Facebook ta paylaştweet le

İnce hesaplar

5.3.2021
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

İngilizlerin dünya çapında en önemli reklam aracı olan Kraliyet Ailesiyle ilgili şu günlerde “ince” bir algı yönetimi enjekte ediliyor zihinlere. Medya kanalları üzerinden yürüyen bu algı operasyonu beraberinde pek çok soruyu da akıllara getiriyor ve yaşananlar maalesef Prenses Diana’nın kemikleri sızlıyor mu diye de düşündürtüyor.

Kraliyet Ailesinden ayrılmalarının kesinleşmesini takip eden günlerde, Prens Harry ve Meghan’ın, Amerikalı TV program yapımcısı ve sunucusu olan Oprah Winfrey’e röportaj vereceklerinin duyulması, Birleşik Krallık’ta pek çok spekülasyona neden oldu. Benzeri bir durum Türkiye’de yaşansaydı, “piyasalar” bu durumdan etkilenir, borsa, altın ve döviz baronları konuyu kendi lehlerine olacak şekilde yönetir, suçu da başkalarına atarlardı ama Birleşik Krallık’ta öyle olmuyor çünkü olmasına izin verilmiyor.

Mesele “algı yönetimi” olunca, her iki tarafın iletişim ekipleri kıyasıya bir mücadeleye başladı. Kraliyet Ailesi, Harry ve Meghan’ın Kraliyetle ilgili görevlerinden ayrılıp, “sade vatandaş” hayatı yaşamayı seçmelerine ne kadar içerlese de, hatta haksız ve yersiz eleştirilerine hedef olsa da iletişim uslubu ve verdikleri mesajların kalitesiyle alkışlanıyor. Tabiri caizse, Harry ve Meghan’ın seviyesine inmiyorlar. Aileden hiç kimse Harry ve Meghan hakkında konuşmuyor. Herkes işine, görevlerine ve hastanede yatan dede Prens Philip’in sağlık durumuna odaklanmış vaziyette.

Harry ve Meghan cephesinde ise durum farklı. Kendilerini dünya kamuoyu nezdinde haklı çıkarmak için, Amerikan medyasının, özellikle televizyonların gücünü kullanıyorlar. Bir nevi, Amerikan medyasını, İngiliz medyasını ve Kraliyet Ailesini şikâyet etmek için kullanıyorlar. Öte yandan aldıkları hatırı sayılır ücretlerle, kişisel markalarının yani kişisel reputasyonlarının ne olduğuna bakmaksızın servetlerine servet katmaya devam diyorlar.

Aslında kendileri de biliyorlar Kraliyet Ailesi’ndeki görevlerinden ayrılmalarının, Birleşik Krallık’ı terk etmelerinin, İngiliz medyasına savaş açmalarının “yersiz” ve “haksız” olduğunu ancak muhtemelen Meghan’ın içinden gelen ve dışına saçan şöhret kıvılcımlarına ve melez olmasından dolayı genetik olarak geçen ırkçılık kompleksine mani olamıyorlar.

Zaten, İngilizler, Prens Harry’yi bildikleri için, doğduğundan beri Kraliyet Ailesinin en sevilen üyesi olduğu ve hatta ailenin adeta maskotu haline geldiği için Harry’ye dokunmuyorlar ancak Meghan’ın, Harry’yi olumsuz etkilediğini ve çocuğun başını yaktığını düşünüyorlar.

Dönelim bu hafta yayınlanacak röportaja.

Oprah Winfrey röportajından önce, Prens Harry, Amerikan televizyonlarında The Late Late Show programını yapan ve sunan İngilizlerin ünlü Stand-Up’çısı James Corden ile Los Angeles sokaklarında, üstü açık bir turist otobüsüye geziyor, dolaşıyor ve program konuğu olarak yer alıyor. Bir nevi Oprah Winfrey röportajının merak edilmesini, izlenmesini dolayısıyla “rating”ini, daha da doğrusu programın “reklam gelirlerinin” artmasını sağlayacak türden bir iş yapmış oluyor.

Alan memnun-satan memnun.

James Corden’ın programının ratingi ve reklam gelirleri de artıyor, Oprah Winfrey’in 7 Mart’taki programının reklam rezervasyonları da, Harry ve Meghan’ın kişisel gelirleri de.

Kraliyet Ailesinden ayrılma gerekçesi olarak ne demişlerdi? “Kendi ekonomik özgürlüğümüzü kazanmak istiyoruz”.Kastettikleri buymuş meğer.

Ortada müthiş bir “mağduriyet ve ırkçılık” hikâyesi varmış havası yaratılarak ki biz buna iletişim dünyasında “algı yönetimi” diyoruz, Harry ve Meghan “ekonomik özgürlüklerini” kazanıyorlar.

Oğulları Archie’nin adından esinlenerek kurdukları Archwell Vakfı, “pazarlama iletişimi” mantığıyla kurulmuş, ilk bakışta etki uyandıran bir web sayfasına sahip. Sayfayı biraz inceleyip, kurulan bağlantılara baktığınızda “ince bir algı yönetimi” zekâsı görüyorsunuz ancak vakfın proje ortaklığı yaptığı Netflix ve Spotify’a baktığınızda “görüntü var, ses yok” bir durum olduğunu görüyorsunuz. Örneğin, vakfın, “audio” kayıtlar yapıp, Spotfy’dan dinlenmek üzere yüklenen sadece 2 dosyası var.

Garip gelen yön şu; Birleşik Krallık’ta, Kraliyet Ailesinin üyeleri, ülkenin önde gelen tüm yardım ve hayır kurumlarının “patronajlığını” yürütür. Harry ve Meghan’da, spor ve sanat dünyası ile ilgili kurumların patron ve patroniçesi idiler. Başka bir deyişle, Birleşik Krallık’tayken, ellerinde öyle bir güç vardı ki, o güçle, dünyanın neresinde olursa olsun, yardım etmek için, aktivist olmak için, ses getirmek için, şöhretleri bir araya getirmek için, fark yaratmak için yapamayacakları şey yoktu. Eğer amaç gerçekten “yardım ve iyilik” olsaydı.

Şimdi ise, Archwell Vakfını, Kraliyet Ailesinden ayrılırken paylarına düşen dudak uçurtan paranın küçük bir kısmı ile kurdular ve vakıf iş yapsın diye güya para toplamaya çalışıyorlar, sansasyonel röportajlar vererek gelir elde ediyorlar.

Ortada tuhaf bir saçmalık var.

Kraliyet Ailesi ise çiftin yaptıklarını şimdilik sadece izliyor, yorum yapmıyor ancak “tatlı su kurnazlarına” meydanı boş bırakmamak için” arkadan” çalışıyor. Nasıl mı?

Mesela, Oprah Winfrey röportajının yayınlanmasına 3 gün kala, The Times Gazetesine, Prens Harry ve Meghan’ın, Kensington Sarayı’nda oturdukları günlerde yanlarında çalışan iki kişinin “mektupları” sızıyor.
Söz konusu mektuplarda, Meghan’ın, yanında çalışanları hor gören, ezen ve küstah yaklaşan tavırları anlatılıyor ve Meghan’ın PR sözcüsü, çıkan bu haberin Meghan’ın karakteriyle bağdaşmadığını açıklamak zorunda kalıyor.

Ortalık karışmaya başlıyor.

Prens Harry, arkadaşı James Corden’ın programında, İngiliz medyası için “Onlar yüzünden akıl sağlığımı kaybedecektim, annemin başına gelenlerin eşim, benim ve çocuklarımızın başına gelmemesi için Onları korumam gerekiyordu, bu yüzden ayrıldım Kraliyet Ailesinden” diyor.

Tarih tekerrürden ibarettir sözünü de James Corden’la konuşurkan hatırlatan Prens Harry, annesini kaybettiğinde yaşadığı travma nedeniyle uzunca bir süre psikolojik destek aldığını açıklamaktan da sakınmıyor.

Birleşik Krallık medyasının en popüler konularının başında gelen Kraliyet Ailesindeki olaylar medyanın bir hayli işine yarıyor yaramasına ama Kraliyet İletişim Ekibi, Kraliçe’nin ve ailenin diğer üyelerinin reputasyonlarını korumak ve dikkatleri pozitif değer yaratacak konulara çekmek için ne yapacaklarını bulmaya çalışıyorlar.

Meghan, ilk bebeğine hamileyken ve doğumdan sonra basın tarafından rahatsız edildiğini söylemişti. Ben de Birleşik Krallık’ta yaşayan biri olarak, basında ve medyada Meghan’a ve bebeğine rahatsızlık verecek hiç bir haber ve yayın görmedim, Meghan’ın ne kastettiği maalesef ki net değil ancak üç kez doğum yapan eltisi Kate’e baktığımızda, medyanın saygıyla ve sempatiyle yaklaştığı apaçık ortada.

Zarafet, tevazu, vizyon, kalite gibi özelliklerin bir arada toplandığı isim Kate, bulunduğu pozisyon gereği, sorumlu olduğu görevleri çok iyi biliyor ve yerine getiriyor. Kraliyet Ailesinden biri ile evlenirken tüm bunları bilerek ve kabul ederek evlenirsin. Bu nedenle, Meghan’ın eşini, Kraliyet Ailesinden koparmasını, Amerika’ya sürüklemesini, televizyon kanallarına fahiş bedeller elde ederek röportaj vermelerini, kendisine Birleşik Krallık’ta ırkçılık yapıldığını söylemesini anlayamıyorum. Her hareketlerinde mutlaka ama mutlaka kişisel çıkarlarının ve kişisel marka değerlerinin kazanmasına yönelik taktiksel adımlar atmalarını saygıyla karşılayamıyorum.

Hele ki, ülkede biri Hazine’nin başı diğer İç İşleri Bakanı olmak üzere, göçmen ailelerden gelen, “ten renkleri farklı” iki bakanın eğitimleri ve bileklerinin gücüyle devletin zirvesinde yer aldıklarını görüyorken ve bu iki bakanın, ülkedeki ten rengi farklı, nice sanatçı, bilim adamı, bürokrat, politikacı, iş insanı örneklerinden sadece ikisi olduğunu biliyorken, bu ülkede “ten renginden” dolayı insanlara “ırkçılık” yapıldığının söylenmesini esefle kınıyorum.

Meghan Markle’ın, maalesef pek çok siyahi vatandaş gibi, genetik olarak taşıdığı bu korkudan bir an evvel kurtulup, gelecek günlerde, aylarda, yıllarda bu yönde çalışarak, genç nesillere iyi örnek olması kendisiyle ilgili bakış açısını değiştireblir.

Artık, Kraliyet Ailesinin kapıları kapandı, Harry ve Meghan için çok geç,bari bundan sonra kurdukları vakıfla bu konuda insanlara yardım etseler, bir nebze olsa benim gibi pek çok insanın saygısını kazanacaklar.

Ne diyelim, bizden söylemesi.

Birleşik Krallık’tan sevgiler.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Yazarlar

Günlük Burç Yorumları 19 Nisan 2021 Pazartesi. Aşk . Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları 17-18 Nisan 2021 Cumartesi. Pazar. Aşk . Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Yazarlar