Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

9 ay önce Fatih Bucak’a gönderilen ''asker selamındaki sır'' nedir?

7.12.2018
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Sosyal medyada yayılan bir videoda, “rütbeli bir askerin MHP Siverek belediye başkanı adayı Fatih Bucak’ın adıyla acemi erlere hizalı yürüyüş ve sayma çalışması yaptırdığı” görülüyor. GÖZLEM, tepki toplayan ve soruşturma açılan bu olayı Emekli Albay Soner Aydın’a sordu...

GİZEM AY

Rütbeli bir askerin koğuşta erleri sıraya dizip “Seçime değil ölmeye geliyorum” diyen MHP Siverek belediye başkanı adayı Fatih Bucak’a selam gönderdiği görüntüler ortaya çıktı.

Görüntülerde bir rütbeli asker, koğuştaki acemi erlere “uygun adım-yerinde say” komutu vererek MHP Şanlıurfa Siverek Belediye Başkanı Adayı Fatih Bucak'a selam göndertti. Rütbeli askerin yaptığı bu hareket sosyal medyada tartışma yarattı.

Paylaşılan görüntülerde hizalı yürüyüş ve sayma çalışması yaptıran rütbeli asker, daha sonra erlere emir vererek Bucak'a “Selam olsun Fatih Bucak” şeklinde selam söyletiyor.

Şanlıurfa’nın Siverek ilçesindeki Bucak aşiretinin önde gelenlerinden olan Fatih Bucak, MHP’den Siverek Belediye Başkan Adayı olmuştu. Fatih Bucak, telefonla bağlandığı yerel bir televizyon kanalının haber bülteninde adaylığıyla ilgili yaptığı konuşmada, “Bir daha Bucak'ın içinde bir tane başka parti arabası görürsem kendileri bilir, şimdiden kendilerine mezar kazmaya başlasınlar. Biz seçime değil ölmeye geliyoruz” şeklinde konuşmuştu.

 

Bakanlıktan soruşturma

Bu arada Milli Savunma Bakanlığı, “koğuşta inzibat erlerine MHP'li Fatih Bucak'a selam gönderten rütbeli asker hakkında soruşturma açıldığını” duyurdu. Milli Savunma Bakanlığı'nın sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, “Sosyal medyada paylaşılan ve bir asker koğuşunda çekildiği anlaşılan videodaki olayın Mart 2018’de Kars’ta bulunan bir birliğimizde meydana geldiği tespit edilmiş olup sorumlular hakkında gerekli idari ve adli işlemler başlatılmıştır” ifadeleri kullanıldı.

Bu açıklamadan sonra cevabı merak edilen bir soru ortaya çıktı; “Mart 2018’de Fatih Bucak adı nereden çıkmıştı; MHP Siverek Belediye Başkan adayı olmasına daha 9 ay vardı?”

 

 

 

“ASKERİ BİRLİKLERDE SİYASİ PROPAGANDA AKLIN ALABİLECEĞİ BİR OLAY DEĞİLDİR”

Soner Aydın(Emekli Albay) -8 Eylül 2017 tarihinde “Güçlü Ordu, Sadece Asker Sayısının Fazlalığı Değildir” başlığıyla ve 8 Haziran 2018 tarihinde “Asker İnancını, İbadetini, Siyasi Tercihini Gizlemelidir” başlığıyla kaleme aldığımız yazılarımızda, Türk Silahlı Kuvvetlerinin içine düşürüldüğü durumu anlatmış ve bunun muhtemel sonuçlarını değerlendirmeye çalışmıştık. Bugün görüyoruz ki; bir askeri birlikte, bir rütbeli asker, acemi askerlere iktidarla ittifak halinde olan bir siyasi partinin belediye başkan adayının propagandasını yaptırıyor. Bir gazete haberinden; sekiz gün operasyona çıkan bir komando birliğine, dokuzuncu günde de operasyon emri verildiğinde, görevli uzman erbaşların yorgunluk ve moral bozukluğu bahanesiyle operasyona çıkmadıklarını, komutanlarının baskısı ve ısrarını gerekçe gösteren 48 uzman erbaşın görevlerinden istifa ettiklerini, duruma Tugay Komutanının müdahale ettiğini, uzman erbaşları ikna etmek için “istifalarını geri almaları halinde haklarında yasal işlem yapılmayacağı sözünü verdiğini” ve olayların yargıya taşındığını öğreniyoruz.

TSK İç Hizmet Kanununda askeri disiplin; “Kanunlara, nizamlara ve amirlere mutlak bir itaat ve astının ve üstünün hukukuna riayet demektir” şeklinde tanımlanmaktadır. Yukarıdaki olaylara bakıldığında; askerlerine siyasi propaganda yaptıran rütbeli personelin, operasyon emrine uymayan komandoların, astlarına operasyon emrini uygulatamayan birlik komutanının ve emri uygulamayıp istifa eden personeline “istifanızı geri alın, hakkınızda yasal işlem yapılmayacak” diye söz veren komutanın tavır ve davranışlarının hiçbirisinin kanundaki disiplin tanımına uymadığı görülmektedir.

Bu ve benzeri olaylarda; Türk Silahlı Kuvvetlerimizin gücünü ve etkinliğini kırmak için sahneye konan, zamanın komuta heyeti dahil en kıymetli askeri personeli, sivil ve asker ülkemiz için yıllarını harcamış çok değerli insanlarımızı yıllarca zan altında bırakarak eziyet çektiren ve bugün haksızlığı, hukuksuzluğu kanıtlanan Ergenekon, Balyoz, Casusluk, Poyrazköy v.b. kumpasların ve bu sayede FETÖ’nün TSK’nın içine rahatlıkla yerleşmesine fırsat verilmesinin önemli rolü vardır. O dönemde bir kısım siyasetçilerin aldığı tavır, yasa değişiklikleri ve başta askeri okulların bir kısmının kapatılması, harp okullarının sivil üniversite statüsüne sokulması olmak üzere hayata geçirilen diğer uygulamaların Türk Silahlı Kuvvetlerinin geleneksel yapısına olumsuz etkiler yaptığı kanaatindeyim.

Sadece bu iki olayı ele alarak yapılacak değerlendirmelerin de Türk Silahlı Kuvvetlerinin genel durumunu yansıtamayacağına dikkat çekmek isterim. Bu olayların, PKK, FETÖ gibi Türkiye Cumhuriyeti’nin birliğine, bütünlüğüne kasteden terör örgütlerinin ve bunları himaye eden bütün iç ve dış odakların; geçmişte bazı olayları çarpıtarak Silahlı Kuvvetlerimiz aleyhine yaptıkları kara propagandalara benzer propagandalara dönüşmemesi için büyük hassasiyet gösterilmesi gerektiğine inanıyorum. Savaşta hedeflerden birisi de karşıdaki ordunun insicamını (birlik, bütünlük, bağlılık, tutarlılık) bozmak, onu savaşamaz duruma sokmaktır.

Bununla beraber; bu ve benzeri olayların (yaygınlaşması halinde) milli savunma sistemimize büyük zararlar vereceği de akıldan çıkarılmamalıdır. Bunun için askeri hukuk ve eğitim sisteminin gözden geçirilmesinde yarar vardır. Askeri yasalar silahlı kuvvetlerin özel koşullarına uygun olarak düzenlenmiş yasalardır. Askeri yargı ise silahlı kuvvetlere özel bir ihtisas alanıdır. Günümüzde askeri yargı ortadan kaldırılmıştır. İlk bakışta sekiz gün operasyon yapan bir birliğin dinlendirilmesi gerektiği fikri, askeri operasyon koşullarını bilmeyen birisine makul gelebilir. Sivil mahkemelerin bu mantıkla vereceği bir hukuki karar gelecekte telafisi mümkün olmayan içtihatlar yaratabilir. Askeri eğitim sistemi de her türlü koşulda görev yapmaya dayanıklı, sağlam iradeli, görevi başarmaya odaklanmış, vatana, millete ve arkadaşlarına bağlılığı yüksek askerler yetiştirmelidir. Bu nedenle, Eğitim merkezleri, astsubay hazırlama okulları, askeri liseler ve harp okulları sisteminin; asker yemininde olduğu gibi “… icabında vatan, millet ve vazife uğrunda hayatını seve seve feda eyleyecek” askerler yetiştirecek şekilde yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Bugün uygulanan subay, astsubay, uzman erbaş seçim ve temini ile bunların eğitim sistemi gelecekte daha büyük sorunlar yaratabilecektir. Askeri birliklerde siyasi propaganda yaptırılması ise aklın alabileceği bir olay değildir. Bu durum askeri birlikleri de farklı siyasi görüşlerin çatışma alanı haline getirebilecektir. Ordu, bir siyasi düşüncenin muhafız teşkilatı durumuna sokulmamalıdır. Türk Silahlı Kuvvetlerinin en büyük rütbelisinden en küçük rütbelisine kadar siyaset dışında tutulması için sorumlu bütün makamlar gereken bütün çabayı göstermelidirler.

Askerlik sadece bir meslek değil, gönüllü yaşam tarzı olmalıdır. Vatan savunması, maddi ve siyasi menfaat karşılığı yapılabilecek bir görev değildir. Devletimizi yönetenlerin, TSK komuta kademesinin ve askerlik mesleğini tercih eden herkesin bu anlayışa sahip olması, genç askerlerimizin bu anlayışla yetiştirilmesi ve bilinçlendirilmesi gerekmektedir.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

Şehit olan Rize Emniyet Müdürü Altuğ Verdi kimdir?

Rize Emniyet Müdürü Altuğ Verdi, Rize Emniyet Müdürlüğü'ne yapılan bir saldırı sonucunda şehit oldu.

İstanbul Aydın Üniversitesi Gazetecilik Kulübü’nün düzenlediği konferansa konuşmacı olarak katılan Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Genel Sekreteri Sibel Güneş, gaze...

Beşiktaş’taki toprak kayması. Akatlar'daki toprak kayması sonrası İSKİ ekipleri çalışma başlattı. Beşiktaş'ta neden toprak kayması oldu?

Sözcü Gazetesi soruşturmasında 5 isim hakkında Fetö suçlaması ile 15 yıla kadar hapis istemi. Sözcü Gazetesi soruşturmasında 5 isim hakkında Fetö suçlaması ile 15 yıla...

10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü için Türk Politikacılarının Mesajları

Tarihçi-yazar Talha Uğurluel, Erzincan Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, FETÖ/PDY'nin medya yapılanmasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında İstanbul'da gözaltı...

Yazarlar
Website Security Test