Facebook ta paylaştweet le

Corona bahanesiyle “Oruç yiyene” ceza!..

2.4.2021
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Yıllardır, 29 Ekim, 23 Nisan, 19 Mayıs, 30 Ağustos gibi, milli bayramlarımızı çeşitli gerekçelerle kutlama takviminden silmeye çalışan iktidar, şimdi de Ramazanda oruç tutmayanları cezalandırmanın yolunu buldu:

Lokanta ve restoranları bir ay boyunca kapatmak!..

 

Bu karar, oruç tutmayanların işlerini  "toplu iftar olmasın ki hastalık yayılmasın" kılıfı altında zorlaştırmak;

Milletin "oruç yemesinin önüne geçmek!";

Din ve vicdan hürriyetine müdahale;

Bunun da, hızla yayılan salgın hastalığa karşı alınacak önlemler şeklinde millete yutturulmasıdır.

 

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in tespiti de böyle:

"Kongrelerinize yasak getirecek bir durum yoktu da mübarek sofralarda mı aklınız başınıza geldi? Lokantalarda üç beş kişi bir araya gelince salgın yayılıyor da binlerce kişiyi getirdiğiniz kongrelerinizde virüs tatile mi çıkıyordu?”

*

Şu anda restoran ve lokantalar saat 19.00'a kadar yüzde 50 kapasite ile hizmet verebiliyorlar.

Sanırım birileri Ramazan'ın başlaması ile birlikte virüsün saat-maat dinlemeden lokanta ve kafelerde mesaiye çıkacağını haber almış olmalı ki; hastalık yayılmasın diye böyle bir karara imza attı.

Oysa bu işyerleri zaten 19.00’da kapanıyor.  İmsakiye de iftar saati, Doğudaki birkaç il dışında (o da ilk 4 gün) 19.00’dan sonra.

Yani  “top”, lokantaların kapatıldığı saatten sonra patlayacak.

*

Lokantalar kapalı ama teravih namazı serbest.

İyi de, teravih vakti sokağa çıkma yasağı var!..

Yasaklı saatlerde sokağa çıkan adam teravih namazına mı gidiyor, dolaşmaya mı; nasıl ayırt edeceğiz?

Dahası var; lokantalarda yan yana iftar yapamayan insanlar, camide yan yana nasıl 20 rekat namaz kılacaklar?

*

Yanlış anlamayın; Kutsal ayımız Ramazan, Oruç ile kendimi bildim bileli sorunu olmayan, inançlı bir insanım.

Tip-2 diyabetli olmama, doktorlarımın yasağına rağmen oruç tutan bir kardeşinizim.

Ancak, Laik Cumhuriyet vazgeçilmez değerlerimden biridir. İnsanların inançları bahane edilerek dayatma ve yasaklara külliyen karşı olduğumu da bilmenizi isterim.

---------------------------------------

 

Rüya gören sadece ben değilmişim?

 

Çok az rüya gören bir insanım. O kadar ki, yılda sayısı 3-5’i geçmez.

Erken yatarım, kafamı yastığı koyduğumda 3-5 dakika içinde derin bir uykuya dalarım.

Yine böyle bir gece; Cumhurbaşkanlığı saat 02.00’de yayınladığı kararname ile(!) gittikçe yayılan Covit-19 salgını sona erip hayat normale dönünceye kadar alınacak önlemleri açıklıyor. 

Ve o müjdeleri yazmak için masaya oturmuşum, parmaklarım keyifle klavyenin üzerinde dolaşıyor.

Yazıyorum:

Tüm yurtta yaptırılan dolarla ödeme garantili havaalanı, otoyol, tünel, şehir hastaneleri v.b Türkiye Cumhuriyeti Devleti tarafından işletilecek, kullanım ücreti alınmayacak ve garanti kapsamında müteahhitlere para ödenmeyecek.

 *

Beştepe Sarayı’nın masraflarının kısılması amacıyla bir süreliğine kapatılıp daha önceki gibi Çankaya Köşkü’nde hizmete devam edilecek.

*

Marmaris ve Ahlat’ta yapımı devam eden sarayların inşaatı durdurulacak.

*

Her türlü vakıf ve derneklere aktarılan yardımlar kesilip bu paralar vatandaşların ihtiyaçları için kullanılacak.

*

Cumhurbaşkanlığı emrinde bulunan 13 adet uçağın 12’si satılacak.

*

Bu tasarruf tedbirlerinden elde edilecek kaynakla tüm vatandaşlarımızın ihtiyaçları karşılanacak ve ciddi para yardımı yapılacak.

*

Çalışmayan tüm vatandaşlarımızın elektrik, su, doğalgaz faturaları ile kira ödemeleri devlet tarafından karşılanacak.

*

Günün birlik ve beraberlik günü olduğu göz önünde bulundurularak muhalefet edenlere açılan davalar geri çekilecek ve bu yüzden hapiste bulunan başta gazeteciler olmak üzere serbest bırakılacak.

*

Güçlü bir dürtülme ve “ne yapıyorsun Hamdi?” sözleriyle gözlerimi açtım.

Yatakta oturmuş alkış tutuyor muşum!..

Mecburen “rüyamı” anlattım…

“İnanıyor musun?” diye sordu. 

“Evet” dedim.

“Oğlum bugün 1 Nisan, rüyan sana ‘şaka’ yapmış olmalı!!!!”

*

Kahpe felek; kırk yılda hayırlı bir rüya gördüm diye seviniyordum, görüyor musunuz o da 1 Nisan’a denk geldi.

“Hayırlara Vesile Olsun” bile diyemedim.

-----------------------------------

O hala rüyada!..

 

 “Dolar 1 lira olacak.”

*

"Dolar 3 lira olursa, yüzüme tükürün!.."

*

Ne diyor bu adam diyorum ama o hala “1 Nisan Şakası”nı gerçek(!) gibi ekrandan anlatmayı sürdürüyor:

*

“Cumhurbaşkanımızın verdiği mesajlar başta olmak üzere, Merkez Bankası Başkanı'nın mesajlarıyla birlikte piyasaların sakinleştiğini gördük.”

(Şaşkın adam; piyasalar öyle sakin, öyle sakin ki, dolar 8.41’i bile gördü)

*

"Yerli ve milli ekonomi modeline adım adım ilerliyoruz. Piyasalar sapasağlam.”

*

“Savunma sanayi de millileştirme çalışmaları yapıldığında…”

“Akkuyu Nükleer santralı devreye girdiğinde…”

“Karadeniz'de kaynak daha da genişleyince…”

“Ege ve Doğu Akdeniz'deki kaynaklara ulaşınca…”

“İthal ettiğimiz malların çoğunu ülkemizde üretmeye başlayınca…”

*

Eeeeeeee!!!

*

Yerli ve milli ekonomi modelinin tamamlandığını göreceğiz."

*

“Ne sayıklıyor bu adam?” diye ağzım bir karış açık, izliyorum.

Kimi mi?

Kim olacak; bizim hala rüyasından uyanamamış, uyanmaya da niyeti olmayan "Sarayın Ekonomi Danışmanlarından” biri olan ünlü Yiğit Bulut!..

Allah iyiliğini versin emi…

Vallahi sen Nasrettin Hoca’ya bile “nal toplattırırsın.”

Ama bil ki rüyalarda bile görülmeyecek bu hayallerle aslında ülkemizin perişanlığını anlatıyorsun.

Ben uyandım, darısı senin başına!..

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar