Facebook ta paylaştweet le

2023’te daha İslamcı, daha otoriter bir AK Parti

26.3.2021
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Her ne kadar satır aralarına sıkışsa da, AK Parti 7. Kongresi’nde dikkat çekici önemli mesajlar vardı.

*

Tarikatların talebi olan İstanbul Sözleşmesi'nin bir gecede fesih edilmesi…

*

Siyasi bir hamle ile camiye dönüştürülen Ayasofya'ya atanan baş imam Mehmet Boynukalın'ın göreve gelir gelmez vermeye başladığı İslamcı mesajlara “En Tepe”nin sessiz kalışı…

*

Toplumda ve ailede, tarikatların kadının yerinin ev, görevinin annelik olduğu, çalışmaması gerektiği, 'kocanız size şiddet uygularsa akşam çay demleyip ikram edin ve nedenini sorun" tavsiyesinin paylaşımı ile HDP-PKK ve onların yanına konumlandırılan CHP, İYİ Parti, DEVA ve Gelecek Partileri'nin terör örgütü yanlısı bir cephe iması…

Hepsi, Cumhur İttifakı'nı tek milli, yerli ve Müslüman cephe olarak gösteren işaretleridir.

*

Erdoğan, bu kez geleceğe dönük heyecan verici projeler açıklamadı. Sadece yeni anayasa dedi, İstanbul Sözleşmesi, kapatılması için düğmeye basılan HDP konularına hiç girmedi, sonunda klasik çağrısını yaptı:

"Altınınızı ve dövizinizi TL'ye çevirin, ekonomiye sokun!..

*

Bir de Damat Bey… Salonda yoktu.

Acaba kendi rızası ile mi gelmedi; “gelme mi” dendi.

Orası meçhul!..

*

Bu kadroya AK Parti’yi 2023 seçimlerine taşıyacak olan “ekip” derseniz; Albayrak’a ne parti de ne TBMM’de ne de “En Tepe”de hiçbir görev verilmedi.

Peki “sürpriz” olarak yeni kabinede yer alır mı?

Zor!..

“Kadro dışı” cezası sürecek gibi…

 

----------------------------------------

Bomba iddia: Çiller’e bakanlık teklifi…

 

Tercih edilen isimlere bakıyorum; dini, güçlü İslamcılık ve milliyetçilik değerlerine yakın isimler dikkatimi çekiyor.

Bir de; parti içindeki kırılmalara, seçmenin AK Parti içinden çıkan Babacan ve Davutoğlu’nun partilerine yönelimi “en aza indirgeyecek” kimliklerin ön plana çıkarıldığını görüyorum.

*

Cumhurbaşkanlığı Kabinesi’nde gerçekleşmesi beklenen “revizyon” ile ilgili çok kulis dedikodu ve iddialar var.

“Bomba” etkisindeki iddialardan biri de şu:

“Eski Başbakanlardan Tansu Çiller’e yeni kabinede görev alması için teklif yapıldı” deniyor. 

Sözde ikna etmek için araya Mehmet Ağar’ın girdiği konuşuluyor.

*

Siyaseten mantıksız değil.

Çünkü, bu hamle ile AK Parti “bir taşla” çok sayıda “kuş” vurabilir.

Nasıl mı?

*

Tansu Çiller görevi kabul ederse eski başbakan üzerinden partiden uzaklaşan merkez sağ seçmenin yeniden konsolide edilmesi söz konusu olabilir.

*

Tansu Çiller’in ekonomi değil de, neden Dışişleri Bakanlığı derseniz; iki nedeni var. İkisi de bilinçli ve stratejik.

*

İlki; Çiller’in ABD’de iktidara gelen Demokratlar ile ilişkileri son derece iyi ve hala uluslararası alanda prestijli bir konuma sahip.

“Erdoğan karşıtı” Biden yönetimi ile “Köprü” görevi üstlenmesi ve aynı zamanda AK Parti’nin dış politikada yıpranan ilişkilerini düzeltebileceği düşünülmüş olabilir.

 *

İkincisi; Millet İttifakı’nda “yükselen” İYİ Parti’nin kadın lideri Meral Akşener’in karşısına “milliyetçi” tabana hitap edebilecek bir başka önemli kadın siyasetçi Çiller ile çıkılarak, yükselişin ve kayan oyların önünün kesilebileceğine inanılıyor.

*

Biliyorsunuz, Akşener’i İçişleri Bakanı yapan Tansu Çiller idi.

Böylece seçmene “ustası bizde çırağına gerek yok” mesajı da tutabilir.

Ancak bu iddia şu ana kadar Çiller ve AK Parti çevrelerince doğrulanmış değil.

Sadece “olabilir”, “neden olmasın?” deniliyor.

------------------------------------------

 

"Yastık altı" çağrısı

 

  1. Olağan Kongrede yine o çağrı yapıldı:

"Yastık altındaki dövizleri bozdurun!..” 

Ve; “evlerinizdeki döviz ve altını çeşitli finans araçlarına yatırarak, ekonomiye ve üretime kazandırmanızı istiyorum!.."

*

Ancak, bir adres yanlışlığı var gibi(!)

Bu çağrı benim, sizin, tüm “yurdum insanına” değil;

Merkez Bankası’nın 128 milyar dolarını “buharlaştırdığı”,

Geçtiğimiz Cuma gece yarısı olacaklardan haberdar olup Merkez Bankası’ndan 450 milyon dolar aldığı iddia edilen mutlu azınlığa yapılmalıydı.

Adamlar altı küsurdan aldıkları doları, yedi küsurdan aldıkları Euro’yu, bir gün sonra neredeyse 9 ve 10 liradan sattılar!..

*

Yalçın Doğan yazdı.

Üstat, Erdoğan’ın dolarla serüvenini pek güzel özetlemiş.

İlk çağrı: Dolar 2.62 TL; “Dolar alan, yaya kalır."

*

Dolar 3.62 TL, Erdoğan: "Dolar 1.50'nin de altına düşecek."

*

Dolar 4.77 TL, Erdoğan: "Verin şu kardeşinize yetkiyi, dolarla, faizle nasıl uğraşılır, görürsünüz."

*

Dolar 5.55 TL, Erdoğan: "Onların dolarları varsa, bizim de halkımız, hakkımız ve Allah'ımız var."

*

Dolar 7.08 TL, Erdoğan: "Şu anda tulumbada su yok!.."

Erdoğan son çağrısını yaptığı gün ise dolar 7.99 TL.

*

2011'den bu yana, on yıl içinde Türk Lirası dolar karşısında yüzde 402.71,

Cumhurbaşkanlığı sistemine geçilen 2018 Haziran’ından bugüne, yaklaşık üç yıl içinde Türk Lirası dolar karşısında yüzde 96.47 değer kaybetmiş.

*

Sonuç:

Son on yıl ve son üç yıl içinde olağanüstü yoksullaşma.

*

Son on yıl ve son üç yıl içinde dış borçlarımızın tavan yapması.

*

Son on yıl ve son üç yıl içinde dolarla garanti verilen yollar, köprüler, geçitler, hava alanları ve şehir hastanelerini yapan müteahhitler aynı oranda zenginleşiyor.

*

Son on yıl ve son üç yıl içinde dünyada parası bu kadar değer kaybına uğrayan başka bir ülke yok!..

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar