Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

13 yıl geçti, 19 Ocak 2007 Hrant Dink cinayeti ve sonrası

18.1.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ermeni asıllı Hrant Dink'in ölümünün üzerinden tam 13 yıl geçti. 19 Ocak 2007'de işlenen cinayet, cinayete giden süreç ve sonrasında yaşananlar haberimizde. Hrant Dink kimdir, neden öldürüldü?

Türkiye gündemini yıllarca meşgul eden, birçok dizi ve filmde işlenen, belgeselleri yapılan Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ermeni asıllı gazeteci Hrant Dink'in öldürülmesi olayı 19 Ocak 2007 tarihinde Agos Gazetesi önünde yaşandı.

Cinayete uzanan süreç nasıl gelişti?

6 Şubat 2004 tarihinde Agos’ta Sabiha Gökçen’in Ermeni asıllı olduğunu iddia eden bir haber yayınlandı.

21 Şubat'ta Sabiha Gökçen haberi Hürriyet’in manşetine taşındı.

Aynı gün Genelkurmay Başkanlığı’ndan çok sert bir açıklama geldi; söz konusu haber ‘milli birlik, beraberlik ve değerler açısından tehlikeli' bulundu. Genelkurmay açıklaması sonrası Hrant Dink tartışmaların odağı haline geliverdi.

23 Şubat'ta Hrant Dink İstanbul Valiliği’nde 'görüşmeye' çağrıldı.

24 Şubat'ta valilikteki görüşmede vali yardımcısı Ergun Güngör'ün yanında iki MİT görevlisi vardı; Dink daha sonra bu görüşme için 'uyarıldım' diyecekti.

25 Şubat'ta Dink hakkında suç duyurusunda bulunuldu.

26 Şubat'ta Agos önünde ‘Kahrolsun ASALA’ ve ‘Bir gece ansızın gelebiliriz’ sloganları ile eylem yapıldı. Tüm bunları ‘Ermeniye bak’ , ‘Ya sev ya terk et’ gibi gazete manşetleri izledi.

16 Nisan 2005 tarihinde Hrant Dink hakkında ‘Türklüğü neşren tahkir ve tezyif’ suçlaması ile dava açıldı.

Hrant Dink, Agos'ta Kasım 2003-Mayıs 2004 arasında, 'Ermeni Kimliği Üzerine' başlıklı 11 haftalık bir yazı dizisi yayımlamıştı. Yazı dizisinin 13 Şubat 2004 tarihli bölümünde geçen “Türk”ten boşalacak o zehirli kanın yerini dolduracak temiz kan, Ermeni’nin Ermenistan’la kuracağı asil damarda mevcuttur” cümlesi cımbızlanarak Dink hakkında ‘Türklüğe hakaret’ten dava açılmıştı.

Bilirkişi heyetinin yazı dizisinin tamamı incelendiği takdirde bir suç unsurunun bulunamayacağı yönündeki raporuna ve Yargıtay Başsavcılığı’nın itirazına rağmen Dink hakkındaki mahkumiyet kararı Yargıtay tarafından onanmıştı.

"Türklüğe hakaret" kararı sonrası Hrant Dink’e yönelik tehdit atmosferi büyümeye devam etti, yeni davalar da açıldı. Duruşmalar sırasında adliye önünde eylemler yapıldı, saldırı girişimleri yaşandı.

Tüm bu olaylar silsilesiyle açıkça hedef haline getirilen Dink, 19 Ocak 2007'de Agos yakınlarındaki bir bankadan çıktığı sırada 'beyaz bereli' bir genç tarafından katledildi. O gencin adı Ogün Samast'tı.

Olaydan iki gün sonra kaydedilen görüntü

Dönemin istihbarat görevlilerinin olayda rol oynadığı iddia edildi. Ogün Samast yıllar sonra verdiği ifadesinde şunları söyleyecekti:

"Olay günü Şişli’ye gittim ve adresi buldum. İki şahsın beni takip ettiğini gördüm. Oradaki ankesörlü telefondan Yasin Hayal’i aradım, 'Abi beni takip edenler var polis var sanki arkamda' dedim. Yasin de kendinden emin bir şekilde bana 'olabilir onlar bizden' dedi."

Ayrıca polis tarafından toplanan cinayet anına ilişkin kamera ve mobese kayıtlarının önemli bir kısmının yok edildiği, dosyaya konmadığı yargılamanın sonraki aşamalarında ortaya çıktı.

VURULMA ŞEKLİ BELLİYDİ

Polis muhbiri Erhan Tuncel ve Yasin Hayal'in eniştesi Coşkun İğci'nin emniyet ve jandarma görevlilerine cinayetin işleneceği yönünde bilgi vermelerine rağmen gerekli önlemlerin alınmadığı ortaya çıktı.

Üstelik Erhan Tuncel, Dink'in öldürüleceği bilgisini cinayetten önceki son bir yıl içerisinde tam 17 kez emniyet yetkililerine iletmişti.

Cinayetin işleniş biçimi de neredeyse bir asır önceki bir suikastle çarpıcı şekilde benzerlik taşıyordu. Ermeni tehcirinden sorumlu Talat Paşa, Berlin’de, 15 Mart 1921 günü Ermeni militan Sogomon Tehliryan tarafından, tıpkı Dink gibi ensesinden vurularak öldürülmüştü.

DAVA SÜRECİ

20 Nisan 2007’de İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nde ‘tetikçi’ Ogün Samast, azmettiriciler Erhan Tuncel ve Yasin Hayal’in de aralarında bulunduğu 18 sanık hakkında dava açıldı.

Ogün Samast’ın dosyası yaşı küçük olduğu için İstanbul 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilirken mahkeme, Samast'ı ‘tasarlayarak adam öldürmek’ ve ‘ruhsatsız silah bulundurmak’ suçlarından toplam 22 yıl 10 ay hapis cezasına çarptırdı.

5 yılda görülen 25 duruşma sonunda 17 Ocak 2012’de mahkeme, bütün sanıkların ''silahlı terör örgütüne üye olmak'' suçundan beraatine karar verdi.

Yasin Hayal, "Hrant Dink’i tasarlayarak öldürmeye azmettirmek" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Erhan Tuncel, "patlayıcı madde imal etmek, kullanmak" suçlarından 10 yıl 6 ay hapse mahkum oldu. Aynı gün tahliye edildi.

ÇOK KONUŞULAN "HRANT DİNK ÖLDÜRÜLECEK" RAPORU

Ayrıca Trabzon'dan İstanbul ve Ankara'ya gönderilen 'Dink'in açıkça öldürüleceği' bilgisini içeren F4 raporunda farklı ifadeler kullanıldığı, İstanbul’a gönderilen raporda “ses getirici bir eylem” den bahsedildiği, Ankara’ya gönderilen raporda ise “Hrant Dink’in öldürüleceği” bilgisi olduğu belirlendi.

F4 denilen istihbarat raporu, Emniyet İstihbarat Dairesi'ne terfi ettirilen dönemin Trabzon İstihbarat Şube Müdürü Engin Dinç'in imzasını taşıyordu.

"BU KADARINI BEKLEMİYORDUK"

Mahkemenin 'örgüt yok' kararına tepki gösteren Dink ailesi Avukatı Fethiye Çetin: "Olayın üzerinden 5 yıl geçti. 5 yılda, Arat Dink’in de dediği gibi bizimle dalga geçtiler. Meğer dalganın büyüğünü en sona bırakmışlar. Meğer Hrant büyük bir planın parçası olarak değil, 3-5 kendini bilmez tarafından öldürülmüş. Bu kadarını beklemiyorduk. Gerçekten bu kadarını beklemiyorduk.'' dedi.

Savcı: "Örgüt de Var, Fazlasıyla Delil de"
Mahkemenin kararını savcı Hikmet Usta'nın 'Örgüt de var, delil de var' diyerek temyiz etmesinin ardından Yargıtay, sanıkların "silahlı terör örgütü" değil "suç işlemek amacıyla oluşturulan örgüt" üyesi olduklarına karar verdi.

Yargıtay’ın bozma kararına uyan İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesi, sanıkları, “suç işlemek için örgüt kurmak, yönetmek ve kurulan örgüte üye olmak” suçlarından yeniden yargılamaya başladı. Ogün Samast'ın "suç örgütüne üye olmak" suçlamasıyla yargılandığı İstanbul 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki dava da ana dava ile birleştirildi.

77 SANIKLI DAVA

Dink cinayetiyle ilgili 13 yıldır devam eden dava hakkında bilgi veren Avukat Hakan Bakırcıoğlu, "İlk iddianame cinayetten sonra 28 Nisan 2007’de hazırlandı. Fakat bunun yanı sıra Trabzon İl Jandarma Komutanlığı görevlileri hakkında Aralık 2007’de bir iddianame daha düzenlendi. Yine Samsun İl Emniyet ve jandarma görevlilerinin bir kısmı hakkında da bir iddianame düzenlenmişti. Fakat esas olarak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı 2014 yılı itibariyle daha etkin bir soruşturma yürüttü. 2015 yılı Aralık ayında devlet görevlilerinin 27’si hakkında yeni bir iddianame düzenlendi. En son iddianame ise Mayıs 2017’de düzenlendi. Bu süre zarfında bütün davalar 2007 yılında açılmış ve İstanbul’da sürmekte olan dava ile birleştirildi. Dolayısıyla bugün Hrant Dink cinayetine dair yürüyen dava İstanbul 14’üncü Ağır Ceza Mahkemesi 2016/32 esas numarasıyla yürümekte olan davadır. Dink Davası 85 sanıklı bir dava halindeydi. Erhan Tuncel, Yasin Hayal, Ersin Yolcu, Tuncel Uzundal, Ahmet İskender ve birkaç kişi hakkında olan dava 2018 yılı itibariyle ayrıldı. Bu kişiler hakkında hükümler kuruldu. Şu anda da sürmekte olan davada da ağırlıklı olarak devlet görevlileri yargılanmaktadır. Şu anda 77 sanıklı bir dava var" bilgilerini verdi.

İZMİR GAZETECİLER CEMİYETİ'NDEN "HRANT DİNK" MESAJI

13 yıl önce… 19 Ocak 2007 tarihinde, genel yayın yönetmeni olduğu Agos gazetesi önünde katledilen meslektaşımız Hrant Dink’i saygı ve özlemle anıyoruz.
O son kare hafızalarımızdan silinmedi. Yüreğimizdeki acı hâlâ taze... Adaletin tecelli etmesi, cinayetin gerçek sorumlularının ortaya çıkması için bekleyişimiz ve mücadelemiz yıllardır sürüyor.

Halkın emeğini ve haklarını kendi çıkarları için kullananlar, gerçeklerin ortaya çıkması korkusuyla gazetecileri yıllarca tehdit olarak gördü. Gerçekleri halka ulaştırmak için çalışan birçok meslektaşımızın hayatı, bu karanlık düzen tarafından ellerinden alındı. Yüzlercesi demir parmaklıklar ardında özgürlüğüne kavuşacağı günü bekliyor.

Gazeteci Hrant Dink cinayeti ve aydınlatılamayan pek çok cinayetin sorumlularının adalet önünde hesap vereceği günü umutla bekliyor, mücadelemizden vazgeçmeyeceğimizi bir kere daha hatırlatıyoruz.

 

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

İdlib şehitlerinden Mustafa Bayrakdar'ın atanamayan bir Coğrafya öğretmeni olduğu iddia edildi.

Önceki gün (28 Şubat 2020 Cuma) Rus fırkateynleri İstanbul Boğazı'ndan geçmişti. Boğazdan geçen Rus gemilerinin hikayesi Türkiye'ye bir mesaj mı?

Rusya'nın Sputnik haber sitesi, Hatay için 'çalıntı bölge' başlığını atarak sosyal medyanın gündemine oturdu.

Ege Finans Derneği’nin (EFD) düzenlediği Şubat ayı 'Finans Tadında Sohbetler' toplantısında ''Yükselen Çin ve Karşılaştığı Tehditlere İmtihanı, Bir Kuşak Bir Yol, Made...

Sosyal medyada İdlib şehitleriyle alay eden provaktör Polis Özel Harekat tarafından yakalandı iddiası. TikTok'da video çeken provokatörün İdlib'de şehit olan askerlere...

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB), Bilgisayar Mühendisleri Odası (BMO) İdlib şehitleri ve internet kısıtlamasını değerlendiren bir açıklama yayınladı.

ABD'de yapılan bir araştırmaya göre Corona birası içenler son dönemde çıkan Corona virüsü salgını sebebiyle virüsle aynı isimde olan birayı satın almayacaklarını söyle...

Yazarlar
Website Security Test