Facebook ta paylaştweet le

İngiliz Zeynalar

19.3.2021
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Aylardır yaşanan ne varsa, hepsini geride bırakan bir gündem yaşıyor Birleşik Krallık.

Dünya Kadınlar Gününe denk gelen günlerde Londra’nın ortasında, kalabalığın içinde yaşanan bir olay  medyada günlerdir birinci sırada.

Medya etiği olarak, yaşanan olayın detaylarına yer verilmiyor elbette, ama olayın yarattığı tepkiler, eylemler, atılan çığlıklar her mecrada sizi yakalıyor.

Bizler de yüreğimiz ağzımızda, gözümüzde yaşlar olanları izlemekle yetiniyoruz...

Birleşik Krallık “kadın egemen” bir ülke.

Monarşinin başında Kraliçe, İç İşleri Bakanı Kadın, Polis Teşkilatının başında, en tepesinde bir kadın var, tarihinde iki kez kadın Başbakan’lar tarafından yönetildi, 220 kadın milletvekilliyle tarihinde ilk kez bu kadar çok kadın milletvekili olan bir parlamentoya sahip, Ulusal Sağlık Hizmetleri NHS’in tepe yöneticileri kadın.

Örnekler saymakla bitmez. Bu kadar kadın egemen bir toplum bile, kadınlara "erkekler" tarafından zulmedilmesine mani olamıyor, maalesef..

Toplumun üzerinde "feminen" bir çatı olsa da, bazı erkekler ya kadınlarla olan meselelerini çözemiyorlar ya da akıl ve ruh hastalığı içindeler.

Neler oldu peki Birleşik Krallık'ta?

Londra’nın merkezi muhitlerinden birinde, evine gitmek üzere yolda yürüyen bir genç kadın, bir Polis Memuru tarafından “alıkonuldu” ve öldürüldü. Vücudu parça parça edildi ve ağaçlık araziye atıldı.

Bu vahşeti yapan polis, polis teşkilatında üst düzey koruma yapan özel ekipten, iyi yetişmiş bir memur.

3 Mart’ta başlayan bu dehşet hikayesi bir kaç gün sonra farklı bir şekle dönüştü.

Neler mi oldu? Bu genç kadının vahşice öldürülmesi, kadınlar üzerinde olağanüstü bir tepki ve isyan duygusu yarattı, doğal olarak. İnsanların canı o kadar yandı ki olayın vahşetinden, duygularını kelimelerle bile ifade edemeyecek noktaya geldiler ve tepkilerini göstermek üzere toplanmaya karar verdiler.

Polis uyarılar yaptı, pandemi yasakları nedeniyle böyle gösterlere izin verilmediğini ve verilmeyeceğini söyledi ama halk, olayın yaşandığı yerin yakınlarındaki bir parkta toplandı bile.

Birkaç saat içinde binlerce kadın parkı doldurdu. Havadan çekilen görüntüleri izlediğinizde kendinizi Glastonbury konserlerinden birinde  sanabileceğiniz türden bir kalabalıktan bahsediyorum.

Tepkiler büyüdükçe büyüdü. Yaşanan vahşete kızgın ve öfkeli olan kadınlar “sokakların güvenli olmasını istiyoruz” diye slogan attılar, "erkek evlatlarınızı eğitin" yazan pankartlar açtılar.

Polis, katılımcıları telkin etmeye, dağıtmaya çalıştı ama başaramadı.

Arbede yaşandı, ortalık savaş alanına döndü.

Yaşananları gözünüzün önüne getirin; eylemciler kadın, polis memurları kadın, eylemin nedeni kadın.

Olanları izlerken, mitolojiden bildiğimiz  “Zeynaların” savaşını izliyor gibi hissediyorsunuz.Kıran kırana bir kapışma yaşanıyor.

Akıl alır gibi değil ama gerçek.

Önce Polis teşkilatının başındaki kadın yöneticinin istifası istendi, polisin yanlış birşey yapmadığına kanaat getirildi ve istifaya gerek olmadığı söylendi. Ardından, kadın örgütlerinin sesi hiç çıkmadığı kadar yüksek çıkmaya başladı. Mutlaka ama mutlaka birşeyler yapılması, bugüne kadar yapılanlardan farklı, daha büyük, daha önemli birşeyler yapılması istendi. Muhalefet Partisi Labour, bastırdıkça bastırdı, kabine toplandı ve alınan kararlar yayınlandı.

Tüm belediyelere, sokak ışıklarının kuvvetlendirilmesi ve sokak kameraları konması için 25 milyon pound ekstra ödenek çıkartılmasına, publar, kafeler, eğlence klüpleri açıldığı zaman ise, “tebdili kıyafet” içinde polislerin bu mekanlarda halka karışıp, muhtemel tehlikeleri ve potansiyel suçluları önleyecek şekilde bir sistem oluşturulmasına karar verildi.

Kadın Grupları, bu kadarla yetinmedi, okullarda erkek öğrencilere özel  “kadınlara saygı” dersleri konulması için Egitim Bakanlığına baskı yapmaya başladı.

Hükümet, bir günde bu kararları çıkarttı, oy birliği ile yürürlüğe koydu. Muhalefet, alınan kararlar yetmez, daha fazlasını yapmamız lazım dese de yine de onayladı, daha fazlası için çalışmaya devam edeceğiz dedi.

Ülke, korkunç bir acı yaşadı ama hızla toparlanıp aksiyon almaya başladı.

Günler ve geceler boyu televizyon ekranlarında, konunun özünden uzaklaşıp iktidar muhalefete, muhalefet iktidara "gol atmaya" çalışmadı.

O masum kadının katili olan polis memuru hakim karşısına çıkarıldı. Hakim davanın görülmesini ekim ayına erteledi. O masum kadının ve ailesinin hayatını bitirmekle kalmayan, kendisinin ve ailesinin de hayatını bitiren bir adamdan bahsediyoruz. Normal bir insan gibi 48 yıldır bu dünyada yaşayan ama aslında anormal olan bir insandan bahsediyoruz. Bu kadar korkunç bir eylemi yapan kişiyi de, ailesini de mümkün olduğunca afişe etmemeye çalışan yargı ve medya, canı alınan o masum kadının ailesinin "mahremiyetinin" korunmasına da ekstra özen gösterdi.

Son 10 yılda 1425 kadının katledildiği Birleşik Krallık topraklarındaki bu olay, bugüne kadarki vakalardan farklı görünüyor.

Neden mi? Çünkü bu masum kadın sadece yolda yürüyordu, evine gidiyordu, katili olan adamı tanımıyordu, katili olan adama rastlamadan 15 dakika önce telefonda erkek arkadaşıyla konuşuyordu.

Bu kadın, bugüne kadar hayatını kaybeden bütün masum kadınların en masumuydu.

Bu olaya karşı tepkisini gösteren herkesi, en çok da bu eylemlere katılan “erkekleri” alkışlıyorum ancak gördüğüm İngiliz Zeynalar, öyle bir mücadele ediyorlar ki parlamentodan söke söke bir gün içinde karar çıkartmayı da başarıyorlar, eğitim sisteminde değişiklik yapılmasını sağlayacak adımların atılmasını da...

Kameraların karşısına çıkıp kendilerinin de bir erkeğin şiddetine maruz kaldıklarını anlatmaktan kaçmıyorlar, bütün yasaklara rağmen meydanlarda toplanıp eylem yapmaktan da…

Kısaca “seslerini çıkarıyorlar”, korkmuyorlar, tüm dünyaya Zeyna olduklarını gösteriyorlar.

Darısı ülkemde sesi bastırılmaya çalışılan kadınların başına.

Acılarla dolu Birleşik Krallık topraklarından sevgiler

 

 

 

 

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Yazarlar

Günlük Burç Yorumları 20 Nisan 2021 Salı. Aşk . Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları 19 Nisan 2021 Pazartesi. Aşk . Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları 17-18 Nisan 2021 Cumartesi. Pazar. Aşk . Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Yazarlar