Facebook ta paylaştweet le

Belediye başkanı, kentinin ve kentlisinin aynasıdır

26.3.2021
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

31 Mart yerel seçimlerinin ikinci yıldönümünün yaşandığı günlerdeyiz… Biz, böylesi önemli dönemeçlerde, her daim ilgi alanımızda olan, yerel gündemle ve yerel yönetimlerle ilgili gelişmeleri tüm yönleriyle anlayıp kavramaya ve analiz etmeye çalışırız.

Yerel gündem ve yerel yönetimler, çağdaş kent hayatı için önemlidir, önceliklidir. Bu bağlamda, yaşadığımız kentler ile yerel yöneticilerimiz ve uyguladıkları politikalar; her zaman günlük hayatımızda anlamlı ve etkili bir yer tutar.

‘İnsan yaşadığı yere benzer’

Değerli şairimiz Edip Cansever’in şiirlerini sever misiniz? Rahmetli Cansever’in dizeleri, adeta sabah serinliğinde doğaya düşmüş çiğ damlası gibidir. İnsana yaşam coşkusu ve yaşam sevinci verir. En çok sevdiğimiz şiirlerinden olan‘Mendilimde Kan Sesleri’nin bazı dizeleri şöyledir:“İnsan yaşadığı yere benzer / O yerin suyuna, o yerin toprağına benzer / Suyunda yüzen balığa / Toprağını iten çiçeğe / Dağlarının, tepelerinin dumanlı eğimine…”

Şairimizin ‘İnsan yaşadığı yere benzer’ dizesinde, ne denli büyük bir düşünce zenginliği ve derin bir felsefe var!.. Bu dizeden yola çıkarak, neler yazılmaz ve neler söylenmez ki!..

Kentin başkanı - başkanın kenti

Aynı dize bağlamında ve buradan hareketle, biz de konuya yeni bir boyut katarak, bu yaklaşımı geliştirmek ve zenginleştirmek istiyoruz. İnsanın yaşadığı şehre benzediği gibi kentlerin yerel yöneticileri ve belediye başkanları da yönettikleri kente benzerler. Belki de daha doğru bir deyişle, benzemelidirler.

Her zaman olduğu gibi, geçtiğimiz yerel seçimleri ve seçim kampanyalarını da ülke ölçeğinde dikkatle izleyip gözlemlemiştik. Seçimlerde en çok beğendiğimiz ve aklımızda kalan, adayları ifade edenyerel slogan, Adana’da seçimi kazanan CHP’li Başkan Zeydan Karalar’ın sloganı olmuştu: “Zeydan, Adana gibi başkan!..”

31 Mart yerel seçimlerinin ikinci yıldönümünde

Yaşadıkları kentleri yönetmeye soyunan adayların, hemşerileriyle bütünleşmeleri, onları temsil etmeleri, duruşlarında yansıtmaları ve kişiliklerinde o kentin özelliklerini yoğurmuş olmaları önemlidir. 31 Mart seçimini kazanan başkanlar incelendiğinde, çoğunlukla bu özellikleri taşıyan adayların başarılı olduğu görülüyor. Doğrusu böyle de olmalıdır!..

Yerel yöneticiler ile yönettikleri kentlerin halkı arasında bir benzerlik ve bütünsellik vardır. Belediye başkanı, kentinin ve kentlisinin özelliklerini taşır, yansıtır. 31 Mart yerel seçimlerinde, bu yerel bakış açısı ve özellikleri öne çıkmıştır. Yerel yönetimlerle ve yerel politikalarla ilgili kapsamlı düşüncelerimizi- önerilerimizi; üniversitede ağırlıklı olarak yerel siyaset, yerel iletişim ve yerel yönetimler konularında akademik çalışmalar yapan eşim Prof. Dr. Ferlâl Örs ile birlikte ortaklaşa yayımladığımız kitapta ayrıntılı olarak yazmıştık(YERELGE - Toplumsal Belediyecilik / Yerel Yönetimlerde Üretkenlik, Katılımcılık ve Toplumsal İlişkiler/ Ferlâl - Mehmet Şakir Örs / Etki Yayıncılık).

Muhalif başkanları itibarsızlaştırmak ve etkisizleştirmek

31 Mart 2019 seçimlerinin ikinci yıldönümünde; bu iki yıllık süreçte yaşanan salgın, deprem, sel felaketi ve ekonomik sorunlar gibi olağanüstü koşullar nedeniyle, yerel yönetimlerin çalışma plan ve programlarını tam olarak uygulayamadıklarını görüyoruz. Bu nedenle, önümüzdeki dönemde, başkanların ve yerel yönetimlerin, tamamen hizmete odaklanmaları ve kendilerini daha çok yaptıkları hizmetlerle ifade etmeleri gerekiyor. Bir başka önemli tespitimiz, merkezi iktidar tarafından muhalif belediye başkanlarının itibarsızlaştırılmaya ve etkisizleştirilmeye çalışılmasıdır.

Bu tavırlarıyla, siyasal iktidar, aradan geçen bunca zamana karşın, 31 Mart seçimimin sonuçlarını hâlâ sindirememiş görünüyor. Son günlerde muhalif başkanlara yönelik engellemelerin ve hamlelerin daha da arttığına tanık oluyoruz.

Başkanların İzmir ve Muğla buluşması

Geçtiğimiz haftasonu Muğla’da ve hafta başında da İzmir’de CHP’li büyükşehir belediye başkanları bir araya geldiler. Muğla’da turizm, salgın ve deprem konularını, İzmir’de de su konusunu masaya yatırdılar. Önümüzdeki süreçte yapılacak çalışmalarla ilgili görüş alışverişinde bulundular.

Doğrusu büyük kentlerin belediye başkanlarının bu birlikteliğini ve çabalarını önemsiyoruz. Muhalif yerel yönetimlerde işbirliğinin ve dayanışmanın daha da yükseltilip güçlendirilmesi gerektiğine içtenlikle inanıyoruz. Merkezi iktidarın muhalif belediyelere ve başkanlara yönelik salvoları, ancak böylesi güçlü bir seferberlikle boşa çıkarılıp püskürtülebilir.

Yerelden merkezi yönetime yürümek

Gözlem’de yayımlanan 5 Mart tarihli ‘CHP ve muhalif belediyeler kuşatmayı nasıl aşabilir?’ başlıklı makalemizde, şunları yazmıştık: “İktidarın muhalif belediyeleri sınırlamak, yıpratmak ve buradan muhalefeti kuşatıp itibarsızlaştırmak politikası geri tepiyor. Muhalif belediyeler, tam tersine, muhalefet ve özellikle de ana muhalefet CHP için, önemli bir referans ve siyasal kaldıraç haline geliyor. Şimdi muhalefetin temel hedefi, her alanda iktidarın kuşatmasını yararak, yerelden merkezi yönetime yürümek olmalıdır.”

31 Mart yerel seçimlerinin ikinci yıldönümünde; muhalefet için böylesi bir temel yaklaşımın ve ana hedefin öne çıktığını düşünüyoruz. Bakalım muhalefet, önümüzdeki süreçte, bu büyük yürüyüşü gerçekleştirip başarıya ulaştırabilecek mi?

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar