Facebook ta paylaştweet le

Süveyş kanalı ve dünya deniz ticareti

2.4.2021
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Bugünlerde, Musevi vatandaşlarımız Hamursuz Bayramını kutluyorlar ve Mısır’da kölelikten kurtarılan Antik İsraillilerin göç hikâyesini anıyorlar. Hazreti Musa, antik şehir Tanis'in yakınlarında, Kızıldeniz'i ikiye ayırmış ve içinden yürüyerek geçilebilecek bir geçit oluşturarak halkını kurtarmıştı. Bugün ise hemen hemen aynı yerde, dip vokumu mu, rüzgar etkisi mi yoksa komplo teorilerine bakılacak olursa ikinci bir kanal gerekliliğine yönelik manipülasyon mu bilinmez ama 220 bin tonluk 20 bin konteyner kapasiteli The Ever Given gemisi, Süveyş Kanalı’nı tıkayarak Dünya Deniz Ticaretine 30 milyar dolarlık zarar verdi. Allah’tan bu hafta başı itibari ile dev gemi yüzdürülebildi de küresel ticarete olumsuz bu sınırlarda kaldı.

 

Süveyş Kanalında, her yıl yaklaşık 18 bin gemi, bir milyon iki yüz elli bin ton yük ile geçiş yapıyor ve bu haliyle dünya ticaretinin yüzde 13’ünü gerçekleştiriyor.

 

Teyit edilen bir yıl önceki veriler, uluslararası ticarette kullanılan 1,000 groston ve üzeri gemilerden oluşan ve toplam dünya ticaretinin yüzde 84’ünü gerçekleştiren dünya filosunun yaklaşık 1.9 milyar DWT yükü transfer ettiğini gösteriyor. Ülkemiz de 28.5 milyon DWT toplam kapasitesi ile dünya filosu listesinde 15’inci sırada. Türkiye, dış ticaret yüklerinin yüzde 90’ını deniz yoluyla(330 milyon ton) taşınmaktadır ki bu da yaklaşık ihracat ve ithalat hacminin yüzde 60’ınındeniz yoluyla gerçekleştirildiği anlamına geliyor, yani yaklaşık 238 milyar dolar. Bunun nedeni denizyolu taşımacılığının diğer taşıma türlerine göre çok önemli maliyet avantajlarına sahip olmasıdır. Örnek vermek gerekirse, demiryolu taşımacılığına göre 3.5 kat, havayolu taşımacılığına oranla 20 kat ve karayolu taşımacılığına kıyasla da 7 kat daha ucuz transfer sağlanabilmektedir. Dolayısı ile dünya ticaretinin %84’ü deniz yoluyla Singapur, Şangay, Rotterdam ve Hamburg gibi dev aktif limanlar arasında en fazla da ham petrol ve minör dökme yük taşımacılığı başta olmak üzere 11 milyar tonun üzerinde yük 15 trilyon dolarlık bir ciroyu gerçekleştirmektedir.

 

Tabii dev limanlar kadar Süveyş gibi önemli kanallar da bu ticaretin önemli ayaklarından. Osmanlıların, 16 yüzyıllarda deniz mevzi komutanlığı olan bu liman, her ne kadar 1859’da kanalın açılması ile stratejik bir hale gelse de, tarihte II. Ramses döneminde bir kanal yapım çalışmasının yapıldığı biliniyor. O zamanlar küçük bir kanal olarak açıldığı ama zamanla kumla dolduğu tahmin ediliyor. Devam eden süreçte Romalılar ve daha geç dönemde Halife Ömer zamanında da kanalın açılması düşünülmüş ancak yapımı Portekizlerin baharat yolunu keşfetmeleri sürecinde Osmanlıların bu kanala yoğunlaşmaları ile gerçekleşmiştir. Gerçi Napolyon Mısır’ı işgal ettiği dönemde de Fransız Mühendisler bir çalışma yapmış, Akdeniz ile Kızıl Deniz arasındaki 10 metre yükseklik problemini çözemedikleri için proje gerçekleştirilememişse de, daha sonra Osmanlılar, 10 yıllık bir çalışma ile kanalın açılması işini Fransız bir şirkete ihale edecektir.1830'larda Ferdinand de Lesseps, genç bir diplomat olarak Mısır'da görevliyken tanıştığı, geleceğin Mısır Valisi Said Paşa’dan1854'te bu konuda bir imtiyaz aldı ve inşaatına ilk kazmayı 25 Nisan 1859 tarihinde vurdu. 287 milyon Fransız altını (yaklaşık 92 milyon 414 bin dolar) maliyet ve yüz binlerce işçinin emeği ile 11 yılda tamamlandı.İlk yapımda, 60 metre yüzey genişlik ve 22 metre dip genişliği,1956'dayüzey genişliği 150 metreye vardırdı.Günümüzde 193 km uzunluğunda ve en dar yeri 300 metre genişliğinde.Kanalın yapımında yaklaşık 1 milyon işçinin  çalıştığı ve on yıllık sürede iş kazaları, açlık, susuzluk gibi zor koşullar ve çalışma şartları nedenleri ile 120 bin civarında Mısırlının hayatını kaybettiği tahmin edilmekte...

 

Nihayetinde, Arapça Süveyda sözcüğünden kök alan ve  ‘’kalbin ortasında var olduğuna inanılan siyah benek’’ ya da ‘’ kalpteki gizli günah’’anlamındaki kanal, 17 Kasım 1869'da, Mısır Hidivi İsmail Paşa tarafından, büyük bir törenle deniz ticaretine açıldı ama kanal, İngilizlerin ve Fransız özel sektörünün elinde kaldı ta ki 26 Temmuz 1956'da Cumhurbaşkanı Nasır'ın idaresindeki Mısır hükümetinin, kanalı millileştirmesine kadar.

 

Böylece, Avrupa'dan Doğu Afrika'ya, Doğu Asya'ya ve Okyanusya'ya yeni bir rota olarak Suveyş Kanalı, önceleri Ümit Burnu'nu ve Afrika sahillerini baştan başa dolaşan gemilerin yolunu 17.400 KM’den 9880 KM’ye indirerek nakliye ücretlerini indirdi ve yolu kısalttı. 1970’lere kadar yılda ortalama 500 gemi geçerken bu sayı giderek arttı ve yılda 20 binleri geride bıraktı.

 

Şimdilerde, Küresel bağlamda başta gelen Panama, Kiel ve Korint dahil 48 kanala göre, 400 metrelik dev konteyner gemisi  "The Ever Given" ‘in ulaşıma set çekmesi ile Dünya Gündeminde daha çok sözü geçen Süveyş Kanalı, ortaya çıkardığı yıllık 6 milyar dolar gelir ile de Mısır ekonomisinin can damarı!

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar