Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Cumhuriyet ve demokrasi; ortak paydamız

29.10.2018
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Mehmet Şakir Örs'e 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı özel yazısı için teşekkürler.

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nın her zaman farklı bir yeri vardır ulusal bayramlarımız arasında… İnsanımız, yurttaşımız, her daim Cumhuriyet bayramı kutlamalarına ayrı bir önem verir; bayramlar içinde onu apayrı bir yere koyar...

29 Ekim 1923, bundan tam 95 yıl önce, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulduğu gündür. Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde başarıya ulaşan Ulusal Kurtuluş Savaşı’nın ardından, işgal edilmek istenen bir ülkenin küllerinden yeniden doğuşu; yok edilmek istenen bir halkın yeniden ayağa kalkışıdır. Sözün özü, kurtuluşun ve kuruluşun bayramıdır. İşte bütün bu özellikleri, Cumhuriyet bayramını ‘başat bayram’ haline getirir. Ülkenin dört bir yanında büyük coşkuyla kutlanır Cumhuriyet bayramları…

 

95’inci yılın anlamı ve önemi

Bu 29 Ekim’de, yüreğimiz buruk olarak ve ülkemizin geleceği ile ilgili endişelerimiz artmış olarak kutluyoruz Cumhuriyetin 95’inci yılını…

2018 29 Ekim’inin en başat özelliği; adına ‘Cumhurbaşkanlığı yönetim sistemi’ denilen ama hâlâ tam olarak kurumsallaştırılamayan; güçler ayrılığının yok edildiği, bütün yetkilerin tek elde toplandığı, otoriter bir yönetim anlayışının resmileştiği dönemin, ilk Cumhuriyet bayramı kutlaması oluşudur.

Doğrusu biz bu yeni sisteme alışamadık, alışmak da istemiyoruz. Yalnız biz mi? Elbette yalnız biz değil; toplumun önemli bir bölümü, ülkemizin, çok köklü bir geleneği olan parlamenter demokrasiden uzaklaştırılmasını içine sindiremedi. Tıpkı Cumhuriyetin 95’inci yıl resmi kutlamasının, başkent Ankara’dan uzaklaştırılıp, İstanbul’da yeni yapılan havaalanının açılış törenine dönüştürülmesini içine sindiremediği gibi…

Bugünlerde ülkemizde yaşanan ekonomik ve siyasal sorunların pek çoğunun temelinde, işte bu temel gerçek yatıyor.

 

100’üncü yılda, bizi nasıl bir Türkiye bekliyor?

Cumhuriyetin 95’inci yıldönümünü kutlarken, aslında bir asırlık Cumhuriyetin ‘çağdaş uygarlık yolundaki’ uzun koşusunun son dönemecine girmiş oluyoruz. Artık 100’üncü yıla 5 yıllık kısa bir zaman dilimi kalıyor.

Bu arada bizim en çok merak ettiğimiz konu; çok önemsediğimiz Cumhuriyetin 100’üncü yılını hangi koşullarda kutlayacağız? 100’üncü yılda, bizi nasıl bir Türkiye bekliyor?

Aslında 95’inci yıl kutlamalarının en temel gündeminin, bu sorular ve bu sorulara verilecek yanıtlar olması gerektiğini düşünüyoruz.

 

100’üncü yıl tezleri

Cumhuriyetin çağdaş değerleri ve demokrasinin evrensel ilkeleri, ortak paydamızdır. Bu ortak paydada buluşabilen tüm çevreler, cumhuriyetten ve demokrasiden yana olan tüm yurttaşlar; Cumhuriyetin 100’üncü yılını çağdaş ve demokratik bir ortamda kutlayabilmeyi, önlerine temel hedef olarak koymalıdırlar.

Bu bağlamda, Cumhuriyetin 100’üncü yılını hedefleyecek ve adına ‘100’üncü yıl tezleri’ denilebilecek bir düşünsel ve eylemsel hazırlık; Cumhuriyet ve demokrasi ortak paydasında buluşabilenlerin ortaklaşmasıyla hayata geçirilebilir.

Yeni yönetim sisteminin de oylanması anlamına gelecek ve bir bakıma bu sistem için ‘turnusol işlevi’ de görecek 2019 Mart yerel seçimleri, bu büyük buluşmanın bir ön adımı olabilir.  Doğrusu biz böyle olmasını diliyor ve bekliyoruz.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

Hakimler ve Savcılar Kurulunun (HSK) yeni atama kararnamesiyle 403 hakim ve Cumhuriyet savcı adayının ataması gerçekleştirildi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bazı büyükelçilikler ile rektör atamalarına ilişkin kararları, Resmi Gazete’de yayımlandı.

Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, SGK prim borçlarına ilişkin açıklama yaptı.

Denizli'de dün (19 Kasım Pazartesi) düşen eğitim uçağının enkazına ulaşıldı.

Hastaneye giderken bellerine kadar betona gömüldüler. Hastaneye fizik tedavi için giderken beton dolu çukura düşen iki kadın, firma görevlilerine tepki gösterdi

‘Türk Halkının Kitapla İmtihanı’ adlı rapora göre dünyada en fazla kitap okuyan ülkelerin başında, yüzde 21 ile Fransa ve İngiltere bulunuyor. Türkiye ise yüzde 0,1’li...

Hatay’da, Gezi Parkı protestoları sırasında başına isabet eden biber gazı kapsülüyle yaşamını yitiren Abdullah Cömert’in ölümüyle ilgili yeniden görülen davada karar ç...

Yazarlar
Website Security Test