Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Çelikten fırtına

9.3.2018
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Ülkelerin yaşadıkları ekonomik krizlerin toplum üzerinde çeşitli etkileri olur, en başta bireyin yaşam kalitesi üzerinde; iş hayatı değişir, işsiz kalır,  uzun süre iş bulamaz ya da daha az maaşlı işe girmek kaçınılmaz olur. İş sahipleri dükkânını kapatıp yan dükkânda tezgâhtar olarak çalışmaya başlar. Sosyal çevresi değişir, insanın işleri bozulunca kendi statüsü ve çevresinden uzaklaşmak ister, hoş işi bozulanlardan toplumda uzaklaşır, bu konuda genel kanaatlerin aksine, insanımız çok vefasızdır. Tüketim alışkanlıkları değişir. O güne kadar rutin kabul edilen her davranışın yerine yenileri geçer. Bazılarının aile hayatı değişir, aileler dağılır, düzenler bozulur.

İnsanın hayatında bunca sıkıntıya yol açan ekonomik krizler, toplumda milyonlarca memnuniyetsiz, geleceğinden umutsuz kitleler yaratır. Bu kitleler rasyonel düşünme yetisini kaybetmiş “batsın bu dünya” modundaki arkadaşlardır.

Huzursuz, mutsuz bireyler,  önlerine düşen bir ayrılıkçının peşinden ülkelerini, ya bir iç savaşa, ya bir meçhule sürüklerler, ya da önlerine konulan sandıkta tüm öfkelerini içinde bulundukları sıkıntıların sorumlularına kusarlar.

Bu anlattıklarımı 2002 seçimini ve öncesini hatırlayanlar gayet iyi anlayacaklardır, Ancak konumuz bu değil, ben 2008 de ABD’de başlayan ve Lehman Brother’sın batmasıyla zirveye çıkan krizden bahsedeceğim.

Morgage(konut kredileri) balonu aç gözlü, kurumlar eliyle şişirildi ve devletin öngörü ve düzenleme zaafı nedeniyle önce kendi ülkelerini ve daha sonra tüm dünyayı sardı. Bu büyük kriz krize alışık olmayan ABD toplumunda çok büyük travmaya yol açtı.

Sürekli çalışmak ve sürekli tüketmek üzerine kurulu bu düzende, insan doğasıyla uyumsuz makinanın, tüm dişlilerinde, çatırdamaya yol açtı, Yukarıda anlattığımız semptomların hepsi ABD toplumunda kriz sonrası yaşanmıştı.

Büyük propaganda ve sandık oyunlarıyla Obama’yı büyük umut olarak pompalayanlar bir süreliğine başarılı olsalar da, bu süre içinde ABD’nin dünyanın en borçlu ülkesi olmasını, cari işlemler dengesizliklerini, Bütçe açıklarını önleyememişlerdir. ABD halkı statükonun devamı Hillary Clinton’u değil uçuk kaçık fikirleri ile sıra dışı bir profil sergileyen Donald Trump’u şeçti.

TrumpABD ekonomik krizinin doğurup dünyanın kucağına bıraktığı bir gerçektir, genellikle bu şartlarda dünyaya gelenler, güç aldıkları kitlenin isteklerine cevap vermek için çok radikal bazı kararlar ve uygulamalar devreye sokmaya çalışırlar. Son zamanlarda Trump’un vergi reformu ve çelik, alüminyum vergilerini arttırmak gibi aldığı tedbirleri bu kapsamda düşünmek gerekir.

Sadece bu arkadaşın sorunu ABD’nin dünyayla milyonlarca çıkar ve menfaat guruplarıyla bağlı olması nedeniyle, kendi için olumlu bir adım atarken onlarca kişinin ayağına basıp bir iyiye karşılık on kötü sonuç alabilecek olmasıdır.

Ülkeyi kendi şirketi gibi yönetmek mümkün olmadığı gibi dünyayı da, şirket gibi düşünmek doğru olmaz.

ABD deki son çelik &alüminyum krizi karşılıklı açıklamalar ve şirket karlarını olumsuz etkileyebileceği endişesiyle dünya borsalarında küçük çaplı bir dalgalanmaya yol açtı, vergi reformu kırılganlığını tam atamadan üzerine gelen bu durum, borsaların negatif duruşunu güçlendirdi. Ons altında yukarı yönlü bir harekete yol açtı.

Bizim borsalar bu durumdan daha sınırlı etkilendiğini söyleyebilirim, Şubat enflasyonunun görece düşük ancak beklentilerden yüksek gelmesi, bizim faizler üzerinde baskı yapmaya devam ediyor, İki arada bir derede kalan merkez bankamız bu durumdan çıkacak yollar arıyor, dışarıda ABD 10 yıllıkları yukarı seyrini sürdürürken, enflasyon istediğimiz düzeyde gerilemezken, faizlerin geri gelmesini sağlayacak elinde fazlaca bir silah bulunmadığı anlaşılıyor.

 İş dünyasının kur risklerinin kontrol altına alınması için yapılan çalışmalar çok olumlu, ancak bunun işlevsel hale getirilmesiyle kur oynaklığının şirketler üzerindeki olumsuz etkilerini yok edebiliriz. Sabit kurdan riski olan şirketlere döviz vermek sadece geçici bir çözüm olabilir, hedge olanaklarının arttırılması önemli. Şimdilik kur riskimizin büyüklüğünü bilmekte kontrol altına almak adına bir adım diye düşünüyorum.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Yazarlar

Günlük burç yorumları. 13 Aralık Perşembe, günlük astroloji yazıları. Tüm burçlar ve yükselenleri. Koç, Boğa, İkizler, Yengeç, Aslan, Başak, Terazi, Akrep, Yay, Oğlak,...

Günlük burç yorumları. 12 Aralık Çarşamba, günlük astroloji yazıları. Tüm burçlar ve yükselenleri. Koç, Boğa, İkizler, Yengeç, Aslan, Başak, Terazi, Akrep, Yay, Oğlak,...

11 Aralık Salı günlük burç yorumları. Günlük astroloji ve burç yazıları. 11 Aralık Salı.

Yazarlar
Website Security Test