Facebook ta paylaştweet le

'Egemen bir ülkede, özgür ve mutlusunuz'

22.4.2021
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Bizler, Çetin Altan’ın, İlhan Selçuk’un, Uğur Mumcu’nun ve daha birçok değerli düşün insanımızın yazılarını, yorumlarını okuyarak yetiştik. Bütün bu isimlerin belleğimizde, bilincimizde, yüreğimizde ve düşünce dünyamızda derin izleri vardır…

 

Daha çocukluk dönemlerimizden belleğimize kazınmış anlamlı bir ritüelimiz vardı. Bağdan yorgun argın gelen babamız, yorgunluk kahvesini içerken; biz de o yılların Akşam gazetesini hemen önümüze çeker önemli yazıları yüksek sesle okurduk. İlk okuduğumuz yazılar da ikinci sayfada yer alan Çetin Altan’ın ‘Taş’ başlıklı makaleleri ile ‘Şeytanın Gör Dediği’ köşesinin yazıları olurdu. Onların ardından da birinci sayfanın alt köşesinden başlayıp, devam sayfalarına sarkan İlhami Soysal’ın yazısını okurduk… Sonra da ilkokul mezunu bir çiftçi olarak hayatın çetin koşullarında kendisini yetiştirmiş, tam anlamıyla bir ‘hayat bilgesi’ olan rahmetli babamızla; yazıları analiz eder, siyasal gelişmeleri birlikte yorumlayıp tartışırdık…

 

Çetin Altan’ın 23 Nisan yazısı

Bizi çocukluğumuza, ilköğretim ve ortaokul yıllarımıza, o dönemlerin hiç unutamadığımız anılarına doğru adeta bir ‘zaman yolculuğu’na çıkaran esin kaynağı; bu 23 Nisan’da da yine rahmetli Çetin Altan’ın o ünlü 23 Nisan yazısını anımsamak oldu…

Çetin Altan, 1968’in 23 Nisan’ında, Akşam’da, “Egemen bir ülkede özgür ve mutlusunuz” başlıklı bir yazı kaleme almıştı. Çocuklara yönelik olarak hazırlanan bu ironik yazı; ‘Egemen bir ülkede özgür ve mutlusunuz’ diyerek başlar, ardından ‘o kadar özgür ve mutlusunuz ki…’ diyerek devam eder ve ülkemiz çocuklarının o dönemde yaşadıkları gerçeklikleri sıralardı… O dönemlerde çok ünlenen ve bilinen bu yazı, sonraları Çetin Altan tarafından plağa da okunmuştu. Biz de pikabımızda defalarca dönen bu 45’lik plağı, yıllarca arşivimizde saklamıştık…

 

Bu 23 Nisan’ın düşündürdükleri

Çok sonraları düşünce dünyasında bizi üzen ve rahatsız eden önemli savrulmalar yaşamış olsa da Çetin Altan, bir zamanlar ülkemizin siyaset, düşünce ve kültür hayatının önemli bir ismiydi. Çok kıvrak bir kalemi ve etkileyici bir ses tonu vardı. Özellikle kendi sesinden plağa okuduğu 23 Nisan yazısı, yıllardır hemen her 23 Nisan’da belleğimizde dönenip durur…

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) 101’inci kuruluş yıldönümünü kutladığımız bu 23 Nisan’da; biz, rahmetli Altan’ın çocuklara yönelik yazısını, büyüklere yönelik hale getirerek, ülkemizin tüm yurttaşlarına yöneltmek istiyoruz: “Egemen bir ülkede, özgür ve mutlusunuz; o kadar özgür ve mutlusunuz ki!..”

 

Egemenlik ve sistem tartışmaları

Elbette 23 Nisan’ın anlamı ve önemi çok derinlerdedir. Bu derinlikte, Cumhuriyet’in temel felsefesi ile kurtuluş / kuruluş ruhu vardır.23 Nisan 1920’de, o en zor koşullarda, henüz daha ulusal kurtuluş savaşının başlangıcında, Mustafa Kemal Atatürk ve kurtuluşun / kuruluşun öncü kadroları tarafından Millet Meclisi’nin toplanması, halkın egemenliği yaklaşımına verilen önemin somut göstergesidir. En belirgin ve çarpıcı biçimde ‘Egemenlik kayıtsız şartsız ulusundur’ özdeyişinde dile getirilen bu temel anlayış, hem kurtuluş mücadelesine ve hem de yeni Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş sürecine damgasını vurmuştur.

İşte bu nedenledir ki, ülkemiz uzun yıllar parlamenter demokrasi sistemini temel alan, halkın katılımını ve iradesini öne çıkaran bir anlayışla yönetilmiştir. Bu anlayış, bir bakıma, Cumhuriyet’in temel felsefesi haline gelmiştir. Çağdaş yurttaşlar ve kuşaklar yetiştirmek amacıyla, TBMM’nin açılış günü olan 23 Nisan 1920 tarihi, sonraki yıllarda ‘Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’ olarak coşkuyla kutlanmıştır.

 

Demokrasiyi yeniden inşa etmek

İçinde bulunduğumuz bu zor günlerde, halkımızın büyük çoğunluğu, yaşanan süreci tüm yönleriyle irdeliyor ve değerlendiriyor. TBMM’nin 101’incikuruluş yılı kutlanırken; temel ve başat meselenin, demokrasinin tüm evrensel kurum ve kurallarıyla yeniden inşa edilmesi olduğunu düşünüyoruz. Ülkemiz koşullarında bunun somutlaştırılıp hayata geçirilmesinin ilk adımı, güçlendirilmiş parlamenter sisteme geçilmesi olacaktır. TBMM’ne işlevi, etkinliği ve itibarı iade edilmelidir.

Çetin Altan’ın o ünlü yazısında vurguladığı gibi, gerçekten ‘egemen bir ülkede özgür ve mutlu’ olabilmek için; ulusal kurtuluşa ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş sürecine damgasını vuran ‘halkın egemenliği’ anlayışının yeniden öne çıkarılması gerekiyor.

 

 

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar