Facebook ta paylaştweet le

O açıklamayı yeminlerine sadakatlerinin gereği olarak yaptıklarını değerlendiriyorum

16.4.2021
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Geçtiğimiz hafta gündeme oturtulan Emekli Amirallerin “Bildirisi”; önce “darbe bildirisi” ardından “darbe ima eden bildiri” olarak adlandırıldı. Sonuçta darbeyle ya da darbe imasıyla ilgisi olmadığı, bunun ülkemizin gidişatından duyulan endişeyi ifade eden bir açıklama olduğu ve bir darbenin sosyal medya ortamında örgütlenemeyeceği anlaşılmış olmalı ki; gözaltına alınan ve tutuklanmaları talebiyle mahkemeye çıkarılan Amirallerin tamamı serbest bırakıldı. Darbe ile ilgili en küçük bir bağlantı, en küçük bir şüphe kırıntısı bile bulunabilseydi hiçbirisini serbest bırakmazlardı ve hala darbe, darbenin nasıl da deşifre edildiği, kimlerin ne kahramanlıklar(!) yaptığı konuşuluyor olurdu. Bunun bir darbe bildirisi olduğunu iddia edenler bile anlamış olmalılar ki; hiçbirisi mahkemenin kararını yorumlamadı.

Bu süreçte Amirallere yapılanlar hak, hukuk ve adalet kavramlarına, devletin itibarına büyük zarar vermiştir. Amirallerin henüz ifade bile vermeden, yıldırım hızıyla maruz kaldıkları ilk muamele; lojmanlarından çıkarılmaları, Kuvvet Komutanlığı yapmış olanların yakın korumalarının kaldırılması (sonradan çağrı üzerine koruma hakkı verildi) ve orduevlerine alınmamaları (şimdi TESUD 2.Başkanı olan Emekli Albay Hüsnü Şimşek’in itirazı üzerine AYM’nin 2018 yılında verdiği hak ihlali kararına rağmen) olmuştur. Sonra sabahın erken saatlerinde polislerle evlerinden alınmaları, terörist yakalamış gibi kollarına giren polislerle sıra sıra emniyete götürülmeleri ve bunun görüntülerinin servis edilmesi, günlerce ifadeleri alınmadan gözaltında tutulmaları, gözaltı süresinin uzatılarak eziyet edilmesi, bazılarının gecenin bir yarısı serbest bırakıldıktan sonra orduevine alınmamaları ve gece saat 02:15’de eşleri ile birlikte orduevinden çıkarılmaları üzüntü verici uygulamalardır. Bu aynı zamanda ülkemizdeki kutuplaştırmanın, kindarlığın hangi boyuta ulaştırıldığının ve TSK içindeki karşılıklı güven, dayanışma ve ahde vefa duygularının nasıl yok edildiğinin acı bir göstergesi olmuştur.

Ben Amirallerin maruz kalabilecekleri muameleyi -bu kadar ağırını olmasa bile- tahmin etmiş olduklarını, buna rağmen “Barışta ve savaşta…” diye başlayan, “…icabında vatan, Cumhuriyet ve vazife uğrunda seve seve hayatımı feda eyleyeceğime namusum üzerine and içerim” diye biten asker yeminlerine sadakatlerinin gereği bu açıklamayı yaptıklarını değerlendiriyorum.

Bence Amirallerin açıklaması hedefine ulaşmıştır. Rusya-Ukrayna gerginliğinin ulaştığı boyuta ve ABD’nin müdahale girişimlerine bakıldığında; Möntrö Boğazlar Sözleşmesinin Türkiye’nin güvenliği açısından ne kadar önemli olduğuna dikkat çekmeyi başarmışlar, hatta bu konuda yöneticilere örnek olmuş, onların yollarını aydınlatmıştır.

Dikkat çekilen diğer bir konu sarıklı amiral konusudur. Bu konuda bir disiplin soruşturması başlatılmıştır. Soruşturma neredeyse bir aydır sonuca ulaştırılmamış, yargıya intikal ettirilmemiştir. Bilindiği gibi askeri mahkemeler Balyoz ve Ergenekon kumpasları sürecinde dönemin hükümeti tarafından kapatılmıştır. Bu durumda eğer konu sivil yargıya intikal ettirilirse her yönüyle tartışmaya açılacaktır. Askeri disiplin soruşturmasının kamuoyuyla paylaşılması söz konusu olmadığına göre; disiplin yaptırımıyla yetinileceği, sessizliğe bürüneceği, aksi halde tarikatların tepkisi ile karşılaşılacağı ve bunun göze alınamayacağı kanaatindeyim. Bu nedenle ben bunun yargıya intikal ettirileceğini düşünmüyorum.

Açıklamada değinilen “anayasanın değişmez, değiştirilmesi teklif edilemez temel değerlerinin titizlikle sürdürülmesi zarureti” ise hiç ele alınmamıştır. Anayasa değişikliğinin ve sivil bir anayasa yapılması gerekliliğinin sık sık gündeme getirildiği bu dönemde ele alınabileceğine de ihtimal vermiyorum. Çünkü öyle sanıyorum anayasa değişikliğinin ana konusu değiştirilemez maddeler olacaktır. Amirallerin açıklaması gündemdeyken bunu kimsenin tartışmaya açmayacağını, aksi halde darbe iması iddialarının bütünüyle çökeceğini değerlendiriyorum.

Amirallerin adli kontrol şartıyla serbest bırakıldıkları dikkate alındığında mahkeme sürecinin devam ettiği anlaşılmaktadır. Benim kanaatim, yargılama sonucunda Amiraller büyük olasılıkla beraat edeceklerdir. Aksi halde gündeme gelmesi istenmeyen pek çok konu gündeme gelecek, Amiraller savunmalarını güçlendirmek için anayasanın değişmez maddelerini, temel ilkelerimizi, Atatürk İlke ve Devrimlerini, laikliği, laiklik karşıtı girişimleri, demokratik haklarını konu edebileceklerdir. Cumhur İttifakının kendisine muhalif olan hiçbir örgütlü harekete tahammülü yoktur. Yargılamanın uzaması örgütlü hareketin uzun süre gündemde kalması demektir. Bu nedenle zaman içinde olayın sönümlenmesi beklenecek ve sessizce sonuçlandırılacaktır diye düşünüyorum.

Şehitler haftasında bütün şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyor, Allah’tan; vatanımızı ve milletimizi, şehitlerimizin kemiklerini sızlatacak olumsuzluklardan korumasını diliyorum.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Yazarlar

Günlük Burç Yorumları 13 Mayıs 2021 Perşembe. Aşk . Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları 12 Mayıs 2021 Çarşamba. Aşk . Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları 11 Mayıs 2021 Salı. Aşk . Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları 10 Mayıs 2021 Pazartesi Aşk . Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları 8-9 Mayıs 2021 Cumartesi.Pazar Aşk . Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Yazarlar