Facebook ta paylaştweet le

Yeni mutasyonlar pandemi ile mücadeleyi sekteye uğratır mı?!

26.2.2021
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Hayır. Öncelikle, pandemi için tabloyu bir özetlemek isterim: Hafta başı itibari ile SARS-CoV-2 virüsünün Dünya çapında yaptığı hasarın bilançosu 2 milyon 411 bin 499 ölüm ve 109 milyon 390 bin 396 vaka sayısı şeklinde. Hâlihazırda hastalığı geçirenler 81 milyon 473 bin 852 kişiye ulaştı. Şu an klinik durumu orta düzeyde olan 25 milyon 353 bin 593 vaka değişik ülkelerin hastanelerinde takip edilirken 98 bin 476 hasta da yoğun bakım şartlarında desteğe ihtiyaç gösteriyor. Ölümlü vakalarda Amerika, Hindistan ve Brezilya 497 bin, 240 bin ve 140 bin sayıları ile ilk üç sırayı oluşturmakta. Avrupa’da da durum içler acısı: İngiltere çoktan 100 binleri geçti. İtalya, Fransa, Almanya ve İspanya’da bu rakamlara doğru seyrediyor. Bu ülkeler biliyorsunuz sağlık sistemlerinde en iyi alt yapı ve yüksek standartları nedeni ile Dünyaya örnek gösterilmekte idiler! Ülkemiz de 27 bin 471 ölüm ve 2 milyon 586 bin 183 toplam vaka sayısı ile küresel düzlemde ilk on ülke arasında.

Yukarıdaki paragraf bir anlamda pandeminin de tanımı: Viral bir salgının pandemi olarak tanımlanması için en azından 3 kriterden söz edilir ve bunlar 1)yeni bir virüs, 2)insandan insana kolay ve sürekli bir şekilde bulaşması ve son olarak da 3) çok sayıda ülkeyi etkilemesidir. Buna birinci aşamada Wuhan’da yerel insanlara ilk tanının konulması… Beşinci aşamada birkaç ülkede tespiti ve son aşama olan 6’da da WHO’nun (Dünya Sağlık Örgütü) pandemi ilanı bilgisini ekleyin. Pandemi sonrası genel olarak ülkeler salgını kontrol altına almak için üç aşamadan oluşan bir eylem planını devreye sokarlar. Sınırlama (containment), geciktirme (delay) ve hafifletme (mitigation). Sınırlamada hastalar karantinada tutulur, yurt içi ziyaretçi yasağı konur. Amaç, hastalığın ülke sınırlarında yayılmasını önlemektir. Geciktirmede ise ülke içi yayılımı ötelemek için okullar tatil edilir ya da etkinlikler yasaklanır. Hafifletmede ise hastalara odaklanılır ve gerekli tedaviler için ek önlemler anılır, yeni hastaneler açılır vs.

Bu tedbirler kuşkusuz ülkelerin sağlık alt yapıları ve hastalık yoğunluğuna, sosyoekonomik kapasitesi paralelinde değişiklikler arz eder. Ülkeler, mevcut kaynakları kapsamında kendi ulusal stratejilerini hazırlarlar ve küresel yanıt koordinasyonuna katılırlar. SARS-CoV-2 pandemisinde, Çin “hafifletme”, İtalya ise “geciktirme” tarzında ilk reaksiyonları göstermişlerdir. Hepsinde ortak hedef, bir yandan bilim insanlarına yeterli tedavi ve aşı çalışmaları için zaman kazandırırken sosyolojik düzlemde de toplumsal düzenin korunmasıdır.

Nitekim insanlık tarihi de 14. yüzyıldaki veba salgınından 2010 yolundaki H1N1 Kuş Gribi pandemisine kadar birçok salgının tarihidir aynı zamanda. Bu noktada virüs varyosları ve mutasyonları konusuna değinirsek, WHO(Dünya Sağlık Örgütü) ve Avrupa Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi (ECDC-European Centre for Disease Prevention and Control) gibi kuruluşlar, tüm ülkelerin sağlık bakanlıkları ile beraber, pandemi etkeni olan virüsteki bu değişiklikleri sürekli takip eder. Mutasyonlar, bilindiği üzere virüsün genel yapısındaki değişikliklerdir, Varyant ise mutasyonla gelişen yeni virüslere denir ve mikroorganizmaları yaşam döngüsünde bunlar gözlenebilr. Son günlerde adı sıklıkla geçen, gerek Güney Afrika’da bulunan 501Y.V2 mutasyon gerekse CAL.20C Californiya ve Birleşik Krallık varyant ve mutasyonları bu kapsamdadır. Hâlihazırda virüsün yayılma hızı ve mantalitesi üzerine etkileri inceleme safhasındadır ama aşıların etkililiği üzerinde bir olumsuz değişim olmadığı açıklanmıştır. Peki, şimdi ne olacak?

Sağlık Bakanlığı açıklamaları referans alındığında günlük 1.3 milyon civarında aşı yapma kapasitemiz var ve bir toplum için yüzde 70’e yakın bağışıklık ile salgını söndürmek mümkün olacağından(ki terminolojide “sürü bağışıklığı” deniyor) ,56 milyon insanımız aşılanmalı yani 43 gün sürecek bir maraton… Sonra ikinci doz yapılacak. İkinci doz sonrası yüzde 90’ın üzerinde bir bağışıklık görülebiliyor. Oluşan antikorlar da 4-6 ay vücutta tespit edilebiliyor. Kabaca mart sonuna hedef grup aşılamalarında ilk dozlar verilebilirse, ikinci aşamanın da Nisan ortasında tamamlanması beklenebilir. Yani yılın ikinci yarısı maske, fizik mesafe ve hijyene dikkat ederek tüm sektörlerin kademeli açılması mümkün olabilir. Artı olarak yazın gelmesi ile solunum enfeksiyonları için en büyük handikap olan kapalı alan bulaşılarından da korunmuş olacağız.
Sonuç olarak; gerek tedbirlerin yeterli olmaması gerekse yeni mutasyonlarla vaka sayılarında artışlar ya da yeni dalgalar olsa da, bir şekilde bu yıl içinde pandemiyi sınırlamak ve sonlandırmak mümkün olacak ve Dünya, pandemi ile ötelediği iklim değişikliği, habitat daralması, ekonomik krizler ve insan hakları ve demokrasi sorunları ile baş başa kalacak. Maalesef bunların çözümü pandemi kadar kolay değil.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Yazarlar

Günlük Burç Yorumları 16 Nisan 2021 Cuma. Aşk . Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları 15 Nisan 2021 Perşembe. Aşk . Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları 14 Nisan 2021 Çarşamba. Aşk . Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları 13 Nisan 2021 Salı Aşk . Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Yazarlar