretli ya da işsiz…
Yani;

Borçlular, geçinemiyorlar, faturalarını ödeyemiyorlar ama kapılarında arabaları var; öyle mi?

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar