Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Turizmde tablo ne acı, ne de çok tatlı

23.3.2018
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Türkiye ekonomik krizlerin eksik olmadığı bir ülke. Siyasi ve ekonomik konjonktür kaynaklı krizler hayatımızdan eksik kalmıyor. Bu krizlerden en fazla etkilenen sektörlerin başında turizm geliyor. Türk turizm sektörünün toplam yatırımı 80 milyar dolar üzerinde. Döviz gelirlerimizin yüzde 30’una yakını bir zamanlar bu sektörden karşılanıyordu.

Türkiye hizmet sektörünün kıymetini bilen ve bu sektörden kazanan bir ülkeydi. Şimdi öyle mi? Gelelim gerçeklere… 2016 yılı sektör için pek hayırlı olmadı. Ülkeye gelen turist sayısında ciddi oranda gerileme yaşandı.

Sebebine gelince, çok çeşitli etkenler var. Siyasi gerilim bu sebeplerin başında geliyor. Avrupa Birliği, ABD ile Türkiye arasında ciddi siyasi ve ekonomik gerilimler yaşandı. Irak ve Suriye ile sınır gerginliği had safhada bulunuyor. Bu krizler halen devam ediyor. Yaşanan gerilimlerde Türkiye haklı olarak çekincelerini dile getiriyor. Zira Amerika ve İngiltere, İsrail’e verdikleri vaatlerini tutmak istediler. Başkan Trump, daha ileri giderek büyük elçiliğini Kudüs’e taşımak kararı aldı. Bunu da isteyerek değil, Evangelistler tarafından bulunduğu koltuktan alaşağı edilecek korkusu ile yaptı.

Bir başka önemli sebep ise Amerika’nın, Irak’ta, Suriye’de ve Türkiye’nin bazı vilayetlerini de içine alacak, Kürt guruplara bir konfederatif yapı kurmak planı. Bu arada Suriye sınırından da bir koridorla bu konfederatif yapıyı Akdeniz’e eriştirme planı ve arzusu var. Bu tarihin çok derinliklerinden gelen bir plan. Daha bitmedi çok işimiz var. Dileğim Sayın Cumhurbaşkanımızın, değerli emekli diplomatlardan oluşan bir danışma kurulu kurması ve tecrübelerinden yararlanmasıdır.

Sıradan ve tarih bilinmez danışmanlarla bu iş yürümez. Diplomasi tecrübe ve deneyim gerektirir.

Gelelim turizmin gerçek tablosuna

Turizm sektörü, 2017’yi bir parça yaralarını sararak geçirdi. 2018’de tablo nasıl olacak? Almanya ve Rusya’da dünya turizm sektörünü buluşturan iki fuar düzenlendi. Bu iki fuara katılan sektör temsilcilerinin izlenimleri olumlu. Turizm bir ekonomik olaydır. AB ve Rusya gerçek pazarlarımızdır. En çok turisti buradan ağırlıyoruz. Son zamanlarda İran, İsrail, Arap ve Uzakdoğu ülkelerinden de Türkiye’ye talep var.

AB’nin tur operatörlerinin, Türk turizminden kazandıkları paraları hiç bir destinasyondan kazanmaları mümkün değildir. Bu ağa baba tur operatörlerinin sahipleri gerçekte kapital, sigorta ve banka fonlarıdır. Yani para kazanmadan duramazlar. Türkiye, bunlara tatlı para kazandıran bir ülke.

Almanya başta olmak üzere AB ülkelerinin turistleri Türkiye pazarından memnuniyetleri fazladır. Söylenenlere aldırış etmediler ve Türkiye’ye gelmeye devam ettiler. Türkiye’de bir harp durumu olmadığını gördüler. Kazanmak isteyen AB’li tur operatörleri 2018 için rezervasyonlarının kapısını açtılar ve geleceklerdir.

Rezervasyonlarda yüzde 10 - 15 artış olsa da henüz istenen noktada değildir.

Burada sektörün alışkın olduğu, “PANİK" hali İnşallah olmaz.

Önemli olan şudur.

Sektör, yaşadığı krizler dolayısıyla kalifiye eleman ve yönetici krizi yaşamaktadır. Yetişmiş yöneticiler sektörden ayrılmıştır. Tesisler "Ucuz Adam" peşinde bir havadadır. Ucuz fiyat kalite, hizmet dengesini bozacağı endişesini taşıyorum. Böyle bir durum sektörün geleceğini karartabilir. Bu konuya çok DİKKAT etmek gerekiyor.

Türkiye’de siyasi ilişkiler krizi devam etmektedir. Suriye konusu gerekçe gösterilerek uygulanan OHAL, Türkiye’ye dış baskıları artırıyor.

Eğer diplomatik kanallarımız iyi çalışmaz, ilişkiler doğru hatlar ve tecrübelerle takviye edilemez ve nihayet kriz iyi yönetilemez ise artan rezervasyonlarda yeniden bir gerileme yaşanabilir. Zira AB ülkeleri sinsidir. El altından her şeyi yapabilirler. Bu konuda endişeliyim.

Tabii Rusya pazarının favorisi Türkiye’dir. Ruslar hiç bir ülkede Türkiye’nin imkanlarını bu fiyatlara bulamazlar. Üstelik çocuklu aile sayısı yüksektir. Türkiye’nin "Her şey dahil" sistemi onların ihtiyaçlarını karşılamada önceliklidir.

İran’dan ve Arap ülkelerinden Türkiye’ye talebin artması olasıdır.

Ancak AB ve Uzakdoğu ülkelerinden talebin artması arzulanır. Bu pazarların çok olasılıklı çeşitlemeleri vardır. Lehçeler farklıdır. İstekler, bölgesel farklılıklar gösterir. Tanıtım politikaları ise çok derin incelemeler ister.

Gelen rezervasyonlara bakıldığında 2018’in iyi olabileceği ihtimalini artırıyor. Ancak risk vardır. Buradan, sektör temsilcilerine "İÇ PAZAR" dinamizmini ihmal etmeyin uyarısında bulunuyorum.

Haydi, hayırlısı diyelim. Aman dikkat tablo ışıklı ama parlak değil.

 

NOT: Diplomat, siyaset ve devlet adamı Deniz Bölükbaşı’nın vefatı beni son derece üzmüştür. Tüm sevenlerine ve yakınlarına başsağlığı diliyorum.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Yazarlar

Günlük burç yorumları. 13 Aralık Perşembe, günlük astroloji yazıları. Tüm burçlar ve yükselenleri. Koç, Boğa, İkizler, Yengeç, Aslan, Başak, Terazi, Akrep, Yay, Oğlak,...

Günlük burç yorumları. 12 Aralık Çarşamba, günlük astroloji yazıları. Tüm burçlar ve yükselenleri. Koç, Boğa, İkizler, Yengeç, Aslan, Başak, Terazi, Akrep, Yay, Oğlak,...

11 Aralık Salı günlük burç yorumları. Günlük astroloji ve burç yazıları. 11 Aralık Salı.

Yazarlar
Website Security Test