Facebook ta paylaştweet le

“Gara Gara” düşünüyorum

26.2.2021
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Geçen yıl bu zamanlar, Çin mahallesinde cirit atıyordum. TV’den coronavirüsün Çin’den yavaş yavaş batıya geldiği haberlerini görüyor ama buralara kadar gelebilmesinin çok uzun zaman alacağını düşünüyordum. Hatta birkaç kere evden çıkarken kapıma bırakılan Çin lokantaları flyerlarına bakarak “vay be demek virüs kapımıza kadar geldi!” diye şakalarımı hatırlıyorum da... Şu an bir yıl değil sanki daha uzun bir zaman geçmiş gibi hissediyorum.

Geçtiğimiz günlerde ABD’de coronavirüsten ölenlerin sayısı 500 bine ulaştı. Bu rakam Amerikan tarihinin kendi toprakları üzerindeki en fazla kayıplı vaka olarak tarihe geçti. Her ne adar bu rakam korkunç bir rakam olsa dahi, düşen hastalık ve ölüm rakamları içimize bir umudun yeşermesine sebep oluyor. Sadece ABD’de değil dünyanın hemen hemen her yerinde ölü sayıları düşüyor, hastanenler eskisi gibi yoğun değil.

Geçtiğimiz ay günlük vaka sayısı 300 bindi, bu rakam geçen hafta 52 bine kadar düştü. New York Times’ın haberine göre günde yüzde 44’lük düşüş olmasına karşın New York’un hala yüksek riskli bölge olduğu yazıyor. Geçen sene bu zamanlar yetkililer maskenin gereksiz olduğunu söylerken eşim 3M’in N95 maskesinden birkaç kutu eve alıvermişti bile. Bugün, o maske takmayın diyen yetkililer maske ile yaşamı 2022’ye kadar düşünmemiz gerektiğini söylüyorlar.

İkinci kırılma, üçüncü dalga, filyasyon, bulaş gibi hastalıkla beraber türeyen kelimeler siz de fark ettiyseniz daha az kullanılır oldu. Hayatlar yeniden eski rutine dönmeye ve bununla birlikte hep geleceği söylenen bilmem kaçıncı dalgayı bekler olduk. Şükran günü, yılbaşı ve bilumum tatillerde havaalanlarına koşanlardın ardından da rakamlar yükselmedi. Bunun yanında Amerikan havacılık dairesi bu yılın ABD’ tarihinin en az yolcu transferi olduğunu açıkladı.

Bana göre hastalığın pik yapamamasının sebebi, insanların maske, mesafe, temizlik gibi kavramları içselleştirerek hayatlarının vazgeçilmezi yapmış olmaları. Bununla birlikte aşılanmanında, öncelikli gruplarda da olsa, başlaması hastalığı savma konusunda bayağı etkili oluyor.

Spor salonları açılmaya başlandı, spor müsabakalarına yavaş yavaş mesafe ile seyirci alımına başlanacak, lokantalar kapasite ile olsa bile açıldı. Şubat sonu mart başı ortaokullar, akabinde de sinemalar açılacak. New York o hayalet şehir görüntüsünden kurtuluyor ve yavaş yavaş yaşama dönüyor.

Bu arada buradaki işlerim sebebi ile geçtiğimiz hafta içerisinde 1. Doz Pfizer aşımı oldum. Uzunca bir sıra ama saat gibi işleyen bir sistem ile cep telefonundan, az insan ile görüşerek mesafeli sıralarda, sürekli dezenfektan dağıtılan bir sırada, grip aşısı gibi hızlıca oldum ve çıktım. Türkiye’den konuştuğum arkadaşlarım 2. Dozun daha ağrılı olduğunu söylüyorlar, aşıdan korkan biri olarak rüyamda kolumun şırınga olduğunu, ya da aşı olduktan sonra kolumun düştüğünü görüyorum. Mart yazısında bu deneyimimi anlatırım

ABD – Türkiye ilişkileri

ABD Dışişleri Bakanlığı, Gara bölgesinde 13 Türk vatandaşının şehit edilmesine ilişkin açıklama yaptı. Açıklamada, "ABD, Türk vatandaşlarının Irak'ın Kürdistan Bölgesi'nde öldürülmesinden üzüntü duyuyor. NATO müttefikimiz Türkiye'nin yanındayız ve son çatışmada hayatını kaybedenlerin ailelerine başsağlığı diliyoruz. Türk vatandaşlarının terör örgütü PKK'nın elinde öldüğü haberleri doğruysa, bu eylemi en güçlü şekilde kınıyoruz" ifadelerine yer verildi.

Bu açıklamanın ardından atılan geri adımın yankıları devam ediyor. Devamındaysa Kuzey Irak üzerinden Suriye’ye yapılacak askeri sevkiyatı ABD ile PKK-YPG’nin bir askeri üs kurma hazırlığının ortaya çıkması gibi bir takım gelişmeler yaşandı. ABD ve Türkiye dışişleri bakanları yaptıkları orta görüşme sonrasında bölgedeki ittifaklarının sürmesi ve buna paralel çözümlerin aranması konusunda mutabık kaldıklarını belirtmesine rağmen askeri anlamda bir ortaklık içinde olmamaları ilginç geldi. Gazetelerin yazdığına göre haber akışını Türkiye ile paylaşmayan ve istihbarat kanallarını kesen ABD PKK/YGP’yi bölgedeki DEAŞ ve bilumum benzeri organizasyonlara karşı kullanacak.

S400 konusunda bu güne kadar Türk hükümeti Trump yönetiminin gururunu okşayarak Obama kozunu kullanmalarından geçiyordu. Biden yönetiminin Obama’nın 3. Dönemi gibi olacağını düşünüyorum demiştim seçimden önce. Bu bağlamda Türk hükümetinin ABD yönetimi ile ortak bir çözüm bulacağını ama bunun için beklemeyi tercih ettiklerini yazmıştım. Bu günlerde S400’lere Yunanistan formülü gibi formüller türeterek pasifize ya da nihai bir çözüm üretileceği kanaatindeyim.

Tabi diğer bir yandan, o aslan buraya gelecek diyen kedi edası ile kendini dev aynasında görme hatasına düşecek siyasal denklemlerde çözüm için denklemin iki yanını eşitleyip sizi sadeleştirir ve çözüme doğru yol alırlar! Bilmem anlatabiliyor muyum neden Gara Gara düşünüyorum…

Haftaya dünyanın merkezindeki güncel haberler ile karşınızda olabilmek dileği ile hoşça kalın…

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Yazarlar

Günlük Burç Yorumları 15 Nisan 2021 Perşembe. Aşk . Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları 14 Nisan 2021 Çarşamba. Aşk . Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları 13 Nisan 2021 Salı Aşk . Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Yazarlar