Facebook ta paylaştweet le

Normalleşme sancısı

12.3.2021
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Bugünlerde küresel piyasalarda bir dönüşüm rüzgârı esiyor. Borsalar endişeli, dünyaya dağılmış olan sıcak para yuvasına dönme telaşı yaşıyor.

FED Başkanı Powell’in konuşmalarında para bolluğunun uzun süre devam edeceğini, ekonomilerdeki normalleşmenin zaman alacağının altını çizse de; piyasalar her zamanki gibi anlamak istediklerini anlıyor, duymak istediklerini ön plana çıkarıyor, diğerlerine kulaklarını tıkıyorlar.

Peki, neler oluyor; ABD’de bir süredir makro verilerde düzelme var. İstihdamdan konut başlangıçlarına, kapasite kullanımından, petrol stoklarına kadar göreceli bir iyileşme yaşanıyor. Bu iyileşme önce petrol stoklarında dolayısıyla petrol fiyatlarında, sonrada ABD bono faizlerindeki yükselişle hissedilmeye başlandı.

Brent petrol kasımdan bu yana 40 dolarlardan 70 dolara ABD on yıllık bonoları da yüzde 0,80 faiz oranından 1,60 faiz oranına doğru hızlı bir tırmanış gerçekleştirdi.

Tüm dünyanın gözü önünde yaşanan bu gelişmeler, hisse senedi piyasaları tarafından önce yok sayıldı ya da küçük düzeltmeler ile geçiştirilmeye çalışıldı. Ancak, doların tüm dünya para birimlerine karşı değer kazanmasının hızlanması, dünya borsaları ve piyasalarından çıkıp ABD’ye yönelmesiyle göz ardı edilemez bir hale geldi.

Başta gelişmekte olan ülke piyasaları ve para birimleri olmak üzere tüm dünya piyasaları az ya da çok etkilendi; etkilenmeye devam ediyor.

TL bu süreçte en yüksek etkiyi yaşan paralardan birisi oldu. Şubat ayında borsa İstanbul’dan 253 milyon dolar çıkış oldu. Bonoda son rakamlar elimizde olmamakla beraber, yüksek faizin hatırına şimdilik büyük bir hareketlilik gözlenmiyor.

Ancak Bu gelişmeler karşısında faiz artışı beklentisini revize etmiş durumdalar. Aç kurtlar kan kokusunu aldılar, Merkez bankasında 200 baz puana kadar faiz artışı beklentilerini dillendirmeye başladılar bile. Gelişmekte olan ülke para birimleri içinde değer kaybetme yarışında Meksika Macaristan ve brezilya para birimlerinin önüne geçerek değer kaybını yüzde 5,8 e ulaşan TL’nin talep edilir para birimleri arasında yer almayacağını anlamak için uzman olmaya gerek yok.

Bu gelişmeler parite kısmında yaşananlar, diğer alanlara gecikmelide olsa yansıma eğilimi göstermeye başladı. Uzun zamandır yüzde 15 altında kalan gösterge tahvil faizleri 16,50 seviyelerine hızlı bir tırmanış gösterdi, dolardaki artış, ons altının 1700 dolar altına gelmesine rağmen gram altın yatırımcısına bir nefes aldırdı. Şimdilik bu gelişmelerden faiz, altın ve döviz yatırımcısı memnun.

Borsa İstanbul’da Hisse bazlı hareketlilik devam etmekle birlikte yabancı satışlarının olabileceği endeks hisselerinde tedirginlik var, haricindeki hisselerde oyun devam ediyor.

Kriz çıkış senaryoları ve stratejilerinde, bir düzeltme ve ardından hareketin sürmesi şeklinde olan senaryo akla daha yatkın geliyor. Para bolluğunun bir süre daha sürmesi, hisse senetlerinin bir süre daha cazibesini korumasını bekliyorum. Döviz ve altındaki bu yukarı atakların ise, geçici olma olasılığının kuvvetli olduğunu değerlendiriyorum.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar