Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Çevrenin otorite ihtiyacı

23.3.2018
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Doğayı korumalıyız. Hırpaladığımız, çok vahşi şekilde kullandığımız doğaya sahip çıkmalıyız.

Ormanları kesiyoruz. Deniz ve gölleri, akarsuları, soluduğumuz havayı kirletiyoruz. Güzelim koylarımızı yapılaşmaya açıyoruz. Kaçak, çarpık ve çirkin binalarla değerli bölgelerimizi sıfırlıyoruz.

Elden çıkardığımız güzellikleri, yeniden kazanabilmek kolay değil. Bari geride kalanları koruyalım. Bir genel dokunulmazlık tanıyalım doğamıza. Güçlü biri omuz vermeli soruna. Örnek olmalı, önümüze düşmeli hepimizin.

Sivil toplum örgütlerinin çabası yetmiyor. Mevcut imkanlarla doğamızın geleceğini garantiye alamıyoruz. Öyleyse Cumhurbaşkanı ya da Başbakan önder olmalı, devlet mekanizmasını harekete geçirmeli, tüm kurumları seferber etmelidir.

Geçmişte bunun örneğini yaşadık. Rahmetli Cumhurbaşkanı Turgut Özal, Türkiye’nin çevre sorunlarına bizzat el koyarak, tüm kamu kurumlarını alarma geçirmişti. İşe çocuklarda çevre bilincini aşılamakla başlayan ve okullarda kulüpler kurdurarak 4 milyon “çevre izcisi” yaratan Özal, emrindeki bürokratlara hedefi göstermiş ve Türkiye’nin doğal güzelliklerinin mutlaka korunması talimatını vermişti.

O günleri hatırlıyorum. Nasıl da büyük bir heyecanla sarılmıştık işe. Gençlik kampları kuruyor, çevre izcisi yetiştiriyor, hizmetleri dalga dalga yayıyorduk Anadolu’ya. Bakanlar, Müsteşarlar, Valiler, Genel Müdürler seferber olmuşlardı. Çadırlar yaptırıyor, izcilere kıyafetler diktiriyor, önce öğretmenleri sonra da çocukları eğitiyorduk.

Gökova kampımızı dönemin Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Perez de Cuelar açmıştı. Onu Türkiye’ye getirebilmek için verdiğim savaşı hatırlıyorum. İnanç ve azmin elinden hiçbir şeyin kurtulamayacağını o vesileyle öğrendim. Türkiye’yi bütün dünyaya örnek gösteren bir model yaratmıştık. Bu modeli BM Genel Sekreteri tüm ülkelere tavsiye etti. Türkiye’den çıkan “çevre izcileri” hareketi bugün maalesef bizde uygulanmıyor ama bizi örnek alan dünyanın pek çok ülkesinde başarıyla gelişiyor.

Özal döneminde Çevre Bakanlığı ve Özel Çevre Koruma Kurumu da kurulmuş, Türkiye uluslararası tüm çalışmalara katılmış ve tüm ortak anlaşmalara imza atmıştır. Ayrıca o dönemde Göcek’ten başlayan koruma kararları da, Ege ve Akdeniz’i kapsayacak şekilde yürürlüğe sokulmuştur. 1985-1993 arası, ülkemizin çevre sorunlarına çok önem verdiği ve büyük işler gerçekleştirdiği bir dönem olarak her zaman hatırlanacaktır.

Bunları propoganda olsun diye anlatmıyorum. Yapılanlara övgüler düzmek, bizim gibi çalışmayı ibadet sayanların işi olamaz. Geçmişin yararlı hizmetlerini gündeme getirmemin sebebi, bugün sahipsiz gibi görünen çevre sorunlarını yeniden güçlü ve etkili bir patrona kavuşturma gereğini hatırlatmak içindir.

Masaya yumruğunu vuracak, görevlileri silkeleyip harekete geçirecek, toplumu tekrar heyecanlandıracak birine ihtiyaç var. Bunu Cumhurbaşkanı ya da Başbakan yaparsa, üzerine ölü toprağı serilen ve can çekişen doğamızın sorunları yeniden ele alınır, tıkanan çözüm yollarının önü açılır.

Çevrenin bir lidere ve devletin etkin gücüne ihtiyacı var. O lider, her kafadan çıkan seslerin akordunu yapacak, işin organizasyon ve koordinasyonunu gerçekleştirecek, kurumlar arasındaki uyumu sağlayarak, yapılacak işlerin hedefe gitmesini kolaylaştıracaktır.

Yapılacak işler bellidir. Yangınlar ve kaçak kesimler yüzünden kaybettiğimiz ormanlarımızda tekrar dikim yapılacaktır. Bu konuda ulusal bir seferberlik ilan edilecek, Üniversiteler ve Silahlı Kuvvetlerden de destek alınacaktır. Denizlerimizin yüzde 95’i karadan kirlenmektedir. Bunu önleyebilmek için belediyelerin kanalizasyon ve arıtmaları süratle yapılacak, bunun için gerekli ödenek ayrılacaktır. Göllerimiz ve akarsularımız korumaya alınacak, buralara herhangi bir atığın karışması kesinlikle önlenecektir. 

Balık çiftlikleri turizm bölgelerinin dışına taşınacaktır. Koylarımız yapılaşmaya kesinlikle kapalı tutulacaktır. Göcek ve Gökova mutlaka milli park olarak ilan edilecektir. Turizmden para kazandığımız ve doğal güzelliklere sahip köylerimizin yerleşik alan planları 6 ay içinde tamamlanacak ve buraların büyümeleri önlenecektir. Ayrıca halkın, gençlerin ve çocukların çevre bilinci geliştirilecek, bu konudaki eğitim için gerekli ödenek bütçeden ayrılacaktır. Sivil toplum örgütleriyle ciddi bir işbirliği yapılacak ve bunların gelişip güçlenmesi desteklenerek sağlanacaktır.

İki yıl içinde tamamlanabilecek bu görevlerin patronu kim olursa, hem memlekete büyük bir hizmet yapmış olur ve hem de adını rahmetli Özal gibi tarihe geçirir.

   

    

                                                                                     

         

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Yazarlar

Günlük burç yorumları. 13 Aralık Perşembe, günlük astroloji yazıları. Tüm burçlar ve yükselenleri. Koç, Boğa, İkizler, Yengeç, Aslan, Başak, Terazi, Akrep, Yay, Oğlak,...

Günlük burç yorumları. 12 Aralık Çarşamba, günlük astroloji yazıları. Tüm burçlar ve yükselenleri. Koç, Boğa, İkizler, Yengeç, Aslan, Başak, Terazi, Akrep, Yay, Oğlak,...

11 Aralık Salı günlük burç yorumları. Günlük astroloji ve burç yazıları. 11 Aralık Salı.

Yazarlar
Website Security Test