Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Toplu İş İlişkileri-37: Üye olmayan ve fakat dayanışma aidatı ödeyerek toplu iş sözleşmesinden yararlanan işçiler

28.6.2013
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır



6356 sayılı yeni Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu (SETİSK), hem dayanışma aidatı ödeyerek toplu iş sözleşmesinden yararlanacak işçiler bakımından hem de ödenecek dayanışma aidatı miktarı konusunda önemli sayılabilecek değişiklikler getirmiştir. Gerçekten, 2822 sayılı kanun zamanında olduğu gibi, yen,i 6356 sayılı kanuna göre de taraf işçi sendikasına üye olmayanlar “dayanışma aidatı” ödeyerek toplu iş sözleşmesinden yararlanabilirler. Kanuna göre, 1)toplu iş sözleşmesinin imzası sırasında taraf işçi sendikasına üye bulunmayanlar, 2)sonradan işyerine girip de taraf sendikaya üye olmayanlar, 3)taraf işçi sendikasına üye olduğu halde imza tarihinde veya imza tarihinden sonra sendikadan ayrılmış (istifa etmiş olanlar), 4)imza tarihinde sendikadan ihracı kesinleşmiş bulunanlar “dayanışma aidatı” ödeyerek toplu iş sözleşmesinden yararlanabilirler (SETİSK md.39/4). Burada getirilen en önemli değişiklik, Kanunda daha önceki kanunda mevcut bulunan “başka sendikaya üye olanların” da “dayanışma aidatı” ödeyerek toplu iş sözleşmesinden yararlanabileceğine ilişkin hükmün çıkarılmış olmasıdır. Kanun koyucunun bu defa işyerlerinde toplu iş sözleşmesinin imzalanmasından sonra “sendikal rekabet” nedeniyle çıkabilecek huzursuzlukları önlemeyi düşünerek “başka sendikaya üye olanları” yasa hükmünden çıkardığı anlaşılmaktadır.

6356 sayılı yeni SETİSK ile getirilen önemli bir değişiklik “sendika üyelik aidatları” hakkındadır. Buna göre, “dayanışma aidatının miktarı, üyelik aidatından fazla olmamak kaydıyla sendika tüzüğünde belirlenir” (SETİSK md.39/5). Halbuki daha önceki 2822 sayılı kanunda bu hüküm “sendika üyelik aidatının üçte ikisi” kadardı. Sendikaları ekonomik bakımından daha güçlü hale getirecek bu hükmün, özellikle küçük sendikalara sağlayacağı yarar inkar edilemez. Hemen ekleyelim ki, daha önceki yasada da olduğu gibi, dayanışma aidatı ödeyerek toplu iş sözleşmesinden yararlanmak isteyen işçiler için, ayrıca “işçi sendikasının onayı aranmaz” (SETİSK md.4). 

Buna karşılık, daha önceki yasada da öngörüldüğü gibi, sendika üyesi olmadığı ve dayanışma aidatı da ödemediği halde  toplu iş sözleşmesinden yararlanmak isteyen işçilerin “sendikanın onayını” alması şarttır (SETİSK md.26/4). Aksi halde, işverenin taraf sendika üyesi olmayan işçileri kendiliğinden toplu iş sözleşmesinden yararlandırması; taraf işçi sendikasına yoksun kaldığı dayanışma aidatını işverenden “en yüksek işletme kredisi faizi” üzerinden talep hakkı vereceği gibi (SETİSK md.18/3); sendika üyesi işçilere de “sendikal ayrıma” maruz kaldığı iddiasıyla “en az bir yıllık ücreti tutarında tazminat” talep hakkı verecektir (SETİSK md.25/4). Ayrıca, böyle bir uygulama artık taraf sendika üyesi olmayan işçi için  “işyeri uygulaması” (hizmet sözleşmesi hükmü) haline gelmiş bir “müktesep hak” teşkil edeceğinden, işveren bundan da geri dönemeyecektir. Yeter ki işveren böyle bir uygulamayı “yanlışlık” (hata) sonucu yapmış olmasın. Çünkü, Yargıtay kararlarına göre, “yanlışlık sonucu yapılan uygulama müktesep hak teşkil etmez”.

İşveren sendikaya üye olmayan işçiye dayanışma aidatı almadan  toplu iş sözleşmesini uygulayamayacağı gibi, işçinin bir talebi olmadan  dayanışma aidatını doğrudan kendisi keserek de toplu iş sözleşmesini uygulayamaz. Hatta, tarafların kendi aralarında anlaşarak toplu iş sözleşmesine bu yolda bir hüküm koymaları dahi geçersizdir. Ayrıca, dayanışma aidatı ödeyenler ile taraf sendika üyeleri arasında sözleşmenin uygulanması bakımından farklılık yaratan; örneğin, sözleşmede yer alan “haksız fesih tazminatının” dayanışma aidatı ödeyenlere değil, sadece “taraf sendika üyesi işçilere” uygulanmasını öngören hükümler de geçersiz olacaktır.

Buna karşılık, işçinin “mutlaka” bulunması gereken, “dayanışma aidatı ödeyerek toplu iş sözleşmesinden yararlanma talebi” de, işveren tarafından “kabul edilmek zorundadır”. Zira Kanundaki bu düzenleme, “kamu düzenine” ilişkin “emredici” bir düzenlemedir. Bu nedenle talebin, taraf işçi sendikasına değil “işverene” ve yazılı bir “dilekçe” ile yapılması gerekir. Zira, belgenin (dilekçenin) işverene ulaştığının ispatı işçiye düşer; işçinin talebinin işverene ulaşmasına rağmen sözleşme hükümleri uygulanmamışsa, “fark alacakların talep tarihinden itibaren işçiye ödenmesi gerekir”. Çünkü, dayanışma aidatı ödeyerek toplu iş sözleşmesinden yararlanma, “talep tarihinden geçerlidir”. “İmza tarihinden önceki talepler imza tarihi itibarıyla hüküm doğurur. Faaliyeti durdurulmuş sendikalara dayanışma aidatı ödenmez”. (SETİSK md.39/4,6). 

 

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 1 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

murat ozbey

27.06.2018 - 16:59
merhaba, İş yerim beni geçerli nedenle işten çıkarttı. Ancak iş yeri beni Dayanışma dileceksi verdiğim halde sendikaya üye olmadığım için TİS'den faydalandırmadığını mahkemeye söyledi. Hakim de bunu doğru buldu. Ben aylarca dayanışma aidatı ödediğim halde tis ten faydalandırılmadım. burada bir haksızlık yok mu?
Diğer Yazarlar

Günlük Astroloji Burç Yorumları Aşk 23 Temmuz 2019 Salı. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri. Koç, Boğa, İkizler, Yengeç, Aslan, Başak, Terazi, Akrep, Yay, Oğlak, Ko...

Günlük Astroloji Burç Yorumları Aşk 22 Temmuz 2019 Pazartesi. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri. Koç, Boğa, İkizler, Yengeç, Aslan, Başak, Terazi, Akrep, Yay, Oğla...

Günlük Astroloji Burç Yorumları Aşk 21 Temmuz 2019 Pazar. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri. Koç, Boğa, İkizler, Yengeç, Aslan, Başak, Terazi, Akrep, Yay, Oğlak, K...

Yazarlar
Website Security Test