Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

19 Mayıs 1919 tarihinin anlamı ve önemi

19.5.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

19 Mayıs 1919 tarihinin anlamı ve önemi. 19 Mayıs 1919 Gençlik ve Spor Bayramı.

Uzm. Neşe Çetinoğlu

19 Mayıs 1919 tarihi, Türkiye Cumhuriyeti'nin tarihindeki dönüm
noktalarından biridir. Atatürk'ün Samsun'a ayak bastığı tarih olan 19 Mayıs
aynı zamanda "Gençlik ve Spor Bayramı" olarak kutlanmaktadır. Atatürk Millî
Mücadele sıralarında Türk milletini ileri götürecek olanların ve köhnemiş
fikirlere karşı gelecek olanların genç fikirler olduğunu görmüştü. Bu
nedenle de "gençlik" kavramı Atatürk için ayrı bir önem taşımaktadır.
Atatürk gençlerden sık sık bahsederken, yaş sınırı dışında fikri olarak
gençliği yani, fikirde yeniliği ifade etmiştir. O'nun şu sözü çok
anlamlıdır: "Genç fikirli demek, doğruyu gören ve anlayan gerçek fikirli
demektir."
Atatürk'ün gençliğe armağan ettiği ve "Gençlik ve Spor Bayramı" olarak
kutlanan 19 Mayıs tarihinin önemini daha iyi anlayabilmek için Atatürk'ün
16-19 Mayıs 1919 tarihleri arasında gerçekleştirdiği İstanbul-Samsun
yolculuğunu bir kez daha hatırlamamız gerekir.

Atatürk Samsun’a ayak basarak ‘kurtuluş’ yolunu açtı

Türkiye Cumhuriyeti'nin tarihindeki önemli olaylardan biri Atatürk'ün
Samsun'a ayak basışıdır. Türk Milleti Birinci Dünya Savaşı sonrasında
kötüleşen koşullar içinde kurtuluş çareleri ararken büyük bir lider Mustafa
Kemal Atatürk ortaya çıktı ve Samsun'a ayak basarak "Kurtuluş" yolunu açtı.
Dolayısıyla Atatürk'ün 16-19 Mayıs 1919 İstanbul'dan başlayan yolculuğu bir
kurtuluş dönemini simgeler. Samsun'a ayak basışının taşıdığı önem Atatürk'ün
Büyük Nutku'nu 19 Mayıs 1919 Samsun'a çıkışı ile başlatmasından
anlaşılmaktadır ki, şimdi bu yolculuğu kısaca anlatmaya çalışalım.
Samsun işgal kuvvetleri için önemli noktalardan biriydi. Stratejik bakımdan
büyük öneme sahipti ve Karadeniz'den Orta Anadolu'ya açılan en rahat ve
güvenilir bir kapıydı. İngilizler 9 Mart 1919 tarihinde Samsun'a askerî
birlik çıkarmışlardı. Buna tepki olarak Türk Makinalı Tüfek birliğinden
Hamdi adındaki bir teğmenin askerlerini alarak dağa çıkması (2)dikkatleri bu
bölgeye çekti ve İngiliz Yüksek Komiserliği'nin de Türk halkının
silâhlandığı konusundaki şikayetleri üzerine bu bölgeye güvenilir bir
kumandanın olağanüstü yetkilerle gönderilmesine karar verildi.
Padişah Vahdettin: “Paşa, paşa devleti kurtarabilirsin”
Bu kumandan
Mustafa Kemal Atatürk'tü ve Atatürk uzun zamandan beri ülkenin içinde
bulunduğu bu umutsuz duruma üzülüyor ve bir şeyler yapmak için Anadolu'ya
geçmek istiyordu. Bu O'nun için bulunmaz fırsattır. İstanbul-Samsun
yolculuğu öncesinde Atatürk'le Padişah Vahdettin arasında geçen konuşmayı
Atatürk şöyle anlatır:(3)
"-Paşa, Paşa!... Şimdiye kadar devlete çok hizmet ettin! Bunların hepsi
artık bu kitaba girmiştir (Bu bir tarih kitabıdır)! Bunları unutun, dedi,
asıl şimdi yapacağın hizmet hepsinden daha önemli olabilir...Paşa,
Paşa...Devleti kurtarabilirsin!...
Bu sözlerden hayrete düştüm. Acaba Vahdettin benimle içtenlikle mi
konuşuyor? O Vahdettin ki... Bütün yaptıklarından pişman mı olmuştu?
Aldatıldığını mı anlamıştı? Fakat, böyle bir yorum ile başka konulara
girişmeyi ürkütücü saydım, kendine karşılık verdim:
-Kişiliğe güveninize ve bana bunca yüz verişinize teşekkür ederim...Elimden
gelen hizmeti esirgemeyeceğime lütfen güveniniz..."
Atatürk bu konuşmada plânlarının sezilmiş olabileceği duygusuna kapılmıştı
ama, O'nu bekleyen ve O'na güvenen bir "Türk Milleti" vardı.
Atatürk ile beraber 16 Mayıs 1919 Cuma günü başlayacak yolculuğa gemi
kaptanı İsmail Hakkı Durusu dışında 18 kişi eşlik edecekti. Bu 18 kişinin
adları şöyleydi:(4) III. Kolordu Komutanı Kurmay Albay Refet Bey (General
BELE), Müfettişlik Kurmay Başkanı Kurmay Albay Manastırlı Kâzım Bey (General
DIRIK), Müfettişlik Sağlık Bakanı Doktor Albay İbrahim Talî Bey (ÖNGÖREN),
Kurmay Başkan Yardımcısı Kurmay Yarbay Mehmet Ârif Bey (AYICI), Karargâh
Erkân-ı Harbiyesi İstihbarat ve Siyâsiyât Şubesi Müdürü Kurmay Binbaşı
Hüsrev Bey (GEREDE), Müfettişlik Topçu Komutanı Topçu Binbaşı Refik Bey
(SAYDAM), Müfettişlik Başyaveri Yüzbaşı Cevad Abbas (GÜRER), Kurmay Mülhakı
Yüzbaşı Mümtaz (TÜNAY), Kurmay Mülhakı Yüzbaşı İsmail Hakkı (EDE),
Müfettişlik Emir Subayı Yüzbaşı Ali Şevket (ÖNDERSEV), Karargâh Komutanı
Yüzbaşı Mustafa Vasfi (SÜSOY), Kurmay Başkanı Emir Subayı ve Müfettişlik
Kâlem Âmiri Üsteğmen Arif Hikmet (GERÇEKÇI), İaşe Subayı Üsteğmen Abdullah
(KUNT), Müfettişlik İkinci Yaveri Teğmen Muzaffer (KILIÇ), Şifre Kâtibi,
Birinci Sınıf Kâtip Fâik (AYBARS), Şifre Kâtibi Yardımcısı, Dördüncü Sınıf
Kâtip Memduh (ATASEV).
Atatürk beraberindeki kişilerle beraber 16 Mayıs 1919 Cuma günü öğleden
sonra "Bandırma" adındaki eski bir vapurla Galata rıhtımından ayrılır. 17
Mayıs 1919 Cumartesi günü Bandırma Vapuru saat 21.40 sıralarında İnebolu'ya
varır. 18 Mayıs 1919 Pazartesi günü beklenen yolculuğun sonuna gelinir.
Yolcular Kalyon Burnu denilen yerden sandallarla Merkez iskelesine
çıkarılırlar. Bu sandallardan birinin sahibi olan İsmail Yurtsever, o zaman
için Atatürk'ü tanımadığını söyler, Atatürk'ü sandalda ve Samsun'da iken
geniş yakalı lejyon kaputu ve başında kalpakla gördüğünü anlatır. (5)
Samsun’da İngiliz işgal kuvvetleri vardı

Atatürk, İstanbul'dan başlayan ve Samsun'da sona eren yolculuk esnasında
görevli bir askerdi ve giyimi de buna uygundu ancak Samsun'a ayak bastığı
günden birkaç gün sonra asker değil, sivil olarak hareket edecekti.
Atatürk'ün Samsun'a çıkışında gördüğü manzara pek parlak değildi. Şehirde
İngiliz işgal kuvvetleri vardı. Pontusçular sokaklarda kol geziyordu. Halk
kendisini koruyamayacak durumdaydı. Atatürk bugün müze haline getirilen
Hıntıka Palas'ta kaldıkları süre içinde hep bu sorunları düşündü, yolculukta
geçirdiği uykusuz geceler sona ermemişti; şimdi de burada uykusuz geceler
başlıyordu. Ama, O'nda ve O'nun gibi düşünenlerde bu azim oldukça hiçbir
engel aşılmaz değildi.
Kısaca vermeye çalıştığımız bu yolculuk Türk Milleti için bir dönüm noktası
oldu ve kurtuluşun başlangıcıydı. Millî Mücadele'yi başlatmak üzere
Samsun'da Anadolu topraklarına bastığı 19 Mayıs 1919 tarihinin önemi
nedeniyle de 19 Mayıs'ı Türk gençliğine armağan etti. Yazımızın başında da
belirttiğimiz gibi gençlik kavramı genel anlamda fikirlerdeki yeniliği
anlatmaktadır.
Atatürk "Gençler! Benim gelecekteki emellerimi gerçekleştirmeyi üstlenen
gençler! Bir gün bu memleketi sizin gibi beni anlamış bir gençliğe
bırakacağımdan dolayı çok memnun ve mesudum" (6)derken Türk gençliğine olan
güvenini de anlatmıştır.
Atatürk'ün şu sözleri hepimiz için bir rehber olmalıdır: "Beni görmek demek,
mutlaka yüzümü görmek değildir. Benim fikirlerimi benim duygularımı
anlıyorsanız ve hissediyorsanız, bu kâfidir" (7) demiştir. Atatürk'ü
anlamak, yaşadıklarını ve fikirlerini bilmekle mümkündür. Dolayısıyla
Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulmasında yaşanan zorlukları her zaman göz önünde
tutarak, 19 Mayısları Atatürk'ün emanetine daima sahip çıkarak kutlamalıyız.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

Ekşi Sözlük'ten Mehmet Kanur'un videosunu izletip yorum yapan Youtuber Umut Bilge'ye büyük tepki geldi.

İstanbul'da yağmur altında ilerleyen otomobilin bozuk sileceklerinin araç içindekiler tarafından iple kontrol edilmesi ilginç görüntüler oluşturdu.

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, THK (Türk Hava Kurumu) yangın söndürme uçakları için ne dedi? Bakan Pakdemirli, yangın söndürme uçakları için 'emniyetsiz' diye...

Deniz Gezmiş'in yakın arkadaşı olduğu söylenen Zihni Çetiner, hayatını kaybetti. Zihni Çetiner kimdir, neden öldü, kaç yaşındaydı? Deniz Gezmiş'i arandığı sırada sakla...

Yurt arayan öğrencilere kötü haber. Milyonlarca öğrenci için yurt bulma maratonu başlarken yurt fiyatlarına da zam yapıldı.

Ünlü iş insanı Ali Ağaoğlu lüks arabalarını satışa çıkardı iddiası gündemde.

Youtube'da hayvan videoları çeken Mehmet Kanur, sosyal medyanın gündemine oturdu. Kanur, sosyal medyada kısa sürede büyük bir hayran kitlesi edindi ve binlerce aboneye...

Yazarlar
Website Security Test