Facebook ta paylaştweet le

Kadına kalkan değil, o kafalara zincir gerek!..

26.3.2021
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Önce haberi yazayım; zaten çok okuyucum duymuş, TV’de seyretmiş, gazetelerde okumuştur, ama ben tekrarlayayım…

Adam, “boşanma sürecinde olduğu” eşini, takip etmiş, kurşun yağmuruna tutarak öldürmüş, yanındaki erkek ise tesadüfen yaralı olarak kurtulmuş!..

Eş katili adam, adliyeye getirilirken, kapıda “arkadaşı olan” bir başka adamın “Adamsın adam, adamın kralısın” tezahüratı ile karşılanmış…

Adam göz altına alınmış ve de “adli kontrol şartı ile” serbest bırakılmış!..

Adam “en ağır suç olan cinayetten yakalanmış katili” resmen ve alenen övüyor; işte “bu kafalar için” İstanbul Sözleşmesi lazımdı, ülkemize!..

Bu zihniyet yaygın, bu zihniyet üstelik ve ne yazık ki, “bu zihniyeti tel’in eden, yasaklayan aziz dinimizi şemsiye yapmaya çalışan” bir “karanlık zihniyetin” mahsulü!..

Evet ve elbette İstanbul Sözleşmesi “kadınları koruyordu” ama ondan daha önce “bu karanlık zihniyetin önünde geçilmesi zor bir kalkan” olarak duruyordu!..

Bu “yobaz” zihniyet, “kadını, erkekle eşit görmeyen” zihniyet, kadını “biat etmesi gereken bir köle” olarak gören zihniyetin önünde bir kalkan!..

Kadın evde her türkü şiddete maruz kalacak, köle gibi çalışacak, çocuk doğuracak” ama “sesini sedasını çıkarmayacak”, çıkarırsa, “ölüme mahkûm” ve katil alkışlanacak; öyle mi?..

“Adli kontrol şartı ile serbest bırakılan” bu zihniyetteki bir adam, yarın bir “benzer” sebeplerle cinayet işlerse, ne olacak?..

İstanbul Sözleşmesi’nden ayrıldığımız için düğün bayram edenler kimler ve neden ediyorlar; ortada değil mi?..

“Bunlar”, sözleşmeye paralel, 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’un da kaldırılmasını neden istiyorlar, bilmeyen var mı?..  

Katile “Adamın kralısın” tezahüratı yapan adamların olduğu bir ülkede, “kadınların korunması için” her kadının başına bir polis ya da jandarma mı dikeceğiz; “koruyucu mevzuatı” yumuşatarak, adım adım yok ederek?..

Yoksa mevzuatı “saldırganları, canileri caydıracak, korkutacak ve istisnasız ve hemen uygulanacak” hâle mi getirmemiz gerekiyor?..

Her gün benzer olaylarla karşılaşıyoruz, şiddet, cinayet, yaralama, taciz ve önemli bir bölümünde “adli kontrol şartı” ve serbestlik; sonrası meçhul; ne takip eden var, ne de ceza veren!..

Kadın, büyük Allah’ın dünyaya hediye ettiği “en kutsal, en değerli” canlıdır.

Peygamberimi Hazreti Muhammed’in “Cennet annelerinin ayaklarının altındadır” hadis-i şerifi, eğer “karanlık” zihniyetlilerin, “karanlık” yuvalarında “yok sayılıyorsa”, onların akıllarını başına getirecek olan İstanbul Sözleşmeleri, 6284 sayılı kanunlar korunmalı ve uygulanmalıdır!..

Ve Atatürk’ümüzün “Ey kahraman Türk kadını, sen yerde sürüklenmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın” sözü hiç unutulmamalıdır!..

+++++++++

 

Şair Eşref Şayet Yaşasaydı… Ne yazardı?...

 

 “Tekâmül” Kasidesi...

  

Parlar Delfi tapınağı, “Gnothi Seauton” diye,          

Altın harflerle yazılmış, o meşhur alınlığından...              

 

 Apollon’un ümidi şu : “Vakt eriştiğinde herkes,             

Her ölümlü hisse alsın” , bıkıp da kalınlığından...          

 

 Çün “Kendini Bil” demektir, malûmunuz bu vecize,            

Çağlar boyu ışık olmuş , kendin bilmez her âcize     

 

Latince “Nosce te ipsum”  , diye bir tercümesi var,        

Kâhin mutfağında “temet , nosce” okunuşu yazar...               

 

Rûmî dahi , “haddimi” der ; “peki ya ne bilirsin sen?            

O kadar okuyup, yazdın”, diyen suale cevaben...                     

 

Ya demez mi, miskin Yunus ;  “İlim kendini bilmektir”        

Dalgalanıp deryâ içre, ve “kendin bilip” dinmektir...               

 

Çiçero’nun lugâtinde, tâdil edilir bu davet                

“Farkında ol kıymetinin”, demeye edince avdet

 

Bütün ilim sahipleri, mutabıkken bu hususta                   

Hikmet vâdisinden bir tek, Nâbi ayrıktır esasta:              

 

“...Sezâ-yı tîğ olur haddi tecâvüz eyleyen mûlar

Anın’çün tîğdan âzâdedir müjganla ebrûlar...”    

 

Şair aba altından der: “bak haddini aşma sakın !           

Kaş ve kirpik misâlince,  kendini kılıçtan sakın...”     

 

Asrın hâmisi muhtaç ki, “etek öpen her tâbi”ye    

Orta şarkın vasatında, çoktur itibar Nâbi’ye           

 

Yani içsel yolculukken, şu haddini bilmek hali         

Rakip olur bevl etmekte, hükümrana denk ahâli             

 

Pazarda ucuzlar cevher, kimse bakmaz hiç kendine...     

Birbirine hasım cumhur, cumhura der “ne haddine ?”           

 

 Cehdizâde “vâsıta ol ! Fâsıla ver bu ezâya”,                       

“Meddaha ve münevvere”, talep edilen cezaya              

 

 Ya Apollon, ya Nâbi’ye, uyup tavır takınılsın,                            

İsteyen tekâmül etsin,  ya da kula tapınılsın...                  

                                                           Nihat Demirkol

 

++++++++++


Erdem ve… Politika

 

Doğrusu bugün politika hayatımız bir velvele ve gürültü içindedir. Ve zamanın önünde koşmamız gerekirken, “sen – ben kavgaları” yüzünden çok şeyleri kaybediyoruz. Kaybolan zaman için “Yazık oluyor” desek de, dinleyen yok. Bilinen bir gerçektir ki, Politika çirkinse, yaşam güzel olamaz.                                                                                                     Ali Naili Erdem

++++++++

 


Sözün Özü

 

Bir emekli subay dostum “Fetöcülük ‘irtica’ sayılmıyor mu ki, Harp Okulları ve Astsubay okulları yönetmeliğinden ‘irtica’ sözcüğü çıkarıldı” diye sordu; bir subay çocuğu ve 65 yıllık gazeteci olarak “ne cevap vereceğimi” şaşırdım.

++++++++ 

 

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Yazarlar

Günlük Burç Yorumları 12 Mayıs 2021 Çarşamba. Aşk . Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları 11 Mayıs 2021 Salı. Aşk . Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları 10 Mayıs 2021 Pazartesi Aşk . Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları 8-9 Mayıs 2021 Cumartesi.Pazar Aşk . Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Yazarlar