Facebook ta paylaştweet le

Ekonomide dibe çakılışı toplumsal uzlaşma önler!”

26.2.2021
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Ekonomi politikalarındaki uzun süreli yetersizlikler ve çarpıklıklarla güçsüzleşen ekonomide Pandeminin yükünü karşılayacak takat kalmadı. Bir kez ülkemiz ekonomisi yanlış ve yetersiz ekonomi politikaları yüzünden, zayıflamaya devam ederken Pandeminin yükü ile karşılaştı ve bunu taşımaya artık gücü yetmiyor. Kişi başına milli gelirimiz 2013 yılından beri dolar bazında düşüyor. Bir ara 10 bin doların üstüne çıkan kişi başı milli gelir, 8 bin dolar düzeyine geriledi. Bunun iki önemli nedeninden birisi, bu iktidar döneminde ekonominin üretim, sanayi, verimlilik, tasarruf ve yatırım süreçleri yerine tüketim, inşaat ve ithalatın sürüklediği bir yapısal dönüşüme yönelmesidir. Böylece ekonomi düşük katma değerli ekonomik faaliyetlere mahkûm olduğu gibi, giderek daha çok sıcak para ihtiyacı içine düştü.

İkinci olarak ekonominin, üretken bilgi teknolojilerine dayalı sanayileşme yapılarına dönüştürülmesi gerekirken, sadece kısa dönemli para politikası ile yönlendirilmek istendi. Tüketim, inşaat ve ticaret süreçlerinin parasal operasyonlarla yönlendirildiği ekonomi bir yandan verimsizliğe, diğer yandan talep şişmesiyle karşılaştı. Böylece hem enflasyon, hem işsizlik ülkenin kaderi oldu. Bir yandan özelleştirme kaynakları sona gelirken; iktidarın kendi yandaşı olan güçlü bir ekonomik sınıf yaratmak için kamu ihalelerini kullanması, yandaş belediyelerle olmayanlara ayrıcalıklı yaklaşımı; siyasetteki kutuplaştırıcı tavrı, sağlıklı bir ekonomik gelişme ortamı ile dinamik ve rekabetçi bir girişimcilik iklimini ortadan kaldırdı. Bunlara ek olarak son seçimler ve İstanbul seçiminde kamunun bütçe kaynakları zaten güçlü olumsuz sinyaller verirken, arkasından pandemi olgusu ekonomiyi içinden çıkılması zor bir sürece soktu.

Ekonomik açıdan çıkmaza giren iktidar Pandemide vatandaşı, şirketleri ve esnafı daha çok banka kredilerine yönlendirdi. Bu durum enflasyonun daha da şişmesine yol açtı. Zira devletin ve işsizlik fonu kaynakları, Pandemiden dolayı işsiz kalanların ihtiyacını bile karşılanmaktan uzaktı. Merkez Bankası kaynakları sıfırlandı ve negatife dönmesi kaçınılmaz oldu. Bir yılı aşkın süredir kapalı kalan esnaf kendi özel kaynaklarını bitirmenin ötesinde, aldığı kredilerin taksit ve faizlerini ödeyemeyip, kapanma noktasına geldi. Çiftçinin girdi maliyetleri, ilaç, gübre ve tohumda döviz kurundan dolayı artarken, tarla fiyatları bu maliyetin çok altında kaldı. Ancak tezgâh fiyatları tüketicinin alım gücünün üstüne çıktı.

Emekli enflasyonun altında ezildi. Esnaf kepenk kapatmaya başladı. Kısacası ekonomi baş aşağı gidişini sürdürüyor. Henüz derin dibe ulaşmadı. Uluslararası Finans Enstitüsü’nün verilerine göre 2020 de Ülkemizdeki şirket iflasları yüzde 14 arttı. 61 ülke içinde ilk sırada yer alıyor. 2020 de 100 bin dolayında esnaf ve 40 bin den fazla şirket kapandı. UYAP verilerine göre 2021 başında icra ve iflas dosyasının sayısı 22 milyonu aşmış bulunuyor. Yani sayı olarak, herkesin bir icra dosyası olsa, nüfusun dörtte biri; aile bazında hesaplansa muhtemelen yarısından çoğu icralık bulunuyor. Pandeminin 3. Dalga riskleri kapıya dayanmışken, bu verilerin çok daha hızlı yükselmesi muhtemeldir.

Türkiye’de esnafa verilebilecek destek 2 bin TL ile 40 bin TL arasında değişirken; İngiltere esnafa 50 bin sterlin, yani bizim paramızla 500 milyon devlet ve tam bir bu kadar da kredi desteği sağlamış bulunuyor. Bu karşılaştırma ülkemiz ekonomisinin zor durumunun göstergesidir. Bu koşullarda ülkede mutluluk anketleri, nüfusun yarısını aşarak başa aşağı gidiyor. Hükümet bu ara, yanlış ve çarpık politikalar sonucu uluslararası mahkemelere bağlanmış olan, dolar bazında devlet garantili kamu ihaleleri ile verilen, yol, köprü, şehir hastaneleri ve hava alanı işleticilerine yönelik sorumluluklarını yerine getirmeye öncelik veriyor. Bu nedenle esnaf, çiftçi, emekli ve iflastan kurtarılması gereken şirketler için ayıracak kaynak bulamıyor. Bütün bunların düzelmesi için iktidarın, her şeyde önce, toplumun yarısından çoğunu ötekileştirmekten vazgeçmeli. Parti devleti girişimlerine son vermeli. Toplumsal uzlaşmayı sağladıktan sonra, aklın, mantığın ve bilimin ışığında bu dibe çakılışı el birliği ve ulusal dayanışma ile aşma girişiminde bulunmalıdır. Zira önümüzde kötüye gidişi durduracak başka seçenek yoktur.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Yazarlar

Günlük Burç Yorumları 21 Nisan 2021 Çarşamba. Aşk . Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları 20 Nisan 2021 Salı. Aşk . Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları 19 Nisan 2021 Pazartesi. Aşk . Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları 17-18 Nisan 2021 Cumartesi. Pazar. Aşk . Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Yazarlar