Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Eğitimimizde en büyük sorun, ''başarıya dayalı'' sınav sistemi!

11.2.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

GÖZLEM’in yayın kurulu toplantısına katılan Zirve’nin koordinatörü Filiz Üstel, Eğitim sisteminde başarının bilginin ve öğrenmenin önüne geçtiğini, Zirve’nin ana konusunun da bu sorun olduğunu” söyledi.

GİZEM AY

 

Filiz Üstel,GÖZLEM Gazetesi Yayın Kurulu’na konuk oldu. Türk eğitim sistemi hakkında görüşlerini açıklayan Üstel, Yayın kurulu üyelerinin sorularını yanıtladı. Üstel, İzmir’de 23 Şubat’ta “Eğitimin Kalbi Zirvesi” projesi hakkında bilgi verdi.

Sayın Üstel, yıllardır eğitim sektöründe faaliyet gösteriyorsunuz. Son olarak 2018 yılında Göztepe Küçük Kulüp Anaokulunu kurdunuz. Çocuklarda okul öncesi ve ilkokul öğretiminin önemi nedir?

Hayatı bir yolculuk olarak görüyorum. Çocukluğu da bu yolculuğun hazırlık dönemi olarak düşünüyorum. Meslekte 27’nci yılımdayım bunun 24 yılı okul öncesinde geçti. Okul öncesi dönemini insanın hayatındaki sihirli zaman dilimi olarak görebiliriz. Eğer o dönemde çocukluğunuzu doğru yaşamışsanız, gerçekten o çevre ile ilişkileriniz hayatı algılama şeklinizle doğru yapılandırılmışsa hayata avantajlı başlıyorsunuz. Ondan sonraki en kritik dönem de ortaokulun sonuna kadar olan dönem. Yani doğduğunuz andan 13-14 yaşına kadar insan hayatı şekilleniyor. Hatırlayabildiğimiz hatta hayallerimiz diye düşündüğümüz pek çok şeyin en geç ortaokullu olduğumuz zamanlarda tohumları atılıyor. Kullanamadığınız müzik aleti, gidemediğiniz yerler, yapamadığınız meslek hep o yaşlarda sizin öykündüğünüz belki izlediğiniz bir filmden bilinçaltına yerleşiyor. Daha sonra o hayal hayatınızda bir yerde filizleniyor ve diyorsunuz ki bu benim tutkum, ben bunu yapacağım.

 

Eğitim öğretim konusunda sizin tespit ettiğiniz en büyük yanlışlık nedir?

Eğitimcilik büyük bir sorumluluk taşıyor. Bir insanın eğitimini ve öğretimini tasarlıyorsunuz. Bu sorumluluğu yerine getirmek için de büyük resmi görmeniz gerekiyor. Büyük resmi gördüğünüzde eğitim dünyasında çok önemsenmeyen ama aslında çok ciddi olan bir sorun var.  Eğitim dünyada artık başka bir noktaya gitti, dünya yeni meslekleri konuşmaya başladı. Yapay zeka, endüstri 4.0, hologram mühendislikleri konuşulmaya başlandı ama Türkiye’de hala bazı şeyler yerinde sayıyor.

Türkiye’nin eğitim coğrafyasına bakıldığında görünen büyük sorun sınav sistemiyle ortaya çıkıyor. Sınav sistemi sürekli değiştiği, farklı sistemlerle geliştiği için eğitimcilerin de ailelerin de kendilerini ifade edebilmek için aradıkları varmak istedikleri tek nokta başarı oldu. Herkes çocuğunun başarılı olduğunu bilmek istedi, okulları da başarı oranlarına göre seçme gereği duydu. O zaman başarı kavramı olağanüstü bir hale geldi. Başarı kavramı hastalıklı bir şekilde toplumu sardı. Çocukların hunharca sınavlara girip çıkmaları onları çok fazla yıprattı. Aylarca günlerce test çözmekten depresyona giren, ilaç kullanan çocuklar gördükçe aileler çocukları için başarılı olsa iyi olur ama önce mutlu olsun dediler. Şimdi herkes istisnasız çocuğunun mutlu olmasını istiyor.

Çocuğun ayağı taşa takılsa aile çocuğu mutsuz olacak diye panik oluyor. İnsanoğlu zorluklar karşısında mücadele verdikten sonra mutlu olabilen bir varlık. Bilim insanları, mucitler aslında sınandıkları için mutlu oldular. Yani insanlar ya sınavların kötü olduğuna karar verdi ya da sınavlardan çocuğun aldığı bilgiyi hiç önemsemeden sınavdaki başarısını istedi. Günümüzde artık istenmesi gerekenin gerçekten bilgiyi anlamlı bir şekilde öğrenmek,  anlamlandırabilmek, kullanabilmek hatta aldığı bilgiyi bir başka bilgiyle bağlayarak yeni bir bilgiye ulaştırabilmek olması gerekiyor. Bu bilgiyi kullanırken de etik değerler, vicdan, sevgi, mizah gibi yeteneklerin de işin içine dahil edilmesi gerekiyor. Eğer eğitimciler veliyi mutlu etmek, çocuğu da başarılı göstermek için gereken nottan daha fazla not vermeye başlarsa, ailelerde çocuğun aldığı bilgiyi değil de diploma da yazanı önemserse yeni jenerasyonda gençlerin son derece mutsuz olduğunu göreceğiz.

 

Eğitimin Kalbi Oluşumu ve Eğitimin Kalbi Zirvesi hakkında bilgi verir misiniz?

Eğer geleceğimizi içinde bulunduğumuz dönemin çocukları olarak görüyorsak geleceği tasarlayanlar da eğitimciler ve ailelerdir. Eğitimciler ve ailelerin bir araya gelip “başarı” ve “mutluluk” kavramlarını konuşarak aynı anlama getirmeleri gerekiyor. Çocuklarını sürekli mutlu görmek isteyen aileler ve bu ailelerin yaşamda mutsuzluk içerisine düşmüş gençlerinden oluşan bir topluma doğru gidiyoruz. Eğitimin Kalbi oluşumu bu nedenle eğitimciler ve ailelerin bir araya gelmesi gerektiğini düşünen bir grup insandan meydana geliyor.

Eğitimin Kalbi Zirvesi temelde aileleri ve eğitimcileri ortak bir dil birliğinde ortaya çıkmış bir farkındalık oluşumu. Bu farkındalıkta ülkenin geleceğine sahip çıkmak isteyen, gençlerini hayata karşı tutkulu, düştüğü yerden kalkabilen insanlar olarak yetiştirmek isteyen kişilerin doğal üyesi oldukları bir oluşum. Günümüzde eğitimin tüm jargonu değişti. Eskiden yaptığımız ödev alışkanlıkları bile değişti. Aileler çocuklarının düşünen sorgulayan bireyler olmasını istiyor ancak bunu nasıl yapacağını bilmiyor. Bu yüzden eğitimciler ve ailelerin ortak değerlerde buluşması gerekiyor.  

Eğitimin Kalbi, pek çok krizin kaynağı olan bu sosyolojik sorunun toplumda konuşulmasını, farkındalık yaratarak çözüm üretilmesini hedefliyor. İdealist, kâr amacı gütmeyen bu oluşum, verilen tüm emeklere saygıyla, herkesin verdiği emeğin hak ettiği değeri bulması ama en önemlisi olumlu sonuçlarının görülmesi için çalışacaktır.

Amaç bu farkındalıkla toplumun birlik, beraberliğine destek vermek, eğitim kurumlarını işlevsel aile programları yapmaya teşvik etmek, dünyadaki eğitim anlayışı ve ihtiyaçlarını ailelere aktararak yetkinliğin ve bilginin topluma yayılmasını sağlamaktır.

 

Eğitimin Kalbi Zirvesi’nde konuklar kimler olacak, neler konuşulacak?

Bu zirveye ülkenin oldukça değerli isimleri katılacak. Prof. Dr. Acar Baltaş kitaplarıyla, eğitime kattığı değerle ülkemizin en değerli isimlerin bir tanesi. Herkes psikolojiyi konuşuyor ama nörolojiyi konuşmuyor. Bir ailenin çocuğunun nörolojisi hakkında da bilgi alması gerekiyor. Bunun için Nörolog Prof. Sinan Canan aramızda olacak. Psk. Dr. Mehmet Şakiroğlu ve Dr. Cansel Poyraz Akyol’un ortak yazdığı bir kitap var. Kitapta teknolojinin aslında ihtiyaçtan fazla abartıldığı ve ihtiyaçtan fazla korkulduğu anlatılıyor. Teknolojinin avantajlarını ve dezavantajlarını hem eğitimci hem de ailelerin çok doğru algılayabileceği güzel bir kitapları var. Bir diğer katılımcı çok idealist, Atatürkçü bir devlet okulu öğretmeni Ahmet Naç olacak.

 

EĞİTİMİN KALBİ BU ZİRVEDE ATACAK

Aileler ve eğitimciler ilk kez ortak bir zirvede buluşacak...

Eğitimin Kalbi Zirvesi, eğitim kalitesinin bir ülkenin kaderi olduğunun altını çiziyor ve hepimizin ortak kaderi olan bu durum üzerinde eleştirmeyi, şikâyetçi olmayı bırakıp, çözüm üreten, uygulayan kişiler olarak çocuklarımıza çok daha iyi bir eğitim, dolayısıyla çok daha iyi bir gelecek bırakmayı hedefliyor. 

23 Şubat Cumartesi günü, Narlıdere Atatürk Kültür Merkezi’ndegerçekleşecek zirveye ülkemizin konusunda en önemli isimleri konuşmacı olarak katılıyor.

 

FİLİZ ÜSTEL KİMDİR?

1969 doğumlu olan Üstel, Anadolu Üniversitesi Halkla İlişkiler Bölümünde eğitim almış, 14 yıl özel bir eğitim kurumunda İdari Müdürlük yapmıştır.

2006 yılında Küçük Kulüp Çocuk Evleri Eğitim Hizmetleri Ltd. Şti.

2009 yılında Karşıyaka Küçük Kulüp Çocuk Evleri Eğitim Hizmetleri Ltd. Şti.

2013 yılında Küçük Kulüp Beyaz Köşk Eğitim Hizmetleri Ltd. Şti.

2014 yılında UKEB Koleji Eğitim Hizmetleri AŞ.

2018 yılında ise Göztepe Küçük Kulüp Anaokulu Ltd. Şti. kurmuştur.

9 Eylül Üniversitesi’nden akademisyenlerle birlikte özel bilimsel programlar ve strateji geliştirme eğitimi olan Mind & Science programı hazırlamıştır. Okul öncesinden başlayarak bilimsel eğitimin önemini vurgulayan, Patenti alınan program INOVED (Uluslararası Eğitimde İyi Uygulamalar ve Yenilikler Konferansı), ERG (Eğitim Reformu Girişimi), Sabancı Üniversitesi, ODTÜ’de sunulmuştur. Ege TV’de çocuk programları hazırlayan Üstel, Eğitimde Sistem Düşüncesi Platformu’nda ve TEDX’de konuşmacı olarak yer almıştır.

Eğitimcileri ve aileleri buluşturmayı hedefleyen “Eğitimin Kalbi Zirvesi”nin proje yaratıcısıdır.

İzmir Ticaret Odası 31. Eğitim Sağlık Meslek Komitesi Başkan Yardımcısı olan Üstel, Küçük Kulüp Eğitim Kurumları ve UKEB Okulları’nın Genel Müdürlüğü görevlerini sürdürmektedir. Gazeteci yazar Aziz Üstel ile evli ve bir kız çocuğu annesidir.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

GezginFest İzmir'de birçok uygulamaya sosyal medyada festivalci gençlerin tepkileri var. Özellikle Ekşi Sözlük'te GezginFest İzmir ile ilgili başlık açıldı ve katılanl...

Diyarbakır'da kayyum protestosuna polis müdahalesi yapıldı. Diyarbakır'daki protestolara polisin müdahalesinin fotoğrafları ve videoları sosyal medyada dolaşımda.

Sosyal medyada dolaşan bir videoya göre Yenikapı - Havalimanı metro hattında yaklaşık 15 kişilik Arap grubu olay çıkardı.

Türkiye Çevre Eğitimi Vakfı (TÜRÇEV), çeyrek asrı dolduran faaliyeti süresince edindiği deneyimlerle Ankara’da Vakfın yıl boyunca yürüttüğü çalışmaların değerlendirild...

Kanada Başbakanlık Ofisi, İzmir Barosu'na yolladığı yazı ile Kaz Dağları konusunda kendilerine yapılmış başvuruyu dikkatle incelediklerini bildirerek İzmir Barosu Başk...

Fazıl Say ile birçok vatandaş sabah saatlerinde Kaz Dağları'ndaydı. Dünyaca ünlü piyanistimiz Fazıl Say, Kaz Dağları için bir konser verdi. Buluşmaya birçok ünlü isim ...

17 Ağustos 2019 Cumartesi İstanbul'da sağanak yağış etkili oldu. Yağış ne kadar sürecek? İstanbul hava durumu. Hangi ilçelerde etkili oldu? Ölü, yaralı ve kayıp var mı...

Yazarlar
Website Security Test